PASTANE
Pastane ağaçlar arasında, doğanın bir parçasını şenlendiriyordu. Göldeki kuğu gibiydi.
Bahçesinde doyasıya soluklanmak, doğanın güzelliğini hissetmek, kuğuyu izlemek, önemli bir duyguydu. Bu duyguyla devasa çınarın altında, çayı yudumlamak, insanı kendinden geçiriyordu. İçimden gelen bir hisle huzurlu saatler geçirmek için pastanenin çiçekleri arasındaydım.
Dinlenmek için pastane vazgeçilmezimdi.
Suyun sesi, doğa sevgisini hissettiriyordu. Çınarın yaprakları ise nağmeler fısıldıyor ve çiçekler ise gönlümüze keyif katıyordu.
Pastanede anılar, beyaz sayfanın konusu ve sayfada dostlukların pekişmesinin nedeniydi. Parka karşı, keyif çatıldı, fıskiyede, sular çağladı ve anılar hareketlendi.
Dinlenme alanı masamızdı. Masada bunca insan oturur ve zaman geçirirdi. Doğada kayboldum, rüyada gibiyim diyen de oluyordu.
Pastanede, gül ve sardunyalarla, hayal alemindeydik.
Çay bahaneydi, bahçenin güzelliği bir ömürdü, doğa adına.
Bir ömürdü çay ile birlikte olmak. Pastanenin bahçesine hayran kalırdık. Sahibinin hoş görüsü, bizi pastaneye iyice bağlamıştı.
Hava muhalefeti pastaneye, zarar verebilirdi. Çünkü doğa acımasızdı. Devasa çınar ağacından dal kırılsa veya ağaç kopsa kimse nelerin olacağının farkında değildi.
İki gündür rüzgâr ağaçları sarsıyordu. Öğlen üzeri, ağaçların direnmesine tanık olmuştuk. Yalnız dalların dahi kırılması, pastaneyi yerle bir edebilirdi.
İşletmeci koşuşturmuş ve önemli eşyaları koruma altına almıştı. Birtakım istenmeyen olaylar da olabilirdi.
Hava durumu, saati saatine uymuyordu. Program gereği gezmeye gitmiştik. Gezdiğimiz yerler, doğal ortamın en güzel şekilde serpildiği alandı. Fakat rüzgâr, zarar vermemişti. Akşamüzeri duyduğumuza göre pastane, dalların altında kalmıştı.
Pastane hayallerimizin süsüydü. Bir rüya sona ermişti. Böyle bir güzellik olamazdı. Bu kadar düzenli yapı yere uzanmıştı. Doğanın güzelliği her yerde aynı olmuyordu. Pastane, doğayla insanlar arasında bağ kurmuştu.
O günden sonra yanından geçmedim. Rüyalarım sona ermişti. Sahile inip dalgaların güzelliğine baktım. Dalgalar da güzeldi ama pastane insanın içini açıyordu.
Anılarımı beyaz sayfalara aktarırken, dalgalara aldırmadık.
Hasan TANRIVERDİ















