Törende havai fişek, katılanlarda önemli bir heyecan yaratmıştı. En aklı başında kişiler de fişeğe hoş bakıyor ve etkileyici heyecanına uyuyorlardı. Bir anlık güzellik, kalbin inceliğinde, yer bulması şan ve şöhret meselesiydi.
Bu hisle izleyenlere, havai fişek gösterisi yapıldı. Töreni şenlendirdik diyenlere, bu anı yaşatmanın peşinde olan gençler, sevinçliydiler. İzleyenlere de bu sevinçle, havai fişek patlamasıyla, hoş dakikalar yaşatmayı amaçlıyorlardı.
Gençlere, iki üç tane atacaksınız fakat riskini göze alabiliyor musunuz? Patlamada yana gidecek olan ateş parçaları, düştüğü yeri yakmaz mı? Demiyorlardı.
Kendilerine akıl verenin çıkmaması, olacakları kabullenmesi, demekti. Mahallede havai fişeğin atılmasını yeterli bulan büyükleri dinlemeyen gençler, yaptığımızda şimdiye kadar bir hata olmadı. Diye konuşuyorlardı.
Gençlerin vurdumduymaz tavırları, delikanlılık ile de açıklanamazdı. Delikanlı konusu, önüne gelen kötülüğü yapabilirsin anlamına gelmez miydi? Neşe içerisinde yaşasın kötülük denemezdi. Her neyse havai fişekler patlatılmaya devam ediyordu.
Gençlerin davranışı deniz kıyısında yapılsa hiçbir tehlike akla gelmezdi. Patlamalarda kafalar havaya dönüktü. Gökteki renklilikten hoşlanan çoktu.
Üç yıl önce, havai fişeğin patlamasıyla yanan çocuğun anısı daha taze iken, bu kadar ilgiye ne gerek vardı. Gençlere havailik yaptırmak mı isteniyordu. Havailiğe hazır sayılırlardı. Birinci patlama yapıldı. Gök yüzü renklere karıştı. Herkes baktı ve sevindi.
Büyüklerden biri yeterli tedbiri almadan patlatmayın, yangın çıkarırsınız, dedi. İkinci patlama bu havada gerçekleşti. Patlayan kısım yana gitti ve çayır yığını ile merek yanmaya başladı. Yangın bir anda büyüdü. Korkulan olmuştu. Herkes bir tarafa koşuştu. Çünkü yapılarının yanmaması için çırpıntılar. Su taşımaya başladılar.
Oğlunun yaptığını birinci patlamada alkışlayan baba, bu defa koşturuyordu. Mereği tutuşmuş kurtarması imkansızdı. Oğlu sahile kaçmıştı.
Tören dağıldı, faciada yanan olmadı ama yangın büyük zarar vermişti.
Havai fişek, atanı yakmıştı.
Hasan TANRIVERDİ














