Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Pazar, Eylül 20, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Aydın UZKAN

Güvensizlik Travması

Güvensizlik travmasında insan , sevdiği kişinin gözlerine bakarken artık yalnızca o gözleri görmez, geçmişin gölgelerini, yarım kalmış cümleleri ve bir zamanlar inanmış olduğu şeylerin enkazını da görür.

Aydın UZKAN Yazar Aydın UZKAN
20 Eylül 2026
Aydın UZKAN, Kişisel Gelişim, Psikoloji
0
Güvensizlik Travması
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir ruhun diğerine açılması, çıplak bir yaranın tuzlu bir rüzgâra feda edilmesidir güven. Başlangıçta şeffaf bir cam saray gibi kurulur zihinlerimizde. Kırılmayacak kadar saydam, sarsılmayacak kadar saf sanırız onu. Oysa ötekinin varlığı, doğası gereği fırtınalıdır.

Güven travması bazen büyük bir fırtına gibi gelmez. Daha çok, duvarın içine sızan ince bir nem gibidir, görünmez, fakat zamanla her şeyi değiştirir. İnsan sevdiği kişinin gözlerine bakarken artık yalnızca o gözleri görmez, geçmişin gölgelerini, yarım kalmış cümleleri ve bir zamanlar inanmış olduğu şeylerin enkazını da görür. Şimdiki zaman, geçmişin yankılarıyla konuşmaya başlar. Ve insan, karşısındaki kişiyi değil, onun içinde saklanabilecek ihtimalleri dinler.

İlk çatlak, henüz adı konmamış bir şüphe olarak düşer zihnin kuytusuna. Sessizce sızan bir sızıntı gibi, birlikteliğin o lekesiz zemininde kök salmaya başlar. Öteki, artık sadece sığınılacak bir liman değil, ne zaman patlayacağı bilinmeyen gizli bir fay hattıdır.

Derin bir güven travması, ruhun mimarisini baştan sona değiştirir. Pencereleri örter, kapılara kalın sürgüler çeker. Kalp, kendi içine çekilen yalnız bir şehir gibi kendi surlarını örmeye başlar. Her yakınlaşma çabası, geçmişin yıkıntıları arasından yükselen o uğursuz hayaletin gölgesiyle zehirlenir.

Sevmek, artık uçsuz bucaksız bir denize kendini bırakmak değil, her an dibe çekilme korkusuyla suyun yüzeyinde çırpınmaktır. Bir zamanlar şifa veren o dokunuş, artık potansiyel bir bıçağın kabzası gibi algılanır.

Zihnin koridorlarında yankılanan yankı hep aynıdır: “Yine aynısı olacak.” Travma, zamansız bir hapishanedir, geçmişi bugünün üzerine zifiri bir mürekkep gibi döker.

Yeni bir bakışta, masum bir gecikmede ya da sitemli bir cümlede hep o eski enkazın izleri aranır. İnsan, kendi kurguladığı bu karanlık tiyatroda hem kurban hem de gardiyan olur. Şüphe, gözleri kör eden bir sis gibi çöker ilişkinin üzerine. Gerçeklik ile kabus arasındaki çizgi silikleşir.

Ötekiyle kurulan bağ, travmanın ardından bir türlü dengeye kavuşamayan bir sarkaca dönüşür. Bir yanda tutkuyla sarılma, yok olma pahasına yakınlaşma arzusu; diğer yanda yok edilme korkusuyla aniden geri çekilme dürtüsü. Bu felç edici kararsızlık, ruhu içten içe kemirir.

Sevilen kişi, bir an cennetin kapılarını açan bir melek, bir an sonra ruhu ateşe atan bir cellat olarak görünür. İlişki, adımların sürekli mayın tarama hassasiyetiyle atıldığı gerilimli bir savaş alanına evrilir.

Güven kırıklığı, insanın kendi algısına ve sezgilerine olan inancını da yok eder. “Nasıl göremedim?” sorusu, zihinde bir giyotin gibi sürekli iner kalkar. İnsan artık sadece ötekine değil, kendine de yabancılaşır; kendi muhakeme yeteneğine duyduğu emniyet hissi kaybolur. Bu içsel sürgün, yalnızlığın en zifiri halidir. Dışarıdaki dünya ne kadar kalabalık olursa olsun, insan kendi zihninin yıkık dökük harabeleri arasında tek başına kalır.

Ötekinin gözlerinde aranılan o eski koşulsuz kabul, yerini sürekli bir teyit mekanizmasına bırakır. Her sevgi sözcüğü, bir sınamadan geçmek zorundadır, her jestin arkasında gizli bir niyet aranır. Ancak travmanın açtığı dipsiz kuyu, ne kadar sevgi dökülürse dökülsün dolmak bilmez. Çölün suyu emip yok etmesi gibi, sunulan her şefkat de travmanın o doymak bilmeyen kuşkuculuğunda buharlaşır gider. Bu durum, iyileştirmek isteyen öteki ruhu da yavaş yavaş tüketir.

Zaman, yarayı kabuklaştırmak yerine bazen onu zihnin derinliklerine gömer. Ancak gömülen her şey diri kalır; en ufak bir sarsıntıda, tanıdık bir koku ya da yarım kalmış bir cümleyle yeniden yüzeye fırlatılır. Trajik olan, insanın kendini korumak için ördüğü o devasa duvarların, zamanla kendi zindanı haline gelmesidir. Işık içeri girmediği gibi, içerideki çığlık da dışarıya ulaşamaz. Korunma arzusu, nihayetinde yaşamın ve ilişkinin canlılığını tamamen öldürür.

Bozulmuş bir güvenin ardından yeniden bağ kurabilmek, kırık bir kadehten su içmeye benzer; her yudumda kanama riski vardır. Yine de ruh, o ıssız kalesinde ebediyen kalamaz.

Yaralı insan, bir yandan derin bir kabullenişin sessizliğine ihtiyaç duyarken, diğer yandan incinme riskini yeniden göze alabileceği bir cesaret kırıntısı arar. Bu cesaret, ötekinin kusursuzluğuna inanmak değil; onun kusurları ve potansiyel tehlikeleriyle birlikte var olmasına izin verebilme olgunluğudur.

Güven travmasıyla yaşamak, karanlığın ortasında, elinde mumla fırtınanın dinmesini beklemektir. İyileşme, o fırtınanın hiç kopmayacağını ummak değil; rüzgâr mumu söndürse bile karanlıkta yolunu bulabilecek bir içsel pusula geliştirmektir.

Kendi harabeleri arasından filizlenen bir insan, ötekini artık bir sığınak olarak değil, kendi yalnızlığına eşlik eden bir başka yolcu olarak kabul ettiğinde, o ağır zincirler yavaşça çözülmeye başlar.

Paylaş
Etiketler: aydın uzkangüvensevmekşüphetravma
Önceki Yazı

Kalemin Ardındaki Görünmeyen Emek: Editörlük

Sonraki Yazı

İnsanın İçinde Kimsenin Görmediği Bir Hayat Var

Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Aydın Uzkan, yirmi yedi yıllık eğitimci. Sosyoloji, felsefe ve eğitim bilimleri alanında lisans eğitimleri var. Yayımlanmış Dolunay Sancısı, Anlamak Ağrısı, İkindi Uyanışları, Mavera ve  Vav Sessizliği adlarında beş kitabı bulunmaktadır. İmgeli ve  soyut dili kullanarak  kişisel ve toplumsal konuları irdeleyen denemeler yazan yazar, aynı zamanda profesyonel doğa fotoğrafçısıdır.

İlişkili Yazılar

İnsanın İçinde Kimsenin Görmediği Bir Hayat Var
Kişisel Gelişim

İnsanın İçinde Kimsenin Görmediği Bir Hayat Var

20 Eylül 2026
5k
Bir Günün İçinde Kaç Kez Değişiyoruz?
Gündelik Yaşam

Bir Günün İçinde Kaç Kez Değişiyoruz?

18 Eylül 2026
5k
Kendini Geliştirmek, Kendinden Kaçmak Değildir
Eğitim & Kültür

Kendini Geliştirmek, Kendinden Kaçmak Değildir

17 Eylül 2026
5k
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı
Eğitim & Kültür

Ulusaldan Uluslararası Arenaya Uzanan Bir Kalem: Mehmet GÖKSELLİ

15 Eylül 2026
5k
Sonraki Yazı
Dalgaların Tablosu

Dalgaların Tablosu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap