Avşar’ın yolları sadece asfalt değil, hatıralarla, emekle ve insanlıkla örülüdür. Bu yolların en bilinen yolcusu değil, en kıymetli emektarıdır Tuncay Öztürk. Onu anlatmaya “taksici” demekle başlamak mümkün ama orada kalmak büyük haksızlık olur. Çünkü o, direksiyon başında geçen yarım asrın sadece bir şoförü değil; bir gönül insanı, bir öğretici ve bir güven kapısıdır.
Tuncay Öztürk denince Avşar’da akla ilk gelen şey mesleki ustalığıysa, hemen ardından gelen ise insanlığıdır. Merhameti, anlayışı ve yardımseverliğiyle tanınan bu isim, direksiyon başında sadece yolcu taşımaz; dert dinler, umut verir, bazen bir kardeş, bazen bir evlat, bazen de bir dost olur. Onun arabasına binen herkes bilir ki o yolculuk sadece bir noktadan diğerine gitmek değildir; bir güven duygusunun içinde ilerlemektir.
Çocukluğundan bu yana direksiyon başında olan Tuncay Öztürk, adeta “çekirdekten yetişme” bir ustadır. 50 yılı aşan tecrübesiyle yolların dilini çözmüş, insanın halinden anlamayı ise hayat felsefesi haline getirmiştir. Şoförlüğü sadece bir meslek olarak değil, bir ahlak ve disiplin meselesi olarak görür. Bu yüzden yetiştirdiği her çırak, sadece araba kullanmayı değil; sabrı, saygıyı ve meslek onurunu da öğrenir. Avşar’da bugün direksiyon başında olan pek çok kişinin hikâyesinde onun izi vardır. Nice gence meslek öğretmiş, onları hayata hazırlamış, ekmek kapısı açmıştır. Onun için “usta” demek, sadece teknik bilgiyle sınırlı değildir; o, aynı zamanda bir yol göstericidir.
Sakinliği ve güler yüzüyle tanınan Tuncay Öztürk, en zor anlarda bile soğukkanlılığını koruyan bir karakterdir. Trafiğin karmaşasında bile iç huzurunu kaybetmeyen, yolcusuna güven veren bu duruş, onu sıradan bir şoförden ayırır. Belki de bu yüzden, Avşar’da “Tuncay Öztürk” ismi bir meslekten çok bir marka, bir güven sembolü haline gelmiştir. Bugün onun adı sadece Avşar’da değil, onu tanıyan herkesin hafızasında saygıyla yer bulur. Yılların yorgunluğunu değil, birikimini taşıyan bu adam, hâlâ aynı heyecanla direksiyon başına geçebiliyorsa, bu işini ne kadar sevdiğinin en açık göstergesidir. Bazı insanlar yaptıkları işle anılır, bazıları ise o işe anlam katar. Tuncay Öztürk, taksiciliğe sadece yıllarını vermemiş; ona ruh katmıştır. Ve bu yüzden, Avşar’da yollar değişse de, araçlar yenilense de, Tuncay Öztürk ismi hep aynı saygıyla anılmaya devam edecektir. Tuncay Öztürk’ün Eşi Ayşe Öztürk Gösterişten uzak, ama etkisi derin… Sessizliğiyle konuşan, emeğiyle örnek olan bir hayatın temsilcisi.
Merhamet, onun karakterinin temel taşı. İnsanlara yaklaşımındaki içtenlik ve anlayış, yalnızca ailesiyle sınırlı kalmayıp çevresindeki herkese dokunan bir sıcaklığa dönüşmüş durumda. Yardımseverliği, bir görev gibi değil; adeta yaşam biçimi. İhtiyaç duyanın yanında olmayı hiçbir zaman ihmal etmeyen, bunu da karşılık beklemeden yapan nadide insanlardan biri.
Ama Ayşe Öztürk’ü asıl özel kılan, ailesine olan sarsılmaz bağlılığı. Eşi Tuncay Öztürk ile birlikte kurduğu yuvada sevgi, saygı ve dayanışma hep ön planda olmuş. Bu sağlam temeller, çocuklarına da güçlü bir miras olarak geçmiş.
Levent, Vural, Bülent ve Rahşan… Dört evlat, dört ayrı hayat ama ortak bir değerler bütünü. Hepsinin karakterli, merhametli ve şerefli bireyler olarak yetişmesi tesadüf değil. Bu, bir annenin sabrı, emeği ve inancıyla yoğrulmuş bir başarı hikâyesidir. Ayşe Öztürk, çocuklarının yalnızca eğitim hayatlarına katkı sunmakla kalmamış; onların her başarısında yanlarında olmuş, düştüklerinde kaldırmış, yükseldiklerinde gururla izlemiştir.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, onun hayatı büyük sözlerle değil; küçük ama anlamlı dokunuşlarla örülmüş bir destan gibidir. Avşar’ın emektar isimlerinden biri olarak, bulunduğu her ortamda saygı uyandıran bir duruş sergilemiş; ardında sevgiyle anılan bir iz bırakmıştır.
Belki bir kürsüde konuşmadı, belki bir kitap yazmadı… Ama yetiştirdiği evlatlar, dokunduğu hayatlar ve taşıdığı değerlerle en güçlü hikâyeyi zaten yazdı.
Ayşe Öztürk, gerçekten de “anne gibi anne” sözünün vücut bulmuş halidir. Dolayısıyla, buradan Ahirete intikal eden Tuncay Öztürk amcamızın mekanı cennet olsun. Ayşe Öztürk ablamıza da Cenab-ı Allah uzun ömürler nasip etsin inşallah. Aynı zamanda siz değerli okurlarımıza sevgi dolu selamlarımızı iletirken; sağlık, huzur ve mutluluklar dileriz.
Mehmet GÖKSELLİ
Yardımcı Editör-Yazar-Denetmen














