Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yaralı Köpek


24 Ocak 2021 00:00

Yorum Yapılmamış

Karşıdan gelen amca, yanmış bir ağaç kütüğü taşıyor zannettik. Kardeşime “Yanmış kütükten ne olur ki” Dedim. Kardeşim daha dikkatli olmalı ki “Kütük değil, köpek” dedi.

Yaklaştım ve yanına gelmeden arabayı durdurdum. Kardeşim pencereden eğildi, “Köpeğiniz mi?” sordu. Amca, “Yaralı köpek, yol kenarında çarpmışlar, bakmayı düşünüyorum,” Dedi.

Amca “Yolun uzun sayılır. Köpek kucağında taşıyamazsın. Bırakalım,” Dedi. Köpeği gazetenin üzerine yatırdık. Geri döndük. Amca, “Allah razı olsun. Sizde büyük sevap alacaksınız,” Dedi. Kardeşim, “İstersen veterinere götürelim,” Dedi. Tekrar geri dönüp veterinere gittik.

Veteriner “Araba çarpmış, yarası var,” Dedi. Hayvanı temizledi. Yarasını dikti. Yalnız yarası büyüktü. Yani köpeğin yaşamama ihtimali de vardı. Üç saat uğraştı. Neler yapacağını anlattı. Amcayı evine bırakmak üzere köy yoluna çıktık.

Amcayı daha önceden tanıyorduk. Zayıflamış, gözleri yerinden oynamış gibi. Saç kalmamış, yüzü kırmızıdan öteye kararmış. Sırtı kamburlaşmış. Elleri o hâldeki yarılmış, yaralar olmuş ve iyileşmiş. Çok iyi niyetli olduğu belliydi.

Köpeği bakacağını söyledi ve başından geçen hikâyeyi anlattı. Evin yukarısında, dağ yolundan yaylaya giden ailenin buzağı annenin elinden kurtulunca koşuyor, oynuyor ve kaştan aşağı uçuyor. Nasıl yuvarlandıysa kayanın altına giriyor.

Güneş yeni batıyor. İnekleri topladım ve ahıra götürüyorum. Kayanın yanından geçerken, bağırdı. İrkildim, kayanın altında hayvan ne arıyor. İnekleri hanım bağladı ve hemen gidelim. Kayanın altında hayvanın ne aradığına bakalım. Elimize su ve çayır aldık.

Kayanın altına sokuldum ve kırmızı bir buzağın uzandığını gördüm. Çayırı önüne süründüm salladım. Su verdim. Yaklaşmadı, biraz daha gelse sürünse çekip çıkaracağım. Hanım gitti, sütlü un pişirdi ve geldi onu önüne yaklaştırdım. Hayvan yaklaştı ve tuttum kayanın altından aldım.

Eve geldik. Buzağı sıcak su ile yıkadık. Sütünü ve yemini verdik. Sağ ayağı kırıktı. Bağlamak için, kırık olayına bakan yaşlı kadını aldım geldim. Buzağın ayağını bağladı ve tahta parçalarıyla da sardı. Ona özel yer yaptım ve rahat ettirdim. Çarşıdan ilacını ve yemini aldım. Gün aşırı yıkıyorum. İşim yokmuş gibi onunla uğraşıyorum.

Daha sonra sargılarını da çıkarttık. Fazla oynatmadık. Adına da “Nazlı” dedik ve adı gibi de nazlı oldu. Şimdi yanımdan ayrılmaz. Süt, ilaç, yem ve çayır zamanlarını bilir içeri gelir yer çimene gider. Çimende köpekle biraz oynar ve inekler çıkınca peşlerine takılır, yaylıma hep beraber gideriz.

Buzağı kaybeden aile için, yol kenarına yazı bıraktık. Ayrıca çarşıya da ilan verdik. Geçenlerde bir aile çıkıp geldi. Olayı anlattı ve buzağı kaştan uçmuş aramışlar bulamamışlar. Demek ki yere düştüğünde bayıldı ve ses çıkaramadı ki ses duymadılar. Buzağı hiç görmeden, “Sizin olsun” dediler. Olmaz alın dediysem de istemediler. Onun üzerine onlara ineğin buzağısını verdik. Arabaya koydu ve götürdüler. Böylece hiç tanımadığımız aileyle kardeş aile olduk.

Köpeği de bakacağım, yanımda çarşıya getireceğim. Hiçbir yere ayrılmayacak. Otur oturacak, kalk kalkacak.

Amcanın konuşması tatlı geldi ve eve vardık. Bıraktık ve geri döndük. Amca çok teşekkür etti.

Kardeşim “İnsanlık ölmedi,” Dedi.

Okunma Sayısı: 45

Yazarın Diğer Yazıları

2002 Yılı Öncesi ve Güvenilirliği

Bu konu yanlışlarla oyalanmak adına toplumun önüne sürülür. 2002 yılından önce, daha güvenilir bir yaşantı...

Yeni Bilgiler

Yeni bilgilere pencereden bakmak ve geniş düşünmek gerek. Bu merak sunucudur. Merakımız depreşir ve her...

Çam Burnu Koyu

Yaz tatili denizi çağrıştırıyordu. Deniz demek yörede, “Çam burnu koyu” demekti. Koy rüzgârlara kapalı olduğu...

Kara Oluk

Kara oluk, dağın düzlüğündeydi. Asırlardır aynı coşkuyla akıyordu. Oluk ve çanağı kara taştan yapılmıştı. Kara...

Sosyal ve Ekonomik Değişim

Bir sancı içimizde gittikçe şiddetini artıran, hayalleri puslandırıp düş kuramaz hâle getiren. O sancı yaşamımızda,...