Önsöz Nazım Hikmet Akrep Gibisin Kardeşim @Demeğe De Dilim Varmıyor Ama —
kabahatın Çoğu Senin, Canım Kardeşim!
Şimdi ne olacak diyenlere kısa bir not.
El #sevdi Fadimeyi biz çekiyoruz ceremeyi. Yırtılan hep Deli Bekir’ in gömleği…
Değerlendirmeye fonda Erkin Koray ile başladık. Bilmeyenler, Unutanlar, lütfen sözleri birkaç kez dinleyiniz…
Türk Milleti, adına karar veren yargıçlar adalet dağıtmazlar, yasaları uygularlar… Yasalar adilse sonucun adil olma ihtimali yükselir. Bunu ODTÜ ‘de bir sempozyumda sunumda girizgah ve son cümle yapmıştım. Makale başlığım ” Yargının Siyasallaşması Sürecinde Türk Anayasa Mahkemesi’nin Konumu” idi. Makaleyi hazırlarken iki kişiye danıştım. İlki Yargıtay Başkanı Sayın Sami Selçuk ikincisi ise Öcalan’ın hükmünü veren Yargıtay Üyesi Sayın Turgut Okyay idi.
Uygun zamanda Yine ikisine sorumu arz edeceğim ve soracağım… Hüküm değilse de konuyu değerlendirmelerini arz edeceğim.
Son Seçimde CHP’ ye oy verip Cumhurbaşkanlığı’ oyu çıkmayan ya da protesto oyu kullanılmış zarfları görmek beni şaşırtmamıştı. Elbette ” tıpış tıpış gideceksiniz ve ben Aleviyim” sözlerinin yine kaybedilen seçiminlerin ana başlığı olduğunu belirteyim. Dolayısıyla Yıllardır Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ses çıkarmayan herkesin, onu bir yerlere koyan herkesin mevcut durumda ve bu bölünmüşlükte payı vardır. Seçim sonrasında onu tamamen değersizleştirmenin payı vardır. Sayın Altan Öymen ve Sayın Hikmet Çetin’ in payı vardır. Sayın İnce’nin “adam seni yendi de yendi” dedigi kurultayda Sayın Sarıgül’ün delegeleriyle olan katkısının payı vardır. Demem o ki terazinin her iki kefesi de hatalarla oluşmuş bir dengede durdu yıllarca. Nepotizm mi liyakat mi? Siyaset, baskı ve çıkar gruplarını yönetme yeteneğidir. Fikir, Emek ve Dilbirliği ve İşbirliği sağlamayı gerektirir. Sadece seçim dönemlerindeki yoğun çalışmalar, pratik çözümler başarı getirmez. Kurumsal işleyiş ve saygıdeğer kurallar ile değerli kurullar; eşgüdümlü olarak işletilmelidir. Bence Yeni Parti kurgusu, acele edilmiş kararlarla dolu. Oysa stratejik hamleler özen gerektirir. Örneğin Sayın Özgür Özel dahil veya hariç 50 vekil CHP ‘de kalabilir ve gidişât kamuoyunun takdirine bütünleşik olarak izlenebilir, gözlenebilirdi.. Sonuca göre yorum yapmak ve tavır almak kolaycılıktır. Açıkça belirtiyorum Şoför, Stepneyi bagajında tutabilirdi. Dahası bu tarz bir muhalefet tercihi, siyasal rakibinin de elini de güçlendirdi. Şimdi ise aynı evdeki tartışmayı değil, yan binadaki 1500 yöneticiyi de değil yaklaşık 15 milyon insanın; bu bölünmüşlük girdabına ve karşılıklı suçlamalar sürecine sokulduğu görüyoruz. Özetle Godo’yu bekleyenler, her yanına geleni Godo sandı.
Sonsöz: Ya Hakimle oturacaksın ya da meseleye hakimle! Derdini de mübaşire anlatmayacaksın…














