Bazı insanlar vardır; görevlerini sadece yerine getirmez, yaşadıkları topluma iz bırakırlar. Hikmet NESLİ de işte tam olarak böyle bir isim… Yıllarını Emniyet Teşkilatı’na adamış, Polis Özel Harekat gibi zorlu ve fedakârlık isteyen bir birimde Emniyet Müdürü olarak görev yapmış, 30 yıl boyunca vatanına sadakatle hizmet etmiş kıymetli bir devlet insanı.
Kars’ın soğuğundan Konya’nın bozkırına, Tekirdağ’ın rüzgârından 6 yıl İstanbul, Şırnak Cizre, Mardin Dargeçit, Hakkari Yüksekova, Irak, Bağdat, Musul nice farklı coğrafyalara kadar uzanan görev yolculuğunda sadece bir meslek icra etmedi; aynı zamanda gittiği her yerde insanlığı, merhameti ve anlayışı temsil etti. Onu tanıyanların dilinde hep aynı sıfatlar var: nazenin, misafirperver, gönül insanı… Çünkü Hikmet NESLİ üniformasının ağırlığını taşırken kalbinin sıcaklığını hiç kaybetmedi.
Ama insanı asıl tanımlayan, köklerine olan bağlılığıdır. Mersin Silifke’nin Atakent Mahallesi’ne bağlı Avşar köyü, onun için sadece bir memleket değil; bir sevda, bir aidiyet, bir yaşam biçimi… Köyüne olan sevgisi karşılıksız değil elbette. O, köyünü ne kadar seviyorsa, köylüsü de onu aynı samimiyetle bağrına basıyor. Bu karşılıklı sevgi, bugün pek az rastlanan bir vefa örneği olarak dikkat çekiyor.
Hayat yolculuğunda en büyük destekçisi ise eşi Serpil NESLİ… Yıllarını hemşirelik mesleğine adamış, şefkati ve zarafetiyle bulunduğu her ortamı güzelleştiren, anlayışı ve misafirperverliğiyle gönüllerde yer eden kıymetli bir hanımefendi. Bu güçlü birliktelik, sadece bir evliliğin değil; aynı zamanda değerler üzerine kurulu bir hayatın da en güzel örneklerinden biri.
Ve elbette bu güzel ailenin en kıymetli yansımaları: Eylül ve Şevval… Aile terbiyesiyle yoğrulmuş, saygı ve ahlakla büyütülmüş iki zarif genç kız. Şevval NESLİ İstanbul Üniversitesi hukuk sonrası okuyarak avukatlık mesleğini icra etmesi, adalet duygusunun ailede nasıl kök saldığını gösterirken; Eylül NESLİ İngilizce Yazılım Mühendisliği okuyarak eğitim hayatına azimle devam etmesi de geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, bu ailenin hikâyesi sadece bireysel başarıların değil; değerlerin, emeğin, sevginin ve vefanın hikâyesidir. Hikmet NESLİ ve ailesi, yaşadıkları topluma sessiz ama derin bir iz bırakmış, örnek alınacak bir hayatın temsilcileri olmuşlardır.
Böyle insanlar, sadece görev yaptıkları yıllarla değil; bıraktıkları izlerle hatırlanır. Ve bazı hikâyeler vardır ki, anlatıldıkça çoğalır, örnek oldukça değerlenir…
İşte bu da öyle bir hikâye.
Dolayısıyla, buradan kendilerine sevgi dolu selamlarımı iletirken; sağlık, mutluluk ve huzur dolu yıllar dilerim.
Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Adalet Komisyon Başkanlığı Cezaevi Denetmeni























