Bazı insanlar yıllarca yaşar
Ama bir gün bile kendini duymaz.
Herkesi memnun etmeye çalışırken
Kendi ruhunu yavaş yavaş tüketir.
İnsan bazen herkese yetişirken
Kendine geç kalır.
Kalabalıklar içinde kaybolur.
En çok da o anda uzaklaşır kendinden.
Gülümser,
Ama ruhu ağlar,
Kendi e geç kalır.
En büyük savaşı dışarıyla değil,
Kendi içinde verir.
Ve en çok da
Anlaşılmadığı yerde değil,
Kendine yabancılaştığı yerde üşür.
Oysa belki de insanın tek ihtiyacı,
Kalbinin sesini yeniden duyabilmesidir.
Kalp;
Hesap yapmaz,
Menfaat bilmez,
Maskeleri sevmez,
Yalan söylemez.
Herkes giderken yanında kalandır kalp.
İnsan sustuğunda konuşandır kalp.
Karanlığın ortasında bile,
İçinde küçücük ışık yalandır kalp.
Gürültüden uzak sessizlikte sesini duyurandı kalp.
” Kendine dön.” diye fısıldayandır kalp.
Yaralarını saklamayı bıraktığın gün iyileseceğini hissettirendir kalp.
Gerçekten yaşamaya onun sesine cesaretle yürümen gerektiğini söyleyendir kalp.
Ruhunun kendinden uzaklaştığında içinde donacağını hissettirendir kalp.
Belki de hayatın bütün anlamı budur.
Kalabalıklar arasında kaybolmadan,
Kendi ruhuna ulaşabilmesidir.
İnsan herkesi kandırabilir,
Ama kalbinin sustuğu yerde ,
Kendini asla.
İnsanın yolu kendi yüreğinin derinliklerinde başlar.














