İçim sıcaktı, bedenim soğuk.
Kalbim sıcaktı, gözyaşım soğuk.
Umutlarım, ümitlerim ısındı birden.
Bedenim, gözyaşım, hayallerim
Isındı ansızın…
Sen gelince aklıma
Her şey güzel.
Muhabbet her kul ile edilmez,
Öyle derdi benim dedem.
Can ile oturup kalkmayanın
Sohbetinde bulunmaz eren.
Sohbet içinde pişer gönül,
Hak muhabbeti sırdır biraz.
Her dil söylemez bu kelamı,
Muhabbet ehli olmak gerek.
Doruklara sevdalandım
Yolum düştü dağlara
Adını rüzgâr söyler
Yüreğim ağlar dağlara
Bir sen varsın içimde
Bir de dinmeyen sızı
Dağlar kadar büyüttüm
Sende kalan bizi.
Bilsem ki yeniden geleceğim
Dünyaya,
Yine seni severim.
Kader olsaydı sevilmek,
Sen sev isterdim
Ebeden…
Yine sessizce,
Uzaktan.
Bir akşam çöker içime
Adını rüzgâr fısıldar yine.
Bir gül solar kalbimde,
Rengi hâlâ sende.
Sesin uzak bir türkü,
Yüreğimde yarım kalan.
Ben hâlâ aynı yerdeyim,
Sen yokken bile sana bakan…
Sen benim ilkimdin,
Gördüm… yandım.
Yandım… kül oldum.
Sol yanımı çaldın,
Boğazımda düğüm oldun.
Hem ilkim,
Hem sonum oldun.
Vay gözünü sevdiğimin dünyası
Bir lokma hak, gerisi hevesi
Gelen gider bu demde misafir
Hak’tır baki, kulun nefesi.
Mesafelerin hiç önemi yokmuş
Özlermiş insan yinede
Kalbinde olanı özlermiş
Her daim
Masum utangaç bir kalp ile
Aklım sende,
Gözüm sende.
Gülüşün bende,
Hüznün bende.
Sen bendeysen…
Ben zaten senim.
Bir masada oturuyorum
Önümde bir kadeh, bir sandalye boş
Masada hayaller yıkık dökük
Karşımda ne bir dost
Bardak tokuşturacak bir can yok
Ayazda kalmışım, haberim yok
Neyse… şerefe kendim
İçim hasret, özlem, gurbet benim
Bir türkü çığrışır içimde
Adı: sensizlik…
Ömür emanettir, yel alır gider,
Mal da yalan, mülk de yalan,
Hak’tan gayrı ne varsa boş,
Yolunu bilmeyen çok yanar.
“Ömür kısa, yol Hak yolu; gerisi boş.”
Sıkıştım içimde, kaçacak yerim yok
Önüm karanlık, arkam özlem
Sağım hasret, solum sevda
Seni anlatamadım kimseye
Kurda, kuşa, çiçeğe bile
İçim yandı, dilim dönmedi
Kaç bahar geçti sensiz
Meğer kurduğum her şey yalanmış
Gönle düşen aşk, Hak’tan nişandır
Yanar da söndürmez, özü pişirir candır
Her sevda yük değil, bir imtihandır
Aşk ile yananın yolu erkândır
“ bir gönüle aşk düşünce türkü”
Az mı râh eyledin gurbet elde can
Yol uzun, yük ağır, yüreğin duman
Bir nefes “Hak” deyip düşersen yola
Erenler yoldaşın, dert sanaerman
Dede der ki canım, yol bir sır imiş
Her gelen bu handa biraz garipmiş
Sevda ile yürüyen Hak’ka varırmış
Nefsine uyanın yükü ağırmış
Düşünmek istemiyorum artık,
Biliyorum… göremeyeceğim.
Gözlerini, gülüşünü, duruşunu…
Sesini duyamayacağımı,
O yollara boşuna düştüğümü,
Gittiğim hiçbir yoln
Sana varmayacağını biliyorum.
Hayal kuramam artık senle,
İçimde sustu o heves.
“Düşünmek istemiyorum” dedim…
Ama bir yer var içimde,
Susmuyor.
Üzerime rahmet gibi yağan yağmurum
Karanlığıma renk olan gökkuşağım
Gülüşünle dünyamı yakan güneşim
Ben
Sana meftun
Sana tutkun
Sana vurgun
Bir divaneyim















