MERAKLI AVCILAR
Meraklı avcıların kıyafetleri, iyice abartıydı. Tüfekleri omuzda, dere yatağına inerlerdi. Tanımayanlara göre, bir numaralı avcıydılar. Bekçilerin kapı önünde volta atması gibi dere boyunda volta atar ve avlanırlardı.
Bir av hayvanını uçuyor görmesinler, onu anlatmakla bitiremezlerdi. Attık peşine büyük ihtimalde vurduk ama kaştan aşağıya dikenliğe süzüldü, kayboldu. Her gün arıyoruz hala çıkmadı, diye karşılaştıklarına anlatır, karşılaşmadıklarına da haber salarlardı.
Her sabah beslediğimiz, bakımını yaptığımız, yabani geyiğin dereye su içmeye indiğini kollamışlar ve avlamışlar. Köyde büyük tepki aldılar, onlarla ilgiyi kestiler. Geyik, düşünün ki ehildi. Avcı olarak, yabani keçiyi avladıklarını söylemişlerdi.
Bizler, siste de görürüz dedikleri için onlara “camgöz” diyorduk. Camgözler dere boyunda avladıkları ördeği, evlerinin kapısına düşürürlermiş. Vurulan ördek uçuyor ve evin önüne düşüyormuş. Arkadaş sormuş, tavşanlar ne yapıyor? Tavşanı da vurduktan sonra, evlerini tarif eder ve kapıya gönderirlermiş.
Ördekleri ağ atarak yakalıyorlarmış, mermiye yazıkmış. Arkadaş da okulun kümeste besledikleri ördekleri yakalayıp kaçarmışlar, dedi. Onları avladık diyormuşlar.
Camgözler kuşlar kondu ve kalktı. Denizin dalgası, derenin bulanık suyu diyerek av hayvanlarının kaçtığını konuşurlarmış. Ay, geçer, bir avın bile yanından geçmezmişler.
Arkadaş, ölü tavşanı, çalılığa koymuş ve bunlara önümden tavşan geçti, demiş. Camgözler heyecanlanmış ve çalılığa gitmişler. Tavşanı vurmuşlar. Bir aylık anlatacak malzeme yakalamışlar. Herkes gülüyormuş.
Camgözler, meraklarını yabani olmayan hayvanlara çevirmişler. Keçi ve koyun vurmanın peşinde kalmışlar. Yörede hayvanlarını yayan koyuncu, pazara gittiğinde hayvanını avlamışlar. Fakat hesap etmedikleri köpekler. Bekçi köpekler de camgözleri yakalamış ve birkaç yerden ısırdıktan sonra, başlarında beklemişler. Koyunların sahibi olan çoban, gelene kadar.
Çoban geliyor, yeminler ediyorlar bir şey yapmadık, diyorlar. Köpekler koyuna bir şey yapmayanı ısırmaz. Onların başında beklemez. Çoban, koyunu vermelerini aksi halde köpeklerin bekleyeceğini söylüyor. Yağmur ve soğuk camgözleri zor duruma düşürüyor. Tüfeklerini ve koyunu sakladıkları yerden alıp veriyorlar.
Evlerine giden camgözler, soyulmuş halde, babasına bir şey söyleyemiyorlar. Baba onlara yarın inşaata gideceğiz, çalışacaksınız, diyor.
Camgözler inşaat işçisi olarak çalışıyorlar. İnsanları da aldatmayı bıraktık diyorlar. Fakat ukalalıkları kendine ama bilmeyeni aldatıyorlar, iftira atıyorlardı. Koyunların sahibi, onlara hayatlarının dersini verdi ve ortalıktan çekildiler.
Camgözün babası, oğlunu inşaattın başından ayırmadı ve çalıştırdı. Bu kadar ezilmeye karşılık çalışmazsa, onu kovacağım, dedi.
Hasan TANRIVERDİ















