Hurda Sandık
Alevler, kâgir evden geriye külleri bırakmıştı. Yaşanmış onca anılar, bir anda yok olmuş ve antikalar, kayıplara karışmıştı. Dede, küllerde yanmış,...
Devamını Oku\n\n
Alevler, kâgir evden geriye külleri bırakmıştı. Yaşanmış onca anılar, bir anda yok olmuş ve antikalar, kayıplara karışmıştı. Dede, küllerde yanmış,...
Devamını OkuBayramlıklarını denemiş ve beğenmişti. Takım elbiselerini salona asmış, ayakkabılarını da elbiselerinin altına koymuştu. Annesi; bu bayram başka bir hazırlık da...
Devamını OkuAşılı fidanları kopartmaya eli gitmedi. İçi ürperdi, yapmamalıyım, dedi. Çok iyi de satılsa huzursuz oldu, suçluluk duygusu yaşadı. Fidanı bırakıp...
Devamını OkuSağlık memuru; uzun boylu ve güler yüzlüydü. “Bugün de gülelim. Neşeli ol ki, şen kalasın,” derdi. Ağzından kötü söz çıkmazdı....
Devamını OkuKar bahçeyi örttüğü halde, lahana aklındaydı. Lahana sarmasını bugün yarın diyerek ertelense de yapraklarını kırmayı sayıklıyordu. Sarma için hazırlığa başlamıştı....
Devamını OkuSarı çehresiyle kara sakalı, tezat teşkil ediyordu. Tamirciye yaklaştığında bir anda soluk alışverişi sıklaştı. Elimden bir kaza çıkacak, der gibiydi....
Devamını OkuAdı tahta köprüye çıkmıştı. Kalaslardan oluşan, böyle bir köprüye, “ahşap köprü” demek daha doğruydu. Çünkü kalaslar düzenli hale getirilmiş ve...
Devamını OkuKeresteci, enine ve boyuna bir adamdı. Kasabalı ona “Kereste” ismini yakıştırmıştı. Kereste, akşam yemeğinden sonra, tekelin yanındaki parka gitti. Kaldırımda...
Devamını OkuSoluk soluğaydı, elbiselerini değiştirip önlüğünü giydi. Tozdan korunmak için, ofisin kapı ve penceresini açtı. Yanında biten çocuğun, amca yarım çuval,...
Devamını OkuBıçağımız köreldiğinde, çavuşa giderdik. Çavuş bıçağı, kösele taşında, biletir ve adeta yenilerdi. Çavuş, Kasabada “kösele” diye çağrılırdı. Kösele, Kasabamızın renkli...
Devamını OkuNe işim var isanların arasında, diye düşündü. Kalkarken sendeledi, ambulansın sireni kulağını tırmaladı. Soğuk suya atlamış gibi titredi. Perdeyi araladı...
Devamını OkuKuşluğa doğru, bir ağız daha ekmek çıkartmış ve çevreye un kokusu yayılmıştı. Karşı bakkalın çırağı eşikten, güçlükle adımını attı ve...
Devamını OkuSelim, ürünlerine toz kondurmaz, pastalarım, baş tacımdır, derdi. Pastalarını kazara beğenmezsen, sana küserdi. Ürünleri onun için lezzet abidesiydi. Abidelerini sıralar,...
Devamını OkuAsırlık ev, yığma taş duvarlarıyla, “konak” unvanı kazanmıştı. Taş duvarda pencere bir taştı. Taşı kaldırırsan açılan pencere, taşı yerine koyarsan...
Devamını OkuEnkaz; yıkıntı yığınıydı… Öyle bir yığın ki yaşamın anlamını yitirdiği an ile ilgili çöplüktü… Enkazda kalıp umutla yanıp tutuşuyorsun. Yaşadıklarınla,...
Devamını Oku
BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU
INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing
Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.