Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Uğur ÖZALTIN

Küçük Yaşlarda Evlenmenin Artı Ve Eksileri

Uğur ÖZALTIN Yazar Uğur ÖZALTIN
02 Aralık 2010
Uğur ÖZALTIN
8
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Evlilik yaşı eskiden çok küçükmüş ve bunun zorluklarını annelerimizden ninelerimizden çok dinlemişsinizdir. Evlilik çağına bir kızın gelip gelmediğini ölçme aleti bir tahta sandalye imiş. Kız sandalyede otururken ayakları yere tam rahat basıyorsa o kızın evlilik vakti gelmiş sayılırmış. 13 yaşında evlendirilirmiş çoğunlukla ve 18 yaşına gelen kıza evde kaldı muamelesi yapılırmış. Aradan çok zaman geçti ve köprünün altından çok su aktı. Şimdi evlilik yaşı kızlarda 25-35 yaş arası. Dün tv de bir kanalda zaping yaparken 1 dakika bakmıştım. 14 yaşında kız kocaya kaçmış ve aile perişanmış vs.

Küçük yaşta evlenmenin artıları neler olabilir, eksileri nelerdir şöyle bir düşünelim. Küçük yaşta evlilik yapmanın en olumlu tarafı anne babaların, kaynana kayınpederin genç olmalarıdır. Genç evli çifte yardımcı olma olasılıkları daha fazladır. Bilakis torun bebek doğunca onunla ilgilenmek bakmak dede ninelere ayrı bir zevk oluyor. Bunun tam tersi geç yaşta yapılmış evliliklerde anne baba, kaynana kayınpeder de sağlık sorunları o yeni evli çiftlerin evliliklerinde çok sorun yaratıyor. 35 yaşını aşmış kızlar çoğunlukla hasta anne babalarının bakımları uğruna evlilik hayallerini kafalarından silmek zorunda kalıyorlar. Geç evlenen çiftlerin anne babalarından torun bakma desteği de gelemiyor çoğunlukla ve torun bebekler anneleri çalışıyorsa kreş köşelerinde büyümek ya da bakıcı ellerinde büyümek zorunda kalıyorlar.

Evlilik başlangıcında çalışan bayanların daha çok tercih edilir olması maalesef torun bebek bakımlarında artı kazandırmıyor. Çalışan annelerin bebek büyütmeleri çok daha zordur. Evlenmeyi geç yaşlara bırakan kişilerin tercih bolluğu da kalmıyor. Karşısına çıkanlar da çoğunlukla 2-3 çocukla dullar oluyor. Sanırım bu yönden geç evlilik yapanlar pişman oluyorlardır. 40 yaşına gelmiş bir 2 çocuklu dul kadından bir evlat sahibi olacağım diye onun getirdiği 1-2 çocuğun sıkıntılarını çekmek hatta boşandığı kocasıyla çocukları yüzünden bitmeyen sorunların değişik dertlerine katlanmakta kolay değil. Kadın veya erkek olsun 2-3 çocukla dul kaldıktan sonra tekrar bir başkasıyla evlenmeye kalkışmalarındaki en büyük sorun eski eşlerle çocuklar yüzünden bitmeyen ilişkileridir. Bu büyük bir derttir.

Boşandıktan sonra arkadaş kalma lafı tam bir yalandır. İnsanların zihninden hiçbir yaşanmış aşk silinmez. Ne kadar boşanmış olsalarda bir kıvılcım aynı yangını başlatıverir. Ben o yüzden çocuklu boşanmış kadın veya erkekleri ikinci evliliklerinin birincisinden daha sağlam olacağı inancında değilim. Küçük yaşta yapılan evlilikler de saf temiz duyguların yoğunluğunun daha fazla olacağı inancındayım. Geç yapılan evliliklerde kadın da olsa adam da olsa maalesef çok torna tezgahından şekillenmiş argo tabiriyle KIRK BAHAR OTU YEMİŞ ya da KAŞARLANMIŞ oldukları da bir gerçektir.

Hele günümüzde boşanmış veya dul çocuklu birisiyle evlilik yapmak büyük kumardır. Ama hem evliliklerini hem de iş yaşamlarını çorba etmeden başarılı bir şekilde yürütebilen kadın veya erkekler de vardır. Ben o mütevazi ve akıllı çiftleri hayranlıkla alkışlıyor ve kutluyorum. Böyle örneklerin toplumumuzda çoğalmasını Allah dan diliyorum. Bu devirde düzgün aile yaşamı yaşayabilmek gerçekten büyük ustalıktır kabiliyettir.

Kadının düşmanı yine bir kadındır sözüne tamamen katılıyorum. Bu sözü iki boyuttan da incelemek isterim. Birinci anlamı kadının evliliğine saldıran kadın ya kaynanasıdır ya da kendisinden daha genç bir kız. Günümüzde bazı kız-kadınlarda şöyle bir görüş oluştu. Zengin kariyerli ve beni kraliçeler gibi yaşatacak bir orta yaşlı adamın karısı olmayı her zaman tercih ederim gibi. Niyet böyle olunca da kafeslenecek orta yaşlı kariyerli adamın bir yuvasının olduğu da başka bir gerçektir. İşte bu genç kız ya da kadınlar o yuvadaki dişi kuşa saldırırlar. Kaleyi savunan dişi kuşun her kıskançlık atağı orta yaşlı adamı taze kızlara bir adım daha yaklaştırır. Taze körpe dişiliğini tazeliğini silah yapar, evdeki dişi kuş da çocuklarını veya savaşı kaybederse çocukları uğruna kabullenir boynuzlanmayı.

Erkekler  çoğunlukla 30 yaşına kadar paranın kölesi kadınların efendisi olarak yaşar ve 40 yaşından sonra ise paranın efendisi olur ve genç kadınların kölesi. O yüzden her devirde paralı patron ve genç sekreter hikayeleri yazılır yaşanır durur. Yaşlı adamın yanındaki genç kadın ve kucağındaki bebekle parkta dolaşırken baba-kız zannedilmeleri erkeğin çok moralini bozacaktır. Yaşlı kadının kucağındaki bebeğin de çocuğu değil torunu zannedilmesi geç evlenen kadının moralini oldukça bozacaktır.

Paylaş
Etiketler: kadın düşmanıküçük yaşta evlilikuğur özaltın
Önceki Yazı

Görev Sorumluluktur!…

Sonraki Yazı

Hayat İmbiğinden Damlayanlar

Uğur ÖZALTIN

Uğur ÖZALTIN

25 temmuz 1966 Manisa doğumluyum. Manisa Lisesi Edebiyat bölümü mezunuyum. Manisa da merkez de ikamet etmekteyim.

İlişkili Yazılar

Uğur ÖZALTIN

Kısa Kısa – Gereksiz

19 Haziran 2015
5k
Uğur ÖZALTIN

Katillik Nerede Başlar

05 Haziran 2012
5k
Uğur ÖZALTIN

Sor Soruyu

30 Mayıs 2012
5k
Uğur ÖZALTIN

Üstün Dökmen Döktürdü

17 Mayıs 2012
5k
Sonraki Yazı

“Mavi Sürgün”, Balıkçı ve Birkaç Söz..

Yorumlar 8

  1. Sevgi EROL says:
    15 yıl önce

    son iki paragrafınıza katılmıyorum

  2. Uğur ÖZALTIN says:
    15 yıl önce

    Son iki paragraftaki görüşlerime katılmamanızdaki fikirlerinizi daha detaylı yazmış olsaydınız sevinirdim çünkü bu benim için de bir öğrenme olurdu ve yeni yazacağım makalelerimde bir ışık olurdu. Selam ve saygılarımla

  3. Hasret Tosun says:
    15 yıl önce

    “Hele günümüzde boşanmış veya dul çocuklu birisiyle evlilik yapmak büyük kumardır.”
    neden Uğur BEY.
    Bu sözü açıklar mısınız?

  4. Uğur ÖZALTIN says:
    15 yıl önce

    Erkek olsun kadın olsun fark etmez boşanmış dul birisiyle evlenmek gerçekten çok zordur. Çevremde çok örneklerini gördüm. Çocuklar büyük sorun yaratıyor çünkü ne kadar ayrı olunsada çocukların babası yada annesiyle ilişki hiç bitirilemiyor. Çocuklar devamlı kendi anne yada babalarını istiyor evliliği devamlı sorunlu hale getiriyorlar. Kadının ve adamında çocukları olursa bu sefer senin çocuğun benim çocuğum tartışmaları başlıyor. Yaramazlık yaptıklarında adam kadının çocuğuna fiske dokunsa yada azarlasa evde pandumana savaş çıkıyor. Çocuklu insanların evlenmeleri sadece komedi tv dizilerinde hoş görünüyor gerçekte hiç öyle değil. İstisnalar çıkabilir ama istisnallar kaideleri bozmaz biliyorsunuz. İnsanlarda bencillik full durumda.

    Birde 2. yapılan evlilikler de asla aşk olmaz kadın da olsa adam da olsa 1. evliliğinden çok ders çıkartmıştır ve menfaatler daha çok kollanır.

  5. Hasret Tosun says:
    15 yıl önce

    ZATEN evlilik bitmişse,
    birde çocukları üzmek anne/baba ya farz oluyor.
    kişiliklerinde ki histirionik bağımlılığı
    Masum çocuklarına ödetiyorlar. Belki bilmeden
    belki bilerek.

    İnsanlar islamın asaletini yuvalarına taşımazlarsa,
    Bencilliğin çirkefliğini boyunlar(IN)a dolarlar.

    Bu konu alanım olduğu için(yazmış olduğunuz bu yazı)
    önemli bir meselenin çekirdiğini temsil ediyor.

  6. Uğur ÖZALTIN says:
    15 yıl önce

    Yazdığım konu bir makaleye değil kitaplara sığacak gibi değil.
    Kendi anladığım analiz edebildiğim kadarıyla satırlara döktüm
    Teşekkürler

  7. ahmet fidan says:
    15 yıl önce

    Boşandıktan sonra arkadaş kalma, (kalamama) görüşünüze katılmıyorum.

    Boşandıktan sonra ben dahil bir çok kişi arkadaş kalmış ve medeni ilişkilerini çok sağlıklı olarak yürütmektedirler.

    Bir de kitle iletişim araçları ve ulaşım araçlarının gelişmesiyle yüz yıl önce bir evliliğin tahammül süresi ile bu günkü tahammül süresi değişmiştir.

    Bundan on yıl kadar sonra insanların yüzde yetmişi en az iki evlilik yaşamış olacaktır. (Ben söylesem de söylemesem de bu böyle olacak.)

  8. Uğur ÖZALTIN says:
    15 yıl önce

    Kıymetli Ahmet hocam
    Boşanmanın nasıl olduğu da bu durumlarda çok önemli. Ben sizin çok olumlu kişiliğinizi biliyorum. Siz ve sizin gibi örnekler ülkemizde yüzde 5 oranında anca çıkar.

    Yüzde doksanlık bir çoğunluğun yaşadıkları gerçekleri göz önünde tutarak makalemi yazdım.
    İki evlilik yapmış olmak bir kusur da değil tecrübe olarak daha zengin daha uyanık yapar insanı. Kazandığınız tecrübeler çocuklarınızın geleceğinde dahi işe yarayacaktır. Tecrübe tecrübedir.:>

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap