HUZUR SİTESİ
Huzur sitesinde kiracı olmak bir dertti. Yalnız site sakinleri, yıllardır dertleri zevk edinmişlerdi. Dert, apartman hayatını bilmezlerden geliyordu. Sakinler, kendi kendilerine konuşmaya başlamışlardı. Dairesini kiraya vermemek için, bağırıp çağırıyor ve isteyene gününü zehrediyordu.
Sakinler, apartman dairesinde yaşamasını bilmeyenleri siteye sokmak istemiyorlardı.
Sitenin ana giriş kapısına, hınzır sitesi, yazmışlardı. Bu gidişle sitede huzur olmayacaktı.
Hınzır sitesi kâğıdı koparılıyor, tekrar yapıştırılıyordu. Arkadaş nasıl hınzır değil, dedi. Kapılar çarpıyor, konuşmalar avazı çıktığı kadar üst perdeden yapılıyordu.
Kiracı ev sahibini aldatmanın ve ev sahibi de yüksek kira peşinde koşturuyordu. İnsan vicdanen üzülüyor. Ama yapılacak bir şey yok, diyordu.
Çocuklar top oyun sahası arıyordu. Sitede yasaktı. Yasağı kiracının çocuğu dinlemiyordu. Çocuğa öğretilse de bir şekilde muzırlık çıkarıyordu. Müzik yapıyorlar ve oldukça aykırı ses çıkıyordu. Sanatkârların şarkı ve türkülerini yüksek seste dinliyorlardı.
Sakinler ayaklanınca, muzır çocuklar, gitarıyla müziğe başlıyorlardı. Müziği dinleyen arkadaşları, gürültünün diz boyunu aştığını belirtiyorlardı. Muzır çocuklar, apartman sakinlerine rağmen müziği kesmiyorlardı.
Huzur sitesi yarın akşam olağan toplantısını yapacaktı. Gündem hınzırlığı önleme kararı alınacaktı. Sakinler huzur içerisinde kurdele takarak toplantıya geldiler. Gitar çalan çocuk, bakıcısını bıçaklaması, kiracılara eksi puan yazıldı.
Toplantı bıçaklanma olayı ile açıldı. Çocuğun siteyi terk etmesi, aksi halde, hayatını karanlıkta geçireceğini söyledi. Tartışma kısa kesildi, fakat kararlar da alınmıştı.
Site kökten insani değerlerine kavuşacaktı. Site de hastası, öğrencisi ve yaşayan herkesin kurallara uyması bekleniyordu. İnsanı merkeze koyan bir anlayış yönetecek ve gerçekten site, gözle görülür bir huzura kavuşacaktı.
Yalnız olumsuzlukların düzelmesinde, sancılı günler yaşanacaktı.
İşin ciddiyetini anlayan olay çıkaran kiracılar, taşınmak için, nakliye aracını sitenin kapısına dayamışlardı. Sonuçta büyük bir tantanayla çekip gittiler.
Yönetim, ailelerin dikkatini çekti.
Yönetimin, çakallar ile domuzları uyuşturmaya ihtiyaç yoktu.
Çünkü eşek eşekti atlasa sarsanda.
Hasan TANRIVERDİ














