Ortadoğu’da tansiyon her geçen gün biraz daha yükseliyor. İsrail’in bölgedeki operasyonları ve Türkiye ile yaşanan gerilim, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: İsrail, Türkiye’nin gücünü gerçekten doğru hesaplıyor mu?
Bence burada İsrail’in çok dikkatli olması gerekiyor.
Çünkü Türkiye, Ortadoğu’da yalnız bırakılmış, savunmasız bir ülke değildir. Güçlü bir ordusu, gelişen savunma sanayii, hava ve deniz gücü, insansız sistemleri, elektronik harp kabiliyeti ve ciddi bir askerî tecrübesi var.
Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği dönüşüm ortada.
İHA’lar, SİHA’lar, insansız deniz araçları, savaş gemileri, radarlar, hava savunma sistemleri, elektronik harp teknolojileri ve füze projeleri artık Türkiye’nin caydırıcılığının önemli parçaları.
Bu nedenle Türkiye’yi geçmişin Türkiye’si gibi görmek büyük bir hata olur.
ABD’ye Güvenmek Yetmez
İsrail’in en önemli güvencelerinden biri kuşkusuz ABD ile olan güçlü ilişkileri.
Ancak devletlerarası ilişkilerde hiçbir destek sonsuza kadar ve sınırsız değildir. ABD’nin kendi çıkarları, NATO dengeleri, Avrupa’nın güvenliği ve bölgesel hesapları vardır.
Türkiye, 145 ülke arasında 9. sırada yer almakta olup Türkiye NATO’nun en büyük ikinci aktif ordusu konumunda.
Dolayısıyla İsrail’in “ABD arkamda” düşüncesiyle Türkiye ile doğrudan bir çatışmaya girmeyi göze alması, Tel Aviv açısından son derece ağır sonuçlar doğurabilecek bir hesap olur.
Türkiye Başka Ülkelere Benzemez
İsrail yıllardır farklı cephelerde güçsüz güçlerle mücadele ediyor.
Ancak Türkiye başka bir denklem.
Türkiye’nin büyük bir düzenli ordusu, geniş insan kaynağı, savunma sanayii altyapısı ve uzun yıllara dayanan askerî tecrübesi bulunuyor.
Üstelik Türkiye yalnızca savunma yapan bir ülke değil; kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke haline geldi.
İşte İsrail’in özellikle bu değişimi iyi okuması gerekiyor.
Savaşın kazananı Türkiye olur.
Doğu Akdeniz’den Suriye’ye, NATO’dan ABD’ye kadar çok geniş bir coğrafya bundan etkilenir.
Ancak barış istemek, gerektiğinde kendini savunamayacağın anlamına gelmez.
Türkiye’nin mesajı açık olmalı:
Biz savaş istemiyoruz. Fakat Türkiye’yi de kimse kolay bir hedef olarak görmesin.
İsrail yönetimi, günlük siyasi hesaplarla Türkiye gibi güçlü bir ülkeyle karşı karşıya gelmenin sonuçlarını çok iyi düşünmelidir.
Tarih Bize Çok Şey Anlatıyor
Türk milleti tarih boyunca zor dönemlerde nasıl kenetlendiğini defalarca gösterdi.
Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde bunun örneklerini gördük.
Bugün ise Türkiye’nin elinde geçmişten farklı olarak güçlü bir savunma sanayii ve gelişmiş teknolojik imkânlar da bulunuyor.
Bu nedenle Türkiye’nin gücünü küçümsemek, İsrail açısından yapılabilecek en büyük stratejik hatalardan biri olur.
İsrail’e dostça bir uyarı yapmak istiyorum:
ABD’ye güvenebilirsin ama Türkiye’yi hafife alma.
Çünkü Türkiye savaş arayan bir ülke değildir.
Türkiye barıştan yanadır.
Ama Türkiye’nin güvenliği, egemenliği ve kırmızı çizgileri söz konusu olduğunda, karşısında nasıl bir ülke olduğunu herkes iyi hesaplamalıdır.
Güçlü olmak savaşmak değil, savaşı caydırabilecek güce sahip olmaktır.
İsrail aklını başına almalı.
Türkiye ile gereksiz bir gerilimi tırmandırmak yerine diplomasi yolunu tercih etmeli.
Çünkü bu coğrafyanın yeni bir savaşa değil, akla, sağduyuya ve barışa ihtiyacı var.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84















