Mavinin tonu mudur seni bana bağlayan,
yoksa dalganın ezelden beri taşıdığı o kadim fısıltı mı?
Kum taneciklerinin sessiz sabrı mıdır,
beni her defasında aynı kıyıya geri çağıran?
Yoksa denizin en derin yerinde,
hiç kimsenin bilmediği bir sır mı saklı?
Adını koyamadığım,
ama her nefeste seni bana hatırlatan.
İçinde binlerce rengi gizleyip
tek bir mavi gibi görünen sensin belki de.
Ben ise o mavinin içinde
kendini unutan bir gölge…
Yer gök sen miydi,
yer gök ben miydim?
Yoksa ikimiz de
aynı sonsuzluğun birbirini arayan iki sessiz yankısı mıydık?
Çünkü bazı bağların adı olmaz.
Ne kader denir onlara,
ne tesadüf…
Sadece hissedilir.
Deniz bilir.
Rüzgâr susar.
Gökyüzü saklar.
Ve mavi…
Mavi hiçbir zaman rengini söylemez.
Çünkü en derin sırlar,
en çok sessiz kalanlarda yaşar.














