İnsan en çok ne zaman sarsılır?
Cevap basit.
Kendine değil…
Dayanağına güvenmediğinde.
Çünkü insan tek başına güçlü değildir.
Zeki olabilir.
Başarılı olabilir.
Ayakta da durabilir.
Ama içten içe bir eksik kalır.
Bir boşluk.
Bir güvensizlik.
Bir titreme.
İşte o titreme…
Allah ile bağ zayıfladığında başlar.
İnsan her şeyi kontrol edebileceğini sanır.
Plan yapar.
Hesap yapar.
Güçlü görünür.
Ama hayat bir an gelir…
Tüm hesapları bozar.
O an anlarsın.
Sen yetmezsin.
Çünkü sen sınırlısın.
Ama O sınırsız.
Sen görürsün.
Ama O her şeyi bilir.
Sen yorulursun.
Ama O asla yorulmaz.
İşte bu yüzden…
O’ndan emin olmak,
hayata tutunmanın en sağlam halidir.
Bu bir inanç meselesi değildir sadece.
Bu bir denge meselesidir.
Bir merkezdir.
Bir yön bulmadır.
İnsan, O’na yaslandığında dağılmaz.
Kırılmaz.
Yıkılmaz.
Çünkü bilir…
Her şey kaybolsa bile
O kalır.
Ve en güçlü güven şudur:
“Ben yalnız değilim.”
İşte o cümle…
İnsanı yeniden kurar.
Kendine güvenmek,
kendini yeterli görmek değildir.
Kendini doğru yere emanet etmektir.
O’na güvenen insan…
Korkmaz.
Aceleden uzak durur.
Paniğe kapılmaz.
Çünkü bilir:
Geç kalmaz.
Eksik kalmaz.
Yarım kalmaz.
Ve en önemlisi…
Kendinden şüphe etmez.
Çünkü artık dayanağı kendisi değil…
O’dur.
İşte gerçek güç burada başlar.
Sessiz ama sarsılmaz.
Gösterişsiz ama derin.
O’ndan emin olduğunda…
Kendini ispat etmeye çalışmazsın.
Kendini yaşarsın.
Ve o an…
İnsan ilk defa gerçekten güçlü olur.















