Coğrafya kaderdir…
Sabret şükret acizsin… Coğrafya kaderdir.
Güneş bana batarken sana doğuyor ben yıkılırken sen kalkıyorsun. Dünyanın şekli yuvarlak olduğu için bana gece sana gündüz sunuyor güneş… Acizim de diye acizliğini anla diye coğrafi şekiller… Osmanlı ticaret yollarıyla geçiniyordu, yeni yollar bulununca eski yollara ihtiyaç kalmadı. Zengin Osmanlı oldu fakir Osmanlı… Ve yıkıldı Osmanlı acizdi, Osmanlı tesadüf değildi, ekonomi ayağa kalkışın alametlerini de yıkılışın işaretlerini de taşır…
Tahterevalli mantığı ile bak… Ben zenginleşirken sen fakirleşiyorsun darlıkla ve bollukla imtihan da kaderdir… Ama darlıkla imtihan olanın seçimleri de darlıkla imtihana sebeptir…
Coğrafya kaderdir…
Ne güzel bir söz bu… Ne güzel bir izah getirmiş tarihi olaylara İbn-i Haldun. çünkü “Coğrafya kaderdir” sözü, bazı popüler metinlerde İbn Haldûn’a dayandırılmaktadır.
Coğrafya kaderdir…
Kader ezelde ilimde var olan bir plandır. Bilinmek istedi ve yarattıklarının şekilleri yani coğrafyası bile tesadüf değildir. Allah alimdir yaratılan öğretmenliğe emanetçidir, görevlidir, öğrenci ol her yaratılana… Bilim nükleer sundu insana… Teknoloji binlerce insan emeğini bir anda başaran motorlar ve motorlu icatlar… Kimyasal biyolojik askerler sundu. Hz İbrahim’in topal sineği Nemrudu mağlup etti… Galip olmak istiyorsan Nuh gibi gemili ol, Musa gibi asalı ol. Görüntülü konuşma imkanı sunuldu insana bilim Samed’in elidir…
Coğrafya kaderdir…
Zaman zaman popüler medyada ya da günlük konuşmalarda “coğrafya kaderdir!” sözünün öne çıkarıldığı görülmektedir. Bu söz çoğunlukla bir coğrafyada ya da daha sınırlı bir alan olarak bir ülkede yaşamanın ne kadar kritik, önemli ve hatta imtiyazlı olduğunu vurgulamak için kullanılmaktadır.
Gemi de kaderdir… Tufana teslim olacaktı ihlaslılar da gemi olmasa da… Acizim de ilim-Bilimdir güçlü olan de… Yani Allah yani esma sahibidir güçlü de ve sığın dua et… O Razzak ona sığın…
Modern zamanlarda İslam coğrafyası genelde “Orta Doğu”, “Orta Asya”, “Ön Asya” gibi kavramlarla nitelenmiş ve bu kullanım Müslüman dünya tarafından da benimsenmiştir. Medeniyet ve güç unsurlarının yer değiştirdiği ve dünyanın ağırlık merkezinin Batı’ya kaydığı son birkaç yüzyıllık süreçte dilde ve düşüncede “Avrupa Merkezci” bir politik-ontolojinin egemen olduğu bir gerçektir.
İklimler teorisinde, insanların bedensel ve ahlakî özelliklerinin coğrafyanın etkileri ile oluştuğunu ileri sürer İbn Haldûn… İklimler örtünme emrine şekil kazandırıyor…. Kınayan kınamasın “Kara çarşafı” kınayan kınamasın…
Evet… İbn Haldûn, coğrafyanın ilkeleri ile tarihin ve toplumun ilkelerini ayırmakta, insanın uyum sağlayan bir canlı olmasının yanında dönüştüren etkin bir varlık olduğu düşüncesini savunmaktadır…
Evet…Tarihsel ve toplumsal alanda ise beşerî etkenler üzerinde durur. Buna göre tarihsel ve toplumsal dönüşümler, beşerî etkenlerle oluşur. Asabiyet, geçim kaynakları, meslekler, gelenekler, siyaset ve inanç toplumların davranışlarını ve hayatını belirler… İbn-i Haldun’a göre
“Oğlu bankadan faizle kredi çekeceği esnada annesinin bir ki altın bileziği çalınmış; yani anne evladına bile borç vermez olmuş. Allah faizi haram kıldığında komşu bile komşuya borç para veriyordu veya bir çuval un veriyordu. “Düşmez kalkmaz bir Allah diyordu.” Ehven-i şer oldu faizli kredi almak de artık…
Adam içki içeceği zaman ya sahteyse diye de düşünür oldu… İçki, kumar. fal zararlı diyebiliyor 9 yaşındaki çocuk bile, çok çok anlaşılır oldu artık… Dolandırıcılık da çok çok anlaşılır oldu artık… Öğretmen okulda, anne evde öğretiyor çünkü bunları…
Mekânın Kimlik Ve Zihniyet Oluşumundaki Etkileri inkar edilemez “aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış”… Huri inancının oluşması da bu türdendi. Ayetin tefsirine dayanıyor yani ilgili ayetin üzümden bahsetmiş olması da mümkün… Kelime kargaşası yaşanmış da olabilir…
Kilise “Oğul” inancı ile bir çatı oluşturdu… Kur’an da hane bir çatıdır ama günümde çekirdek aile esası yargı demokrasi ile hanedanlık kovuldu, çatı daralıyor. “Kazan-kazan” çatış blok kuruluyor ancak zamanda…”kazandırmıyorsan defol” deniliyor, zekat bağı koptu… Zekat öldü… Namaz bağı canlı ama ihlasla namaz kılmak zor…kalpler mühürlü…hac-Oruç Allah’la bağ mı adet mi… Başka amaçlı mı sorgulanmalı… Şehadet ırkçılık olmuş. Arap ırkçılığı, marifet-i Muhammed’dir asıl ölçü ve elçi… Kabe ilk kıblemiz değildi… Çünkü kıymetli olan ezeli orandır… Kabe ise Hz İbrahim’in yaptığı bir mekan… Hz İbrahim’in marifetiydi onu kıymetlendiren… Ama putlar 363 put vardı içinde… İnsan Allah’ın yarattığıydı ama put sevgisidir. İhlassızlık cehenneme girmesine sebep, çünkü adillik yasadır bu varlıkta…
Coğrafya kader değildir. Aslında hiçbir şey kader değildir. Bilim, bu tür yaklaşımları kabul etmez. Bilim, gözleme ve deneye dayanır diyenler de var. Çünkü teknoloji değiştiriyor kaderi de… Arabistan bile klimalı evlere sahip…
Füzeler kıtalar ötesine ulaşıyor günümüzde…
Hava taşımacılık da alternatif kara yolculuğuna…















