İnsan, ömrünü sandığı kadar yaşadığı olaylarla değil, peşinden koştuğu düşüncelerle şekillendirir. Çünkü insanın kaderini yalnızca attığı adımlar değil, gözünün neyi aradığı da belirler. Hayat bazen önümüze bir yol çizmez; biz, aradıklarımızla o yolu kendimiz inşa ederiz.
Dikkat edin… Sürekli kötülük arayan bir insanın dünyasında iyiliğin yaşama şansı yoktur. Kusur arayan, kusursuzluğun içinde bile bir eksik bulur. İhanetten korkan, sadakatin en saf hâline bile şüpheyle yaklaşır. Çünkü insanın gözü, kalbinin taşıdığı yükü görür. İçinde ne varsa dışarıda da onu seçer.
Sonra dönüp, “Neden hep aynı insanları buluyorum?”, “Neden hayat beni hiç güldürmüyor?”, “Neden hep ben acı çekiyorum?” diye sorar. Oysa belki de hayat değişmemiştir. Değişmeyen, yıllardır aynı şeyi arayan zihindir.
Bugün dünyanın en büyük yoksulluğu para eksikliği değildir. En büyük yoksulluk; anlamını kaybetmiş insanların çoğalmasıdır. Çünkü insanlar artık hakikati değil, haklı çıkmayı; sevgiyi değil, alkışı; huzuru değil, gösterişi arıyor. Böyle olunca da ne kadar kazanırlarsa kazansınlar, içlerindeki boşluk büyümeye devam ediyor.
Şunu unutmayın: Hayat, size en çok baktığınız şeyi büyüterek geri verir. Korkuya bakarsanız cesaret sizden uzaklaşır. Öfkeyi beslerseniz vicdanınız sessizleşir. Nefreti büyütürseniz, sevgi kapınızı çalsa bile onu tanıyamazsınız. Çünkü insan, yalnızca gördüğüyle değil; görmek istediğiyle yaşar.
Ama bir gün arayışınız değişirse, hayatınız da değişmeye başlar. Umudu arayan, karanlığın içinde bile bir ışık bulur. Merhameti arayan, en sert yüreklerde bile insanlığı görür. Bilgiyi arayan her gün yeniden doğar. Huzuru arayan ise başkalarının değişmesini beklemez; önce kendi yüreğini değiştirmeyi öğrenir.
Belki de kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: Bugüne kadar gerçekten neyi aradım? Çünkü bu sorunun cevabı, yarın nasıl bir hayat yaşayacağımızın da cevabıdır.
Hayat tesadüf değildir. Kader, çoğu zaman peşinden ısrarla gittiğin şeyin sana geri dönüşüdür. Bu yüzden ne söylediğine değil, neyi aradığına dikkat et. Çünkü insan, sonunda bulduğu şeyle değil, ömrü boyunca aradığı şeyle anılır. Aradığın şey, düşüncene dönüşür. Düşüncen karakterine dönüşür. Karakterin kaderini yazar.
Unutma… Hayat, en çok peşinden koştuğun şeyi sana verir. Bu yüzden neyi aradığına dikkat et; çünkü bir gün, aradığın şey hayatın olacaktır.














