Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Eylül 26, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Mehmet GÖKSELLİ

Birbirimizi Duymuyoruz, Çünkü Dinlemiyoruz

Mehmet GÖKSELLİ Yazar Mehmet GÖKSELLİ
26 Eylül 2026
Mehmet GÖKSELLİ, Psikoloji, Sosyoloji
0
Birbirimizi Duymuyoruz,  Çünkü Dinlemiyoruz
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Empatiyi kaybettiğimizde yalnızca karşımızdaki insanı değil, toplum olarak birbirimizi de kaybetmeye başlarız.
Bir sabah trafikte korna sesleri arasında ilerliyorsunuz. Önünüzdeki araç birkaç saniye gecikiyor. Arkadaki sürücü sabırsızlanıyor, korna çalıyor. Bir başka gün markette sırada beklerken biri önünüze geçiyor ve tartışma çıkıyor. İş yerinde bir arkadaşınızın dalgınlığını “ilgisizlik”, sokakta bir insanın öfkesini “saygısızlık”, bir öğrencinin sessizliğini “tembellik” olarak yorumlayıveriyoruz.
Çoğu zaman karşımızdaki insanın hikâyesini bilmeden onun hakkında hüküm veriyoruz.
Belki de çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından biri tam burada başlıyor: Birbirimizi anlamadan birbirimizi yargılıyoruz.
Empati, bir başkasının yaşadığı duyguyu birebir yaşamak değildir. Onun yerine geçmeye çalışmak, olaylara yalnızca kendi penceremizden bakmamak ve “Ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim?” sorusunu sorabilmektir.
Fakat günlük hayatın telaşı içinde bu basit soruyu giderek daha az soruyoruz.
Herkesin acelesi, herkesin haklılığı var
Modern hayat bizi hızlandırdı. Daha hızlı çalışıyor, daha hızlı tüketiyor, daha hızlı iletişim kuruyoruz. Mesajlara hemen cevap vermek, haberlere anında ulaşmak, düşünmeden tepki vermek neredeyse normalleşti.
Bu hızın içinde dinlemek zorlaştı.
Çünkü dinlemek zaman ister. Anlamak sabır ister. Empati ise kişinin kendi doğrularını bir süreliğine kenara bırakmasını gerektirir.
Oysa bugün çoğu tartışmada karşımızdakinin ne söylediğini anlamaktan çok, ona ne cevap vereceğimizi düşünüyoruz. Bir insan derdini anlatırken onun cümlesinin bitmesini beklemiyor, kendi savunmamızı hazırlıyoruz.
Böylece iletişim, karşılıklı bir anlayış alanı olmaktan çıkıp bir haklılık yarışına dönüşüyor.
Herkes kendisini anlatıyor.
Ama kimse gerçekten dinlemiyor.
Sosyal medya bizi birbirimize yaklaştırırken neden uzaklaştırıyor?
Teknoloji sayesinde dünyanın öbür ucundaki insanla saniyeler içinde iletişim kurabiliyoruz. Fakat aynı masada oturduğumuz insanın yüzüne bakmayı unutabiliyoruz.
Sosyal medya, hayatımıza büyük imkânlar kattı. Ancak dijital ortamın önemli bir özelliği, karşımızdaki insanın yüzünü, ses tonunu ve duygusal tepkisini çoğu zaman ortadan kaldırmasıdır.
Ekranda yalnızca bir yorum görüyoruz.
O yorumun arkasındaki insanı değil.
Bir cümleye kızıyoruz; fakat o cümleyi yazan kişinin neden öyle düşündüğünü merak etmiyoruz. Bir fotoğrafa bakıp bir hayat hakkında karar veriyoruz. Bir paylaşımı görüp bir insanın karakterini birkaç saniyede tanımladığımızı düşünüyoruz.
Oysa insan, birkaç cümleden ibaret değildir.
Her insanın görünmeyen bir tarafı vardır: yaşadığı kayıplar, korkuları, ekonomik sorunları, ailevi meseleleri, hayal kırıklıkları ve kimseye anlatmadığı mücadeleleri…
Biz çoğu zaman insanların yalnızca davranışını görüyor, davranışın arkasındaki nedeni görmüyoruz.
Empati zayıfladığında toplum sertleşir
Empati yalnızca bireysel ilişkilerin değil, toplumsal hayatın da temel unsurlarından biridir.
Bir sürücünün yayaya, işverenin çalışanına, öğretmenin öğrencisine, ebeveynin çocuğuna, gencin yaşlıya, sağlıklının hastaya yaklaşımında empati vardır.
Empati azaldığında ise toplumsal hayatın dili sertleşir.
İnsanlar birbirini dinlemek yerine etiketlemeye başlar. Farklı düşünceler tehdit gibi algılanabilir. Hatalar karşısında ikinci bir şans vermek yerine hemen mahkûm etmeye yöneliriz.
Üstelik bu durum yalnızca yetişkinlerin dünyasında kalmaz.
Çocuklar, büyüklerin birbirine nasıl davrandığını izleyerek büyür.
Evde birbirini dinlemeyen ebeveynleri, okulda birbirine tahammül etmeyen öğrencileri, sokakta en küçük anlaşmazlıkta yükselen sesleri gören bir çocuk, çatışmayı çözmenin yolunu zamanla bu davranışlarda arayabilir.
Bu nedenle empati bir “kişisel gelişim tavsiyesi” olmaktan çok daha fazlasıdır.
Bir toplumun birlikte yaşayabilme kapasitesidir.
Belki de ihtiyacımız olan şey biraz daha yavaşlamak
Bazen büyük toplumsal sorunların çözümünü çok büyük kavramlarda arıyoruz.
Oysa değişim, gündelik hayatın küçük davranışlarında başlayabilir.
Bir insan konuşurken telefonumuzu masaya bırakmak…
Bize ters gelen bir düşünceyi hemen küçümsememek…
Bir hata yapan insanı tek bir hatasıyla tanımlamamak…
Yaşlı birinin neden yavaş yürüdüğünü düşünmek…
Bir çalışanın neden verimsiz göründüğünü sormadan önce onun hayatında neler olduğunu merak etmek…
Çocuğumuzun davranışına kızmadan önce ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmak…
Ve belki de en önemlisi, her tartışmada son sözü söylemek zorunda olmadığımızı kabul etmek.
Çünkü empati, “Sen haklısın, ben haksızım.” demek değildir.
Empati, “Senin neden böyle düşündüğünü anlamaya çalışıyorum.” diyebilmektir.
Bu cümle, anlaşmazlıkları ortadan kaldırmayabilir. Ama anlaşmazlığın düşmanlığa dönüşmesini engelleyebilir.
Birbirimize ihtiyacımız var
Toplum dediğimiz şey, aslında birbirini hiç tanımayan milyonlarca insanın aynı hayatı paylaşma çabasıdır.
Aynı sokaklardan geçiyor, aynı kaldırımları kullanıyor, aynı şehirlerde yaşıyor, aynı geleceği çocuklarımıza bırakıyoruz.
Bu nedenle birbirimizi anlamaya çalışmak bir lüks değildir.
Birlikte yaşamanın şartıdır.
Belki bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
Son zamanlarda kaç kişiyi gerçekten dinledik?
Kaç kişinin sözünü kesmeden, telefonumuza bakmadan, cevap hazırlamadan dinledik?
Kaç kez “Ben olsam ne yapardım?” yerine “O neden böyle yapmak zorunda kaldı?” diye düşündük?
Bazen toplumu değiştirmek için büyük cümlelere ihtiyacımız yoktur.
Bir insanı yargılamadan önce birkaç saniye durmak bile yeterlidir.
Çünkü belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey daha fazla konuşmak değil, birbirimizi yeniden duyabilmek.

Sağlıcakla kalın.

Mehmet GÖKSELLİ

Editör-Yazar-Yayın Kurulu Üyesi-Denetmen

Paylaş
Etiketler: #birbirimiz#DijitalOrtam#ekenomik#hayalkırıklıkları#saygısızlık#SosyalMedyaçağebeveynempatihikayeiletişimİlgisizliklüksmesajmodernşehirlerteknolojitembelliktrafik
Önceki Yazı

Şükreden Gönül

Sonraki Yazı

Gidenin Ardında Kalan

Mehmet GÖKSELLİ

Mehmet GÖKSELLİ

İlişkili Yazılar

Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?
İsmail YAMAN

Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?

26 Eylül 2026
5k
Yazık Oldu Denizlere
Ekonomi

Yazık Oldu Denizlere

24 Eylül 2026
5k
Ekranın Ötesindeki Toplum
Mehmet GÖKSELLİ

Ekranın Ötesindeki Toplum

24 Eylül 2026
5k
İnsan İnsana Neden Bu Kadar Uzak?
Mehmet GÖKSELLİ

İnsan İnsana Neden Bu Kadar Uzak?

23 Eylül 2026
5k
Sonraki Yazı
Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?

Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap