BİR DAL İKİ GÜL
Gül çiçeğinin dibinden, yolculara seslendi. Bir dal iki gül çiçeği, diyerek. Elini kaldırıp “hayırlı sabahlar,” dilemeyi de ihmal etmedi.
Bir dal iki gül neşe içerisinde uğurladı akranlarını. Siz geçin geliyorum, dedi.
Pazara hazırlanıyordu, hanım ve çocuklarıyla. Okullar haftaya açılıyordu. Okulların açılma haftası, giyecek ve okul gereçleri, kitap ve defter. Masraflar sökün etti geliyor. Ne yapalım bizde onlar için çalışıyoruz. Yeter ki okusunlar, dedi.
Anne “bir dal” demişti kendine, “iki gül” çocuklarıydı. İki gülü, şimdiye kadar bizi üzmediler, bundan sonra da üzmezler. Yaz tatilinde beraberce kitap okuduk, dedi. Baba güllerini akşamdan akşama görüyordu.
Anne gülleriyle pazarın yolunu tuttuğunda, rüzgâr ve yağmur acımasızca dökülmüştü. Anne çok ani oldu, binanın altına girelim, dedi.
Okulun spor salonundan, öğrencilerin maça ilgisi çarşıdan duyuluyordu. Anne çocuklarına geri dönelim, hava düzelirse, akşamüzeri pazara geçeriz, dedi. Geri döndüler ama sırılsıklam oldular. Eve geldiler ve nerede ise bahçede ağaçlar kırılacaktı.
Dallar savruluyor, bahçedeki ot yığınları sarsılıyordu. Anne sakın dışarıya çıkmayın. Fırtınanın biteceği de yok, dedi.
Çocuklar spor salonuna gitmek istediler ama ulaşamadılar. Maç sırasında salonun çatısı uçar. Yana yatar. Salonda büyük gürültü kopar. Kimseye bir şey olmamış fakat korku içlerine işler.
Yaralanan birkaç kişiyi de hastaneye kaldırmışlar.
Öğrenciler evlere arabalarla taşındılar. Mahalleden kadınlar, anneye, çocuklarını sorar. Anne, güllerim gidemediler, dedi.
Okulun açılacağı hafta böyle bir şanssızlık moralleri bozmuştu. Çünkü güllerde maç izlemeyi çok seviyorlardı.
Akşamüzeri, güllerin babası, kaldırıma çıkan arabanın çarpması sonucu yaralanmıştı. Hastaneye kaldırdılar. Durumu iyiydi. Doktor bu gece kalsın, kontrolümüz altında olsun, demiş.
Bugün anne güllerle, çıktıkları alışverişten boş dönmüşlerdi. Baba da kaza geçirmiş ve moralleri sıfırdı.
Anne komşusuyla hastanedeydi. Güller evde kalmışlardı. Anne, bir yere çıkmayın diye tembih etmişti. Baba sabahtan geldi. Okulun açılmasına az kalmıştı. Yarın Hava düzelir ve alışverişe çıkarız, dedi. Okul için eksikleri vardı.
Bir dal iki gül, okul açılmadan böyle bir fırtına atlatmışlardı.
Hasan TANRIVERDİ














