Dilimizle elimizin uyumunu sağlarken, yaşantımızla ilgili düzenimizi kurarız. Mevsimlere nağmeler düzer, uzaktan da olsa selamlarız. Elimizin geleceğimizle beraberliğini isteriz.
Boş kalmasın dilimiz, durmasın çözsün hayatın sırrını.
Toprağın yeşereceğini, üretimin artacağını, söylesin dilimiz, uygulama yolunda tüm çabasını göstersin elimiz.
Şehirde yaşam desin, dilimiz, çiçeği saksıda büyütme imkânı bulsun elimiz. Dilimiz söylediğine mahcup elimiz yaptığıyla gurur duysun.
Dilimiz ayrı yönde, farklı olayları fatura etmekte, elimiz ne yaptığını bilmeden, kendini korumaya almakta. Söylem kadar yapılanda farklı gerçekleşmekte.
Beyaz sayfaya dökülen, kelimelerin ruhunu bünyeye göre düzenleyen, elimize tüm işlerliği yükledik. Yanlışsız olsun aradık, ama kontrolde tutmadık. Hayaller peş peşe savruldu ve elimiz boş kaldı. Git desen gidemez, yap desen yapamaz. Eller hazin, ruh perişan oldu yazık.
Dilimizle elimizi birbirine ters yönlü çekiştirdiler. Birlikte olmanın mutluluğunu tatmadılar. Her biri bir tarafta düşüncesizce hareket etti.
Dilim döndü, bahçeye ve sebzenin atmosferine. Elimiz yılmadı, sebzesini yetiştirdi, bahçesini albenili hale getirdi. Yardımcı aletleri kattı hesaba, kapı ve pencere önlerini çiçeklerle donattı. Gül karanfil ve hanımeli.
Dilimiz ümit var oldu. Dert yüklemedi kelimelere, cümlelerle bütünleşti. Elimiz aletleriyle sarsıldı ve gün boyu çalıştı. Evimiz meyve ağaçları arasında kendini gösterdi.
Şehir dedi dilimiz, cadde kenarında evimiz. Yaparak yaşayarak, ortaya çıktı hayat denilen ömür. Ömür denilen hayatın dilimini anlattı dilimiz. Boş durmadı elimiz, yeni bir güzellik atmosferi yarattı. Adeta bir sanat eseri gibi konak çıktı ortaya.
Farklılığa “sanat” dedik ve dilimizle onayladık. Dilimize sağlık dedik. Denileni değer bilerek yaptık. Düşünmemek olamaz diye, pozitif davranış gösterdik.
Dilimiz söyledi, güldük ve anlaştık. Konuştuk uzun uzun masanın başında ve meyve ağaçları arasında. Sabah kahvaltı ve öğle yemeği yerini söylemine kattı dilimiz. Elimiz gerçekleştirdi.
Edebi yazılar ve şiirlerle şenlense dilimiz, ona uygun tablolar resmetse elimiz ve sonuçta emir veren beynimiz.
Dilimiz ve elimiz, kültürel hat üzerinde, mutlu olsun barınağımız.
Sağlıkla geçen günlerimiz.
Hasan TANRIVERDİ














