Eskiden üniversiteyi başka bir şehirde kazanmak, aileler için gurur ve heyecan kaynağıydı.
Bugün ise birçok anne ve baba için bu durum, ekonomik ve psikolojik açıdan ağır bir sınava dönüşmüş durumda.
Artan kiralar, yükselen yaşam maliyetleri ve büyükşehirlerdeki barınma krizi nedeniyle çocuklarını başka şehirlere gönderen aileler adeta ikinci bir ev geçindirmek zorunda kalıyor.
Eğitim için yapılan fedakârlıklar artık yalnızca harçlık göndermekle sınırlı kalmıyor; kira, ulaşım, faturalar ve temel ihtiyaçlar birçok aile bütçesini zorlayan kalemler haline geliyor.
Sorun yalnızca ekonomik de değil.
Birçok aile, kilometrelerce uzakta yaşayan çocuklarının arkadaş çevresini, yaşadığı ortamı ve karşılaşabileceği riskleri doğal olarak merak ediyor. Çünkü gençler yeni bir hayata adım atarken doğru arkadaşlıklar kadar yanlış çevrelerle karşılaşma ihtimaliyle de karşı karşıya kalabiliyor.
Alkol, yasa dışı kumar, uyuşturucu ve benzeri zararlı alışkanlıklar yalnızca öğrencilerin değil, toplumun tamamının mücadele ettiği sorunlar arasında yer alıyor. Elbette her genç böyle risklerle karşılaşmıyor ancak ailelerin kaygılarının temelinde de bu ihtimaller bulunuyor.
Burada önemli olan gençleri suçlamak değil, onları koruyacak mekanizmaları güçlendirmektir.
Genç kızlarımızın da genç erkeklerimizin de arkadaş seçiminde dikkatli olması gerekiyor. Bir anlık yanlış kararın eğitim hayatını, kariyer planlarını ve ailelerin yıllarca verdiği emeği olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır.
Ailelere düşen görev ise yalnızca maddi destek sağlamak değildir. Çocuklarıyla düzenli iletişim kurmaları, onların yaşadığı sorunları yargılamadan dinlemeleri ve ihtiyaç duyduklarında profesyonel destek almalarını teşvik etmeleri büyük önem taşımaktadır.
Devletin bu konuda attığı adımları da görmezden gelmemek gerekir.
Başta burs ve kredi destekleri olmak üzere, öğrenci yurtlarının kapasitesinin artırılması, yeni yurt yatırımlarının yapılması ve üniversitelerde psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gençlerin daha güvenli şartlarda eğitim alabilmesi için önemli adımlardır.
Ancak artan öğrenci sayısı ve büyükşehirlerdeki yüksek yaşam maliyetleri, mevcut çalışmaların daha da güçlendirilmesini zorunlu hale getirmektedir.
Bu noktada bazı yeni uygulamalar değerlendirilebilir.
Öncelikle öğrencilerin kendi şehirlerinde eğitim görmesini teşvik edecek uygulamalar geliştirilebilir. Kendi ilindeki üniversiteyi tercih eden öğrencilere ek burs ve destek imkanları sağlanması ailelerin ekonomik yükünü azaltacaktır.
Anadolu üniversitelerinin akademik imkanlarının güçlendirilmesi, laboratuvar ve araştırma altyapılarının geliştirilmesi sayesinde gençlerin yalnızca birkaç büyükşehre yönelmesinin önüne geçilebilir.
Barınma sorununun çözümü için yeni öğrenci yurtlarının yapılması, kamu misafirhanelerinin belirli dönemlerde öğrencilere açılması ve fırsatçılığa karşı kira piyasasında daha etkin denetimlerin uygulanması da değerlendirilebilir.
Üniversitelerde bağımlılıkla mücadele merkezlerinin yaygınlaştırılması, öğrencilerin yalnız hissetmeden destek alabilmesini sağlayacaktır. Çünkü bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntem cezadan önce önleyici sosyal destek mekanizmalarıdır.
Öğrencilerin kaldığı apartlar, özel yurtlar ve öğrenci evlerinin bulunduğu bölgelerde güvenlik ve denetim faaliyetlerinin artırılması da gençlerin güvenliği açısından önem taşımaktadır.
Sevgili gençler;
Arkadaş çevrenizi seçerken dikkatli olun. Sizlere zarar verecek alışkanlıklardan, kötü niyetli insanlardan ve geleceğinizi riske atacak ortamlardan uzak durun. Bugün vereceğiniz doğru kararlar, yarın kuracağınız hayatın temelini oluşturacaktır.
Değerli anne ve babalar;
Çocuklarınıza yalnızca maddi destek değil, sevgi, güven ve iletişim desteği de verin.
Çünkü bazen bir telefon görüşmesi, bir nasihat veya samimi bir sohbet bile birçok sorunun önüne geçebilir.
Üniversite eğitimi gençlerin geleceğe hazırlanma sürecidir; ailelerin korku ve kaygılarla mücadele ettiği bir dönem olmamalıdır.
Eğitim, aile ile devletin birlikte omuz vermesi gereken milli bir meseledir.
Gençlerini koruyan, ailelerini destekleyen ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren toplumlar geleceğe daha güvenle yürür.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84















