Hani beni benden iyi tanırdın?
Hani iyiliğim için en iyisini bilirdin?
Hani söylemediklerimi duyardın?
Hani yapacaklarımı benden önce bilirdin?
Şimdi
Sana çığlık çığlığa söylediklerimi,
Duyuyor musun?
İçim yanarken sustuklarımı
Hissediyor musun?
Canım acıyor anne!
İçim yanıyor anne!
Sana ihtiyacım var anne!
Nefes alamıyorum anne!
Adım atamıyorum anne!
Duyamıyorum anne!
Hayatta kalmak için,
Varlığına muhtacım anne!
Hep var ol!
Hep yanımda ol!
Annem!
Sesim sana değiyor mu
Yoksa rüzgârda savrulup
Kayboluyor mu kelimelerim?
Ben hâlâ o küçük çocuğum,
Dizlerim kanadığında
Kapına koşan…
Bir bakışınla iyileşen,
Bir dokunuşunla
Dünyayı unutan…
Şimdi büyüdüm derler ya,
İnanma anne…
İçimdeki çocuk
Hâlâ sen diye ağlıyor geceleri.
Karanlık çöktüğünde
Yolumu kaybediyorum,
Sesini duymayınca
Kendimi eksik hissediyorum.
Ellerin nerede anne?
Saçlarımı okşayan,
“Geçer” diyen o sıcaklık
Nerede?
Ben güçlü değilim sandığın kadar,
Sadece yokluğuna
Alışır gibi yapıyorum…
Ama her defasında
İçimde bir şey
Sessizce kırılıyor.
Gel…
Bir kez daha sar beni,
Bir kez daha “buradayım” de…
Çünkü ben,
Ne kadar büyürsem büyüyeyim
Senin varlığınla tamamım anne…























