Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Salı, Eylül 29, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Doğa-Çevre

Denizin Bereketli Zamanı: Eylül Ayı Balıkları

Mehmet GÖKSELLİ Yazar Mehmet GÖKSELLİ
28 Eylül 2026
Doğa-Çevre, Gastronomi, Gündelik Yaşam, Mehmet GÖKSELLİ
0
Denizin Bereketli Zamanı: Eylül Ayı Balıkları
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Eylülün son günleri…
Takvim sonbaharı gösteriyor ama deniz, yazın rehavetinden çoktan sıyrılmış durumda. Balıkçı teknelerinde ağlar hazırlanıyor, tezgâhlarda denizin rengi değişiyor. Karadeniz’den Marmara’ya, Ege’den Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada yeni av sezonunun heyecanı yaşanırken, sofraların da merak ettiği o soru yeniden gündeme geliyor:
“Bu mevsimde hangi balık yenir, hangi balık çıkar?”
Aslında bu sorunun cevabı yalnızca takvimde değil; denizin sıcaklığında, balığın göçünde, beslenme koşullarında ve bölgesel ekosistemde saklı.
2026-2027 balıkçılık sezonunun genel ticari avcılığı 1 Eylül itibarıyla yeniden başladı. Küçük ölçekli balıkçılar için palamut ve torik avında ise bu yıl sezon 15 Ağustos’a çekildi. Yani balıkçılık dünyası açısından eylül, yalnızca sonbaharın değil, denizin yeniden hareketlendiği dönemin de başlangıcı.
Palamut yeniden sahnede
Eylül denince Türkiye’de akla gelen ilk balıklardan biri hiç kuşkusuz palamut.
Yaz aylarında büyüyen palamut, sonbaharla birlikte daha iri ve yağlı hale gelir. Eylül, palamut açısından sezonun en dikkat çekici dönemlerinden biridir. Nitekim Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevsimsel balık çizelgesinde de palamut için eylül-aralık dönemi öne çıkıyor.
Palamutun mutfaktaki karşılığı da güçlüdür. Izgaradan fırına, tavadan pilakiye kadar farklı pişirme yöntemlerine yakışır. Fakat iyi palamudu yalnızca büyüklüğüyle değerlendirmek doğru değildir. Balığın tazeliği, gözlerinin berraklığı, solungaçlarının rengi ve etinin diri olması sofradaki asıl kaliteyi belirler.
İstavrit, sardalya ve tekir de tezgâhta
Eylülün diğer dikkat çeken balıkları arasında istavrit, sardalya ve tekir bulunuyor.
İstavrit, özellikle Marmara ve Karadeniz hattında balıkçıların ve tüketicilerin yakından takip ettiği türlerden. Sardalya ise yazdan sonbahara geçişte hâlâ güçlü bir seçenek. Resmî mevsimsel tüketim çizelgesinde sardalyanın özellikle temmuz, ağustos ve eylül ayları öne çıkarılıyor. Tekir için de eylül ve ekim ayları lezzet açısından dikkat çekiyor.
Bu dönemde balık tezgâhına gelen tüketicinin yalnızca “hangi balık ucuz?” diye değil, “hangi balık mevsiminde?” diye de sorması gerekiyor.
Çünkü deniz ürünlerinde mevsimsellik, yalnızca damak zevki meselesi değildir. Doğru zamanda doğru balığı tüketmek, balık stoklarının korunması açısından da önem taşır.
Lüferin adı sonbaharla birlikte daha çok duyulur
Sonbaharın ilerleyen günlerinde gözler bir başka göçmen balığa çevrilir: lüfer.
Lüfer ailesinin denizdeki hareketliliği, özellikle Marmara ve İstanbul çevresindeki balıkçılık kültürünün en güçlü geleneklerinden biridir. Eylül sonundan ekime doğru bu balığın adı tezgâhlarda daha sık duyulmaya başlar.
Balığın peşindeki balıkçı için lüfer yalnızca bir av değildir; yıllardır aktarılan denizcilik bilgisinin, hava ve su hareketlerini okuma becerisinin de bir parçasıdır.
Akdeniz’de tablo biraz farklı
Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, “eylül balıkları” sorusunun tek bir cevabı olmadığını da gösteriyor.
Akdeniz’de, özellikle Doğu Akdeniz kıyılarında barbun, sardalya, levrek, çipura, karides ve bazı yöresel türler öne çıkabiliyor. Örneğin Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki başlıca ekonomik deniz ürünleri arasında karides, dil balığı, lagos, barbun, palamut, sardalya, mavi yengeç ve gümüş balığını sayıyor.
Mersin açısından bakıldığında ise barbun ayrı bir yere sahip. Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, barbunun özellikle Akdeniz’de ve Mersin-Adana hattında ekonomik değeri yüksek türlerden biri olduğunu belirtiyor.
Dolayısıyla İstanbul’daki balık tezgâhının eylül hikâyesiyle Mersin’deki balıkçının hikâyesi aynı değil. Deniz aynı deniz; fakat suyun sıcaklığı, habitat, göç yolları ve tür çeşitliliği farklı.
Asıl mesele: Balığı bugün değil, yarın da bulabilmek
Balık bolluğunu konuşurken çoğu zaman yalnızca fiyatı ve sofradaki lezzeti konuşuyoruz.
Oysa denizin bize verdiği her balığın arkasında bir ekosistem var.
Küçük balıkların korunması, avlanma boylarına uyulması, yasak dönem ve alanlara riayet edilmesi ve kaçak avcılığın önlenmesi; balıkçılığın geleceği açısından en az bugünkü av kadar önemli.
2026-2027 av sezonunun başlamasıyla birlikte kamu kurumları da denetimlerin sürdüğünü vurguluyor. Resmî düzenlemelerde bazı türlerin avlanması tamamen yasak olduğu gibi, farklı türler için boy ve av araçlarına ilişkin kurallar da bulunuyor.
Çünkü deniz sınırsız değil.
Balık da sınırsız değil.
Bugün sofraya gelen balığın yarın da gelebilmesi, aslında bizim denize nasıl davrandığımıza bağlı.
Ve şimdi tezgâhların zamanı…
Eylül sonu geldiğinde denizin mutfağı yavaş yavaş değişiyor.
Palamut, sonbaharın güçlü oyuncularından biri olarak öne çıkıyor.
İstavrit hareketliliğini koruyor.
Sardalya, yazdan kalan bereketini sürdürüyor.
Tekir ve barbun, özellikle uygun bölgelerde tezgâhlarda kendini gösteriyor.
Sonbaharın ilerleyen günleriyle birlikte lüfer ve uskumru gibi türlerin de önemi artıyor.
Fakat bütün bu isimlerin üzerinde tek bir kelime var:
Mevsim.
Balığın mevsiminde tüketilmesi; hem lezzet hem de deniz kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından önemli.
Balıkçı için deniz, geçim kapısıdır.
Tüketici için sofradır.
Aşçı için mutfaktır.
Ama aslında hepimiz için deniz, gelecek nesillere bırakılması gereken büyük bir emanettir.
Bu yüzden eylül sonlarında balık tezgâhlarının önünden geçerken yalnızca fiyat etiketlerine bakmayalım.
Balığın nereden geldiğine, hangi mevsimde olduğuna, yasal ölçülere uygun olup olmadığına ve soframıza hangi şartlarda ulaştığına da bakalım.
Çünkü denizin bereketi, ağın dolmasıyla değil; denizin yarın da balık verebilmesiyle ölçülür.

Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Yayın Kurulu Üyesi-Denetmen

Paylaş
Etiketler: #aşçı#dil balığı#Eylülayı#eylülbalıkları#göçyolları#habitat#kaçakavcılık#lagos#levrek#TarımveOrmanBakanlığı#tezgâhlaradanaağakdenizbalıklarBarbunçipuraekosistemistanbulİstavritkaradenizKarideslüfermarmaramersinmevsimpalamutSardalyatekirtüketicitürkiye
Önceki Yazı

Aşkın Vakti

Sonraki Yazı

Sabah Sütü

Mehmet GÖKSELLİ

Mehmet GÖKSELLİ

İlişkili Yazılar

Toplumun Görünmeyen Yaraları
Ekonomi

Toplumun Görünmeyen Yaraları

29 Eylül 2026
5k
Zamanın Uğramadığı Yer
Doğa-Çevre

Zamanın Uğramadığı Yer

29 Eylül 2026
5k
Eğitim & Kültür

Anla-tabilmek Anla-yabilmek

27 Eylül 2026
5k
Birbirimizi Duymuyoruz,  Çünkü Dinlemiyoruz
Mehmet GÖKSELLİ

Birbirimizi Duymuyoruz, Çünkü Dinlemiyoruz

26 Eylül 2026
5k
Sonraki Yazı
Sabah Sütü

Sabah Sütü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap