AY IŞIĞI
Ay ışığı sessiz ve naif, gecenin serinliğinde.
Ay ışığı, yıldızların dostu…
Ay ışığı, gecenin güzeli, senin eserin. Işığında güzellere daldı gözüm. Sevdim ve de sevildim.
Görebildiğim kadarıyla, güzelleri irdeledim. Soruşturdum.
Varlığında dalgaları izleme şansını elde ettim. Dalgaları dinledim saatlerce, gece boyu.
Vadinin çağlayan sesine, ışığında suyun akışının parıltısına. Esintinin serinliğine.
Ay ışığı, denizin maviliğini, dalgaların köpüğünü ve bulutlar gri mi diye ayırmıyorsun.
Yarışmıyorsun güneşle, o renkleri canlandırırken, sen kibar ve nazik ışığınla sahneden çekiliyorsun. Yalnız hakkını teslim edelim. Beyazı öne çıkarıyor ve çiçeklerin güzel kokusunu algılamamızı sağlıyorsun. Gül ve hanımeli gibi.
Ay ışığı, her anı paylaşıyor ve geri çekiliyorsun. Tasarladığın güzelliklerin farkındayız. Düzeninin anlamını yaşıyoruz. Çünkü nerede duracağımızı biliyoruz. Güzelliğini açıkladık, doğruları dile getiriyoruz. Yaşattıklarınla övünüyoruz. Dağın esintisiyle ışığının eşliğinde kendimize geliyoruz.
Gece boyu bir arada ve sıkılmadan…
Gökyüzü ve yeryüzünü güneşe terk ediyorsun, kabulleniyoruz.
Çocukluğumda seninle ilgili öyküleri dinlemek keyif vericiydi. Balkondan çevreyi izlemek. Çalılıktan tilkinin fırlayıp kaçmasını görmek, dikkati o tarafa yöneltmek. Işığın cazibesinin eseri olduğunu biliyorduk.
Dağın esintisinin ve dalgaların sesini dinlemek.
Yoldan geçenlerin bağrışmalarına kulak kabartmak. Tanımadığımız halde, olayı öğrenmeye çalışmak. Karşı yamaçta yanan çayır yığınını seyretmek. Yazık yardım için gidememek. Çünkü aradaki derenin yatağını vadiyi aşmanın zorluğunun farkındayız.
Ay ışığı tan yerinin aydınlanmasıyla çekildin. Fakat yıldızlar da sana uydu. Gökyüzünde yıldız göremedik.
Ay ışığı akşamı beklemek üzere, işimize baktık. Gökyüzünün maviliğinde naif ışığını gönderirsen, memnun olacağız. Bulutlar ile çatışma, kapatmasınlar aydınlığını.
Ay ışığında soluklandık balkonda, gülleri ve hanımelini kokladık doyasıya.
Hasan TANRIVERDİ














