Yüzükoyun dönmeyi beceremediysen,
Dirseklerinin üzerine kalkamazsın.
Dizlerini karnına çekmeden,
Emekleyemezsin.
Kollarını öne geriye savurmadan,
İlerleyemezsin.
Sağ adımı atmadan,
Sol adımı atamazsın.
Düştüğünü görmeden,
Kalkamazsın.
Gözlerini açmadan,
“Görürsün”.
Kulaklarını tıkayarak,
“Duyarsın”.
Dokunmadan
“Seversin”.
Yokluğunu yaşadığında,
“Hissedersin”.
Uzak olduğunu zannettiğinde,
“Çok yakınsın” dır.
Hayal kurmadan,
“Yaşayamazsın”.
Nefes almadan,
Varlığını devam ettiremezsin.
Gittim zannedersin,
Gidememişsindir.
Kaldığını zannedersin,
Aslında çoktan gitmişsindir.
Tuttuğunu zannedersin,
Hiç dokunmamışsındır bile.
Aslında zannettiklerin, hiç olmayanlardır.
Hiç yaşamadıkların, zannettiklerindir.
Hiç durmadan dönen dünya…
İnsanların da sana ayak uydurası gelmiş senin gibi dönüyor.
Durmak, yorulmak bilmeden.
Vermeden almaya çalışanlar,
Vicdanlarını okyanusa özgür bırakanlar,
Dünya’nın canını okur gibi insanın canını okuyanlar…
Dön dünya,
Sen de dön, insanlar da…
Ama döndüğünde aynı yerde olmayacaksın.
Aynı şeyleri bulamayacaksın.
Zalim olan sen misin yoksa insanlar mı?
Yarışın birbirinizle.























