Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Eylül 26, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Eğitim & Kültür

Bilmek İçin Elenmesi Gereken Çok Fazla Şey Olduğunu Anladığın An

Leyla DİKMEDAŞ Yazar Leyla DİKMEDAŞ
26 Eylül 2026
Eğitim & Kültür, Genel Eğitim, Leyla DİKMETAŞ
0
Bilmek İçin Elenmesi Gereken Çok Fazla Şey Olduğunu Anladığın An
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

İnsan, bilmediğini fark ettiğinde öğrenmeye başlıyor sanırdım. Oysa zamanla başka bir şeyin daha doğru olduğunu anladım: Bazen asıl başlangıç, bildiğimiz sandığımız şeylerin ne kadarını elememiz gerektiğini fark ettiğimiz andır.

Her gün yüzlerce cümleyle karşılaşıyoruz. Bir haber, bir yorum, bir görüntü, bir istatistik, bir uzman görüşü, bir arkadaşın kanaati, bir başkasının öfkesi… Hepsi aynı ekranın içinde, aynı ağırlıkta, aynı hızla önümüze düşüyor. Zihnimiz ise bütün bunları birbirinden ayırmak zorunda kalıyor.

Bir süre sonra insanın önünde garip bir soru beliriyor:

Gerçekten neyi bilmek istiyorum ve bunun için önce neleri bilmiyormuş gibi kenara koymam gerekiyor?

Bilgi; kalabalığının içinden geçip gerekli olanı seçebilmektir.

Çünkü her bilgi kıymetli değildir.

Bazı bilgiler yalnızca dikkatimizi tüketir. Bazıları bizi ilgilendirmeyen tartışmaların içine çeker. Bazıları doğru olsa bile bizim hayatımız açısından hiçbir anlam taşımaz. Bazıları ise yanlış olduğu için değil, eksik olduğu için yanıltır.

Bir de insanın kendi içinde taşıdığı fazlalıklar vardır.

Ön kabuller.

Alışkanlıklar.

Korkular.

Başkalarından miras alınmış kanaatler.

“Böyle gelmiş, böyle gider” cümlesinin rahatlığı.

Çocukken doğru kabul ettiğimiz ve yetişkin olduğumuzda hiç yeniden sorgulamadığımız hükümler…

Bunların hepsi zihnin raflarında durur. Üstelik çoğunun üzerinde “bunu neden düşünüyorum?” etiketi bile yoktur.

Bilmek için önce bunların bazılarını raftan indirmek gerekir.

Bu yüzden gerçek anlamda öğrenmek, bazen eklemekten çok çıkarmaktır.

Bir düşüncenin yanlış olduğunu öğrenmek kadar, o düşünceyi neden doğru sandığını öğrenmek de önemlidir. Bir haberin gerçeğini araştırmak kadar, o habere neden hemen inandığını fark etmek de…

Çünkü insan yalnızca dünyayı anlamaya çalışmaz; aynı zamanda kendi bakışının sınırlarını da anlamaya çalışır.

Belki olgunluk biraz da budur.

Her konuda bir fikrinin olması değil, bazı konularda henüz yeterince bilmediğini söyleyebilmek.

Bir tartışmayı kazanmak için değil, gerçeği bulmak için soru sormak.

Kendi düşüncesine yöneltilen itirazı kişisel bir saldırı gibi görmemek.

Ve en önemlisi, insanın zaman zaman kendisine şu soruyu sorabilmesi:

“Ya yanılıyorsam?”

Bu soru kolay değildir. Çünkü insanın egosuna değil, merakına hizmet eder.

Hızlı karar vermemiz, hızlı yorum yapmamız, hızlı taraf olmamız bekleniyor. Sessizlik bile bazen bilgisizlik gibi algılanıyor.

Halbuki bazı sessizlikler bilgisizlikten değil, düşünme ihtiyacından doğar.

Bazen “Bilmiyorum” demek, uzun uzun konuşmaktan daha dürüsttür.

Bazen bir konu hakkında görüş belirtmemek, o konuyu önemsememek değil; yeterince anlamadan hüküm vermeyi reddetmektir.

Ve bazen bilginin ilk işareti, insanın cümlesinin sonuna kesinlik işareti koyamamasıdır.

Bir noktadan sonra insan şunu fark ediyor:

Hayat, bize her şeyi bilme fırsatı vermiyor.

Zaman sınırlı.

Dikkat sınırlı.

Ömür sınırlı.

O halde mesele, mümkün olan her şeyi bilmek değil. Neyin bilinmeye değer olduğunu ayırt edebilmek.

Bunun için de elemek gerekiyor.

Gürültüyü elemek.

Gösterişi elemek.

Önyargıyı elemek.

Başkasının korkusunu kendi düşüncemiz sanmayı elemek.

Kalabalığın kanaatini hakikat zannetmeyi elemek.

Ve belki en zorunu: Kendi zihnimizin bize kurduğu rahat hikayeleri elemek.

Çünkü bazen gerçeğe ulaşmanın önündeki en büyük engel cehalet değildir.

Fazla bilgidir.

Daha doğrusu, birbirine karışmış fazla bilgidir.

Gerçek ile yorumun, veri ile kanaatin, deneyim ile genellemenin, eleştiri ile öfkenin birbirine karıştığı bir dünyada insanın en büyük ihtiyacı belki de yeni bir şey öğrenmekten önce zihninde bir temizlik yapmaktır.

Sonra geriye kalanlara bakmak.

Hangisi gerçekten benim?

Hangisi doğru?

Hangisi kanıtlanabilir?

Hangisi sadece bana tanıdık geliyor?

Hangisini sırf herkes söylediği için doğru kabul ediyorum?

Ve hangisini artık bırakmam gerekiyor?

İşte insanın “bilmek” dediği şey belki tam o noktada başlıyor.

Her şeyi bilmek mümkün değil.

Ama neyi bilmeye değer bulduğumuzu, neyi sorgulamamız gerektiğini ve hangi düşünceleri geride bırakmamız gerektiğini öğrenmek mümkün.

Belki bilgelik de budur:

Zihnini bilgiyle doldurmak değil, hakikatin duyulabilmesi için gereksiz olanı susturmak.

Ve insanın hayatında bazı anlar vardır.

Biriktirmeyi bırakıp elemeye başladığı anlar.

Her cevaba sarılmak yerine doğru soruyu aradığı anlar.

Kendi doğrularından bile şüphe edebildiği anlar.

İşte o an, insan belki daha az şey bildiğini düşünür.

Ama aslında ilk kez gerçekten bilmek için yer açmıştır.

Sağlıcakla.

Paylaş
Etiketler: başlangıçbilgiBilmekekrangörüntühaberİstatistiköfkeyorum
Önceki Yazı

Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?

Sonraki Yazı

İnce Bir Duygu

Leyla DİKMEDAŞ

Leyla DİKMEDAŞ

İlişkili Yazılar

Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?
İsmail YAMAN

Engelli Vatandaşın İkinci Engeli: Bürokrasi mi?

26 Eylül 2026
5k
Gidenin Ardında Kalan
Edebiyat

Gidenin Ardında Kalan

26 Eylül 2026
5k
Din ve Ahlak

Şükreden Gönül

25 Eylül 2026
5k
Göğ (Yeşil) Domates Yemeği
Eğitim & Kültür

Göğ (Yeşil) Domates Yemeği

24 Eylül 2026
5k
Sonraki Yazı
İnce Bir Duygu

İnce Bir Duygu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap