Yaşamak, başkaları adına değer miydi? Yaşadığın sürece, kişilere de yaşama şansı kazandırmamak akla gelir miydi?
Yaşamak çılgınca, hırçın ve söz dinlemez dalgalar misali. Çarptıkça yücelirken yıkan…
Değer miydi? Yükseklere bakıp tırmanmaya, değer miydi? Kaderini tayin etmeye, değer miydi?
Hayat geçiyor, öyle veya böyle. Tükenmeye ayak uydurmuş. Dil döküp yalvarmaya ve eğilip bükülmeye değer miydi?
Yalnız ve kimsesizdi, kendi başının abdalıydı. Tansiyon tavan yapmış kalp teklemişti. Arzu ve isteğine ket vurmuş, güneşi unutmuş ve ay ışığını göz ardı etmişti.
Gecenin karanlığında, çadırının önünde eli kolu kızarmış, kuşların çığlığı ve yabani seslerden ürkerken, onunkisine yaşamak mı? Denir. Sıcaktan güç alarak çadıra sığınmak, soğuktan korunmak adına ateşe yaklaşmak. Gök gürültüsüyle çadırın içerisine kaçmak zorunda kalmak.
Hayat şartlarının zorluğunu bilmeye rağmen, kendin olabilmek. Ay ışığında da ateşe müdahale edip sönmemesi için gayret sarf etmek. Çadırın dahi yanabileceğini düşünmek. Çadır da alev alabilir tanımaz seni. Çalı çırpı ve gazeller alevli yanardı. Kader, alevsiz koysa da açıkta bırakmasaydı.
Başıma yağmasa ve su içerisinde kalmasam, diye düşünüyorum.
Çadırım ağaç altında olmasın. Alevler ağaca takılır. Dallar yanar ve başıma düşer. Gece vakti yapacağımı bilemem, aldığım darbeyle yığılır kalırım, kendimi kurtaramam. Kendin için yaşadığını bilirsin, ama tehlikeye kendi bilinçli hareketinle gidersin.
Kaderin ağaç altında son bulmasın, çaresizliği çare olarak görmeyesin.
Hayatın pürüzleri her an karşına çıkar. Aşacağını zannedersin, yüzüne gülen bile tanımaz ve bakmadan çekip gider.
Yaşamak korkuya yenilmek, göz göre göre korkunç olaylara kafa tutmak. Tehlike bilip bağırıp çağırmak. Hayvan bile zor durumda bağırıp çağırsan korkup kaçıyor. Sen ise direniyorsun!
Yaban ilde dost bildiğin köpeğin korur seni. Ateşin yanındasın, ayı yaklaşmaz, köpek olmazsa diye aklından geçer. Ayı kaçar sen de kurtarırsın.
Kendin için yaşamak istesen de hayat şartlarını yerine getirmelisin. Böylece yaşama kolaylığı sağlarsın. Gündüz vakti çalış, yakacak topla ve çadırın önü şenlensin. Güvenli kalmayı başarmalısın.
Korku bulutuna girdin, dertlenmeyi bırakıp aklını kullanmalısın. Kalbini rahat tut, sakin olmalısın yoksa ancak hastanede gözlerini açabilirsin. Korunmak ve beslenmek adına çadırı bırakmak zorundasın.
Gidip çatı altına sığıntı oluyorsun. Çadıra girdiğin günleri göz önüne getir. Tüm doğal afetlere açıksın. Afetlere karşı kendin için mi yaşıyorsun. Sele ve heyelana açıksın deryaya ulaşmak mı istiyorsun. Kimsenin haberi olmaz, hatta sen bile farkında olmazsın.
Hayatım diye bir oyun kurdun, adına yaşamak, dedin. Çadırda gözünü açtın. Anılarda kaderin soyut ve tutarsız farkında değil misin?
Aynaya yanlış bakıyorsun. Arka yüzünde arıyorsun yaşantını.
Yaşantını karartan aynaya tekrar bakmalısın. Çadırdan çıkıp girmelisin ailenin çatısı altına. Evinde, yaşantını renklendirecek kişileri, beklerken bulacaksın.
Yaşantın renkleniyor, renklenirken de hayat buluyor, ailen sevenleriyle birlikte.
Sev seni seveni, sevenlerle birlikte.
Kaderin küsse de sana, istemese de alın yazın.
Ateş yaksın veya ayı yıksın çadırı.
Hasan TANRIVERDİ















