Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Serenat IV

VAHA-SAHRA
Marry GRÜNBART

21 Ekim 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Huzurum,

birbiriyle çarpışan iki karanlıktık, karıştıkça birbirine şafağı doğuracaktı yorgun ruhlarımız.

Nazını okşuyorum sevdamın, hırçınlaştırdıkça aradaki mesafeler.

Sana uzanan Tuna’nın akışına bırakıyorum suya yazılan mektuplarımı. Kağıttan gemiler yapıyorum, ateşten yükü…

Sen uyurken gece dolanıyor boynuma, nefesimi kesiyor dara duran sensizlik. Ellerimi doluyorum boşluğunda akan sonsuzluğa, gamzelerimde biriken yağmurlar döküldükçe dökülüyor yastığıma. Derin derin soluyorum yokluğunu…

Baharı yalanlar gibi üzerime üzerime yağıyor gök, güneşe hasret bırakıp, donduruyor içimi kahrolası mevsim.

Üşüyorum.

Oysa; düşlediğim cennetsin…

Uykuna sızar mı hülyam, sabaha çıkar mı rüyam, kalakalmışken kabusların ortasında dün.

Can sevgili, yaram sendendir, sevdanın özündendir. Bulmadan dermanını bağlamaz kabuk, kuruyup dökülmez pul pul.

Her gece sana demleniyor hüzün, kadehin rengine dalıyor gözlerimdeki uykusuzluk. Sesini özlüyorum, odamın duvarlarında yankılanıyor ismin, sigaramın dumanına eşlik… Özlüyorum, yüreğimde ağlamak…

Gurbet olmak mı, sıla olmak mı?

Zor!

Dört yanımı sarmış leylak kokusu, cıvıl cıvıl doğaya inat içime çöreklenen zemheri. Bu sessizlik delirtiyor beni, üzerime üzerime geliyor gölgeler.

Bu şehir sensiz, sokaklar, an, gece, ben… Olmamalı, sarhoş bile olunmamalı sensiz, kahırlar yüklenerek.

Kötüydük biz çok kötü, kavuşmak istedikçe birbirine susayan iki çölün ulaşılmaz vahasına.

Okyanusları boyuyordu göğün umuda bulaşan rengi. Derin mavimdin dibe vurmuşluğumda.. İçip içip sızamayışım ah!

Yüzün yüzümde eskise, gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, tenin tenimde tutuşup…

İşte böyle bir gecede uyutmuşken seni dizlerimde, içimde fırtınası sensizliğin, delirmelerdeyim sevgili…

Biz seninle cennetin en dib köşesinde birbirine karışan iki nehirdik, huzurla akan…

Lisanı yokmuş sana varmanın , kırgınlığım bütün dillere, lehçelere. Hangisine sığınsam bir noksanlık, göçebelik vukuu bulur imgelerimde.
Yok sayılıp anadili unutturulmuş kendinde kayıpken ben, tek sen varsın ezberimde…

Hasret; dokunmayı bekleyen vuslat parmak uçlarımızda. Ben, sana Züleyha’nın kahreden susuzluğuyla geldim, kuyu kuyu Yusuf ol avuçlarıma…

Bize sevmek çok yakışıyor!

19 mayıs 2016
01:34

Vaha Sahra

Okunma Sayısı: 40
Kategori: Marry GRÜNBART
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Serenat VI

Kalbimin kalbi, nasıl kesişti senle yollarımız nasıl kenetlendik biz bize böyle. Fark etmeden onca yolu...

Serenat V

Her sabah ayazı kucaklıyor sana hasret kollarım. Yokluğunun duldasında serpiliyor hiçliğe boş avuntular. İçimdeki bulutlara...

Serenat III

Kalb-i nar İlk aşkın coşkusu son aşkın huzuruyla kalbime nar, günaydın tazeliğinde sevda kokusuyla geldin…...

Seranat II

Aşk-ı nar, salınıp düşlerin nardan beslenen bahçelerinde, gönlü kor eyleyen hasretle bahtı-yarım. Uzaklığın kırılan bakışlarında,...

Senden Değil Aşktan Vazgeçtim

Aşktan vazgeçtim. Ne kadar yalandın. İçimde kıvrılan zehirli bir yılan gibi ihanetin. Gelişinle yıktığın duvarları...