\n\n
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Çarşamba, Haziran 3, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Doğa-Çevre

Sessizliğin Muazzam Gürültüsü

Nezahat GÖÇMEN Yazar Nezahat GÖÇMEN
03 Haziran 2026
Doğa-Çevre, Edebiyat, Gündelik Yaşam, Nezahat GÖÇMEN, Öykü Tefrikaları
0
Sessizliğin Muazzam Gürültüsü
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

SESSİZLİĞİN MUAZZAM GÜRÜLTÜSÜ

Bir kaktüsün yıllar süren sessizliği, birkaç gün süren çiçek açışı ve geride bıraktığı o ince sızı… Doğanın sabırla kurduğu düzen, insana hem faniliği hem de hayranlığı yeniden hatırlatıyor.

Dünyayı sessiz sanırız. Oysa doğa, duymadığımız muazzam bir gürültüyle yaşar. Bizim o kaba kulaklarımızla duyamadığımız bitmek bilmeyen bir koşturmaca vardır doğanın kalbinde.

Evrende hiçbir şey durduğu yerde durmaz; her tohum, her yaprak, her kök büyük bir telaşla hayata yetişmeye didinir. İşte o mütevazı, sert ve iğneli gövdeleriyle köşelerinde sessizce beklediğini sandığımız kaktüsler de bu gizli koşturmacanın en büyük, en disiplinli aktörleridir.

Kaktüslerin dünyasında tohum bebeklikten başlayan, aylarca süren hummalı bir sahne hazırlığı kaynar. Onlar için açmak, sıradan bir doğa olayı değil; muhteşem bir prömiyer, bir sahneye çıkış hikayesidir. Kuliste tam bir terzi telaşı yaşanır. Tül gibi narin, büyüleyici pembe yapraklardan en asil kostümler dikilir, kat kat büyük bir özenle sıralanır.

Kolay değildir o sert, iğneli kabuğun içinden böylesine kırılgan bir zarafeti çıkarmak. Dikenle zırhlı bir gövdenin içinden tül çıkar. Doğa, zıtlıkla konuşur.
Kim bilir ne tatlı sancılar çekerler o gövdeye yerleşmek, o uzun borumsu sapı ışığa doğru uzatmak için.

Üstelik kulisleri hiç de sessiz değildir; kendi aralarında öyle tatlı bir gürültü, öyle bir şamata kopar ki:

“Bak, benim boyum kısa kaldı, seninki daha uzun, sen arkada dur!”
“Kostümün pileleri tam oturdu mu?”
“Işıkçı, pembe gelsin! Bu sahne solmasın!”

“Hadi hazır mıyız?

Bir, iki, üç… Sahne!”

Ama bazı geceler vardır…
Gece tam on ikide sahneye çıkarlar.
Perde açılır…
Ve hop!
Sahnedeler.

Allah’ım… bu ne güzel bir pembelik…
Sanki bütün dünya bir anlığına susar ve sadece onların açılışı konuşur.
Kaktüsler vefalıdır, dostum!
Biz onlar açsın diye yıllarca bekleriz. Bizim yıllarımız, onların birkaç perdesi. Onların zaman kavramını bilmiyoruz ki; belki de biz burada ömür tüketirken, onlar bambaşka bir ritmin içinde yaşıyorlar.

Doğa öyle muazzam bir düzen ki… Çocukluğumuzda kurduğumuz o kurmalı saatler gibi. Bir kez kurulur ve kendi ritmi içinde, hiç acele etmeden işlemeye devam eder.
Kaktüs de o düzenin içinde tam vaktinde çiçeğini açar.
İşte bu yüzden kaktüsler, tüm bu düzenin içinde, en beklenmedik anda bir zarafetle karşımıza çıkar.
Bu sabah benim kaktüsüm de öyle yaptı.
Ama bu kez sadece açmamıştı.
Sanki iki ayrı sessizlikle konuşuyordu.
Çiçeklerden biri yüzünü gökyüzüne çevirmişti. Sessizce yukarıyı seyrediyor, maviliğin sonsuzluğuna bakıyordu. Diğeri ise bana dönmüştü. Başını hafifçe eğmiş, sanki gözlerimin içine bakıyordu.
O an düşündüm…
Belki de doğanın dili tam olarak buydu.
Biri göğe bakıyordu.
Diğeri insana.
Biri yukarıyı hatırlatıyordu.
Diğeri yanı başını.
Sonra öğrendim ki bu muhteşem çiçeklerin ömrü çok kısa oluyormuş.
İnanamadım.
Aylarca, belki yıllarca hazırlanan bir sahnenin perdesi nasıl olur da birkaç gün içinde kapanır?
İnsan ister istemez hüzünleniyor.
O sabah onları seyrederken içimden şöyle geçti:
“Demek bu kadar bekledik… Demek bana bu güzel haberi vermek için geldiniz… Ve şimdi yine gideceksiniz.”
Ama sonra düşündüm.
Belki de onların görevi burada kalmak değildir.
Belki de onlar, uzun uzun yaşamak için değil; bir mesaj bırakmak için açıyorlar gözlerini dünyaya.
Tıpkı bir postacı gibi…
Kapıyı çalıyorlar.
Size müjdeli bir haber bırakıyorlar.
Zili çalmazlar, kokuyla haber verirler. Ve cevap beklemezler.
Çünkü doğa kalıcılığı değil, döngüyü sever.
Çiçek gider.
Ama çiçeğin anlattığı hikâye kalır.
Güzellik gider.
Ama bıraktığı hayranlık kalır.
O sabah kaktüsüm bana yalnızca iki çiçek vermedi.
Sabrın boşa gitmediğini gösterdi.
Sessizliğin de bir dili olduğunu hissettirdi.
Doğanın kendi içinde eksiksiz bir düzen taşıdığını hatırlattı.
Bir çiçek göğe baktı, biri bana. Ben ikisinin arasında faniliğimi öğrendim.

Paylaş
Etiketler: #ÇiçekAçışıdoğagürültükaktüssessizliktohumyaprak
Önceki Yazı

Aynı Kalan Değil Sürekli Yeniden Doğan İkizler Kadını

Sonraki Yazı

Feryâd u Figân

Nezahat GÖÇMEN

Nezahat GÖÇMEN

İlişkili Yazılar

Edebiyat

Tükenen Değil Tüketilen Hazine

03 Haziran 2026
5k
Edebiyat

Feryâd u Figân

03 Haziran 2026
5k
Edebiyat

Aynı Kalan Değil Sürekli Yeniden Doğan İkizler Kadını

02 Haziran 2026
5k
Baygın Deve
Hasan TANRIVERDİ

Baygın Deve

02 Haziran 2026
5k
Sonraki Yazı

Feryâd u Figân

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap