Daha yolun başına varmadan,
Hissedersiniz köşenin sonunda limon ağaçlarının varlığını.
Yapraklarının diriliği,
Heybetli iri gövdesi,
Yıllarını bu topraklara emek vermiş,
Görünüşte yıllar yılı yaşamış,
Ancak yaprakları,
Her daim parlak ve çiçeği burnunda.
Yola ilerledikçe her mevsim var olan,
Pembe, beyaz, mor
Beş yapraklı, iki ince çizgili,
Parlak çiçeklerinin kokusu,
Sizi alır götürür bambaşka huzura,
Başka yaşamlara,
Çocukluğunu limon çiçekleri arasında geçirenlerin dinginliğine.
Bir de portakal çiçeği ve ceviz yaprağı kokusu ile birleşince,
Yaşanmışlıklara götürür,
Çocukken yaptığınız yaramazlıklar gelir aklınıza,
Gülümseme belirir yüzünüzde.
Hatta limon ağacına kurduğunuz salıncağın,
Keyfinize keyif katarak,
İçinizdeki çocuğu çıkarıverir ortaya.
Yıllar geçse de,
Büyüseniz de,
Kaç yaşında olursanız olun,
Limon çiçeğinin kokusunun verdiği huzuru tadanlar,
Her zaman,
Nerde bir limon ağacına rastlasa,
Yüzlerindeki gülümseme ile birlikte,
Hayata tekrar sarılır,
İçindeki çocuğa sarıldığı gibi.
Sevgiler beyaz çakıl taşlı uzun yol,
Sevgiler gümüş çatılı kırmızı ev,
Sevgiler tırnaklar ile kazınarak bahçe yapılmış topraklar,
Sevgiler çocukluğumun heybetli limon ağaçları,
Sevgiler limon çiçeğim.























