Yazarlık serüvenime 2006 yılında başladım.
Masada oturup ahkâm kesmek yerine, halkın arasında, gerçeğin tam ortasında yer aldım.
Kendi haber sitemi kurdum, gazetemi çıkardım. Yetmedi; sesim daha uzaklara ulaşsın diye radyomu kurdum.
Çünkü amacım görünmek değil; görülmeyeni göstermek, duyulmayanı duyurmak, konuşulamayanı haykırmaktı.
Bugün bazıları teknolojinin arkasına saklanıyor. Ancak bilsinler ki teknoloji sadece bir araçtır. Kalem ise karakter ister! Biz yazarlar için yeni teknoloji, yapay zekâ sadece bir yardımcıdır.
Kalem dediğin şey; yürek, bedel ve duruş ister!
Bazıları konuşur, bazıları susar, bazıları ise yazar.
Öyle yazar ki; kelimeleri satır olmaz, manşet olur, vicdan olur, çığlık olur, milletin sesi olur!
2006 yılında bu yola çıktım. Yıllarca çeşitli haber sitelerinde yazdım, kendi haber sitemi ve gazetemi kurdum, radyomu açtım.
Kalemim hiçbir zaman kiralık olmadı, satılık olmadı, eğilmedi, bükülmedi, korkmadı.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış dedim.
Bu yolda Tarafsız yazarlık yaptığım için zorlandım; gazetelerim, haber sitelerim ve radyolarım’ı dondurmak zorunda kaldım. Bu süreçte bir süre ara vermek zorunda kaldım.
Bu dünyada adalet geç de olsa tecelli eder.
Allah’ın adaleti mutlak surette yerini bulacaktır.
Emeklerim asla yerde kalmayacak.
Bugün ardıma baktığımda binlerce yazı, milyonlarca kelime ve dimdik ayakta duran bir adam görüyorum: İsmail Yaman.
Arkamdan konuşanlar ve kıskananlar çoktur.
Varsın konuşsunlar, varsın kıskansınlar.
Elemtere fiş, kem gözlere şiş.
Ben kalemi elime aldığımda takvimler 2006’yı gösteriyordu.
Ne yapay zekâ ne de bugünkü kolaylıklar vardı.
Gecemi gündüzüme kattım çünkü bu iş hobi değil, memleket meselesi!
Her eline kalem alan bu yolda yürüyemez; yarıda kalır, savrulur.
Benim kalemim de karakterim de değişmez.
Kalemimde alın teri ve gözyaşı var, en önemlisi ise memleket sevdası var.
Yanımda olan kazandı; gazeteleri, siteleri oldu.
Unutanlar da oldu mu? Oldu. Varsın olsun. Bir kişinin çıkıp “Senin sayende yazar oldum, sağ ol” demesi yeter bana.
Ben şimdi yeni bir haber sitesi kuruyorum.
Yanımda ilerleyen günlerde güçlü kalemler elbette olacak. Bu sefer ses daha gür çıkacak!
Ama bilsinler: Göz yorulur, beden yorulur fakat yürek yorulmaz! Kalem susmaz. Ben yazacağım.
Ve unutmasınlar ki bu iş öyle herkesin harcı değildir. Kalem dediğin; omurga, duruş ve gerekirse bedel ödeyecek yürek ister. Ben o bedeli çoktan ödedim.
Bugün susanlar yarın konuşacak yer arar, bugün eğilenler yarın doğrulacak yüz bulamaz. Ama ben ne eğildim ne sustum.
Ben bu yola hevesle değil, hesapla değil, iradeyle çıktım.
Kalemimle kimseye eyvallahım olmadı, olmayacak.
Bu masada herkes konuşur ama son sözü her zaman yazabilen söyler. Ve ben o sözü yazmaya devam edeceğim.
Çünkü bazı insanlar ölmeden efsane olur; bazı kalemler susmadan tarih yazar. Ve ben Allah izin verdiği sürece bu millet için, bu devlet için yazmaya devam edeceğim.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















