Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Pazartesi, Ağustos 17, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Doğa-Çevre

Doğanın Bilgeliği Üzerinize Aksın

Sema COŞKUN Yazar Sema COŞKUN
17 Ağustos 2026
Doğa-Çevre, Edebiyat & Sanat, Felsefe / Mantık, Sema COŞKUN
0
Doğanın Bilgeliği Üzerinize Aksın
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Doğanın bilgeliği üzerinize aksın…
Ağaçların sabrını, toprağın teslimiyetini, suyun yolunu bulma gücünü, rüzgârın özgürlüğünü ve gökyüzünün sonsuzluğunu alın içinize.
Çünkü doğa, insana konuşmadan çok şey anlatır.

Bir ağaç, yıllarca aynı yerde durur. Fırtınalar gelir, dalları kırılır, yaprakları dökülür; yine de köklerinden vazgeçmez. Bahar geldiğinde yeniden yeşerir. Bize şunu öğretir: Yıkılmak, bitmek değildir. Köklerin sağlamsa yeniden ayağa kalkarsın.

Su, önüne çıkan hiçbir engelle kavga etmez. Kayaya çarpar, yön değiştirir, bazen yerin altına iner, bazen taşların arasından sızar; ama yolundan vazgeçmez. Çünkü bilir ki güç, her zaman sert olmak değildir. Bazen en büyük güç, akışını kaybetmeden yön değiştirebilmektir.

Toprak ise kendisine bırakılan her şeyi dönüştürür. Bir tohum gelir, onu bağrına basar; karanlığın içinde büyütür ve zamanı geldiğinde gün ışığına çıkarır. Demek ki bazı güzelliklerin ortaya çıkması için önce sessizliğe, sabra ve görünmeyen bir emeğe ihtiyaç vardır.
Gökyüzü hiçbir şeyi kendine ait sanmaz. Bulutu da taşır, yağmuru da, güneşi de, fırtınayı da… Sonra yine maviliğine döner.
İnsan da böyle olmalı.

Yaşadıklarının tamamını kimliğine dönüştürmemeli. Acısını karakteri, kırgınlığını kaderi, kayıplarını sonu sanmamalı.
Çünkü doğa bize her gün aynı gerçeği fısıldıyor:

Hiçbir mevsim sonsuza kadar sürmez.
Kışın ardından bahar gelir. Kuruyan dal yeniden filizlenir. Gece çekilir, sabah doğar. Yağmur diner. Fırtına susar.
Sen yeter ki kendi köklerini unutma.
İçindeki hayatı başkalarının gürültüsüne teslim etme. Kendini tüketen yerlere ait olmaya çalışma. Sana iyi gelmeyen şeylerden uzaklaşmayı kayıp sanma. Bazen bir yaprağın dalından düşmesi, hayatın sona ermesi değil; yeni bir başlangıcın sessiz ilanıdır.

Doğanın bilgeliği üzerinize aksın…
Kalbinize toprağın sabrı, zihninize gökyüzünün genişliği, ruhunuza suyun akışı dolsun.
Ve ne yaşarsanız yaşayın, doğa gibi olun:
Kırılın ama köklerinizden vazgeçmeyin. Yorulun ama ışığınızı unutmayın. Yönünüz değişsin ama yolunuzdan vazgeçmeyin. Ve zamanı geldiğinde, hiçbir açıklama yapmadan yeniden çiçek açın.
Çünkü gerçek güç, fırtınasız bir hayat yaşamak değil;
fırtınalardan sonra hâlâ kendin olarak kalabilmektir.
Bir de dağları düşünün…
Yüzyıllardır oradalar. Üzerlerinden mevsimler geçiyor. Kar yağıyor, güneş vuruyor, rüzgâr esiyor. Bazen sis onları görünmez kılıyor. Fakat dağ, görünmediği için yok olmuyor.
İnsan da bazen böyledir.
Hayatın sisi içinde kendini göremeyebilir. Ne istediğini, nereye gittiğini, neden bu kadar yorulduğunu anlayamayabilir. Fakat görünmez olmak, varlığını kaybetmek değildir.

Bazen insanın kendisini yeniden bulabilmesi için önce kendisinden uzaklaştığını sandığı bir dönemden geçmesi gerekir.
Doğa bize acele etmemeyi de öğretir.
Bir çiçeğe “neden bugün açmadın?” diye sorulmaz.
Bir ağaca “neden daha hızlı büyümedin?” denilmez.
Bir nehre “neden şu yolu seçmedin?” diye hesap sorulmaz.
Çünkü doğa kendi zamanına güvenir.
İnsan da kendi zamanına güvenmeyi öğrenmeli.

Her şey hemen olmak zorunda değil.
Her cevap bugün gelmek zorunda değil.
Her yara aynı gün iyileşmek zorunda değil.
Her emek hemen karşılık bulmak zorunda değil.
Bazı şeyler toprağın altında büyür.
Sessizce.
Kimse görmeden.
Kimse bilmeden.
Kimse alkışlamadan.
Ve sonra bir sabah, hayatın tam ortasında filizlenir.
İşte o zaman anlarsın ki beklemek boşuna değilmiş.
Sessizlik boşuna değilmiş.
Yaşananlar boşuna değilmiş.
Çünkü doğa hiçbir şeyi israf etmez.
Kuruyan yaprak toprağa dönüşür.
Düşen tohum yeni bir hayata dönüşür.
Yağan yağmur toprağa can verir.
Biten bir mevsim başka bir mevsimin hazırlığı olur.
Öyleyse yaşadıklarınıza yalnızca “neden oldu?” diye bakmayın.
Bir de “beni neye dönüştürüyor?” diye sorun.
Çünkü insanı büyüten yalnızca güzel günler değildir.
Zor günler de öğretir.
Kayıplar da öğretir.
Beklemek de öğretir.
Susmak da öğretir.
Gitmek de öğretir.
Kalmak da…
Ve bazen hayatın en büyük dersi, hiçbir şeyin bizim istediğimiz zamanda gerçekleşmediğini kabul etmektir.
Doğanın bilgeliği tam da burada başlar:
Kontrol edemediğin şeyi zorlamak yerine, onun içindeki anlamı görebilmek.
Rüzgârı durduramazsın.
Ama yelkenini ayarlayabilirsin.
Yağmuru durduramazsın.
Ama toprağın bereketini bekleyebilirsin.
Geceyi uzatamazsın.
Ama sabahın geleceğine güvenebilirsin.
İnsan, hayatı tamamen değiştiremeyebilir.
Ama hayata bakışını değiştirebilir.
İşte asıl dönüşüm burada başlar.
Kendini hayatın önünde çaresiz bir yaprak gibi değil, kökleri toprağın derinliklerine uzanan bir ağaç gibi gör.
Her rüzgâr seni yerinden sökemez.
Her söz seni yıkamaz.
Her kayıp seni bitiremez.
Her kapanan kapı seni yolundan çeviremez.
Çünkü sen artık şunu bilirsin:
Kökü derinde olanın gölgesi fırtınada bile kaybolmaz.
Doğanın bilgeliği üzerinize aksın…
Size susmanız gereken yerde sessizliği, konuşmanız gereken yerde hakikati, bırakmanız gereken yerde cesareti, direnmeniz gereken yerde gücü versin.
Kalbiniz toprak kadar merhametli,
aklınız gökyüzü kadar geniş,
iradeniz dağlar kadar sağlam,
ruhunuz su kadar özgür olsun.
Ve hayat sizi hangi mevsime götürürse götürsün, kendi özünüzü unutmayın.
Çünkü doğa bize her gün aynı sırrı yeniden anlatıyor:

Hiçbir şey gerçekten kaybolmaz.
Yaprak toprağa karışır.
Yağmur nehre ulaşır.
Nehir denize varır.
Tohum ağaca dönüşür.
Gece sabaha teslim olur.
Ve insan…
Yaşadığı her şeyden geçerek kendine yeniden ulaşır.
Belki de hayatın en büyük bilgeliği budur:
Kendine dönmek.
Köklerine dönmek.
Özüne dönmek.
Gürültüden uzaklaşıp içindeki sesi yeniden duymak.
Ve bir gün, bütün yaşadıklarının ortasında, sessizce fark etmek:
Ben kaybolmamışım.
Sadece yeniden kök salıyormuşum.
İşte o gün, artık hiçbir fırtınadan korkmazsın.
Çünkü bilirsin;
fırtına geçer,
ağaç kalır.
Yağmur diner,
toprak kalır.
Gece biter,
gökyüzü kalır.
Ve bütün mevsimler değişse de,
köklerini bilen insan, kendisini hiçbir mevsimde kaybetmez.

Paylaş
Etiketler: ağaçların sabrıbilgelikdoğamevsimtoprağın teslimiyeti
Önceki Yazı

Türksat’ta Devir Teslim

Sema COŞKUN

Sema COŞKUN

İlişkili Yazılar

Eğitim & Kültür

Yunus’un Sevgisine Davet Ediyorum Sizleri…

17 Ağustos 2026
5k
İstifçi Nine
Hasan TANRIVERDİ

İstifçi Nine

17 Ağustos 2026
5k
İlim İnsana Haddini Öğretmiyorsa Yüktür
Din ve Ahlak

İlim İnsana Haddini Öğretmiyorsa Yüktür

16 Ağustos 2026
5k
Edebiyat

Gönlüm Sana Yürür

16 Ağustos 2026
5k

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap