Sevgili okurlarım, bugün içinde bulunduğumuz ortamda, dünyamızın bir yanında çıkar savaşı yapılmaktadır. Bu savaşın başaktörü ABD olup, İsrail denen bir küçük devleti önce Filistin, Suriye ve sonrasında beş bin yıllık tarihi olan İran Devleti üzerine saldırtmaktan çekinmemiştir. ABD’nin amacı, yapılan savaş sonucunda, yer altı kaynaklarını ele geçirmek ve hükümranlık kazanmaktır. Bu emperyalist saldırganlık, bütün insanlığın yaşamını etkilemekle kalmamış, yaşam güvencelerinde tehlikeye düşürmektedir.
Sevgili okurlarım, dünyamız üzerinde savaşların başlama sebepleriyle ilgili düşüncemi sizlerle paylaşırken, dünyamızın oluşumundan günümüze sizlerle birlikte bir yolcuk yaptırmak istiyorum. Bilim adamlarının yapmış oldukları araştırma ve inceleme sonucunda, dünyamızın sekiz buçuk milyar yıl yaşında olduğunu tespit etmişlerdir. Bu tespitlerin sonucunda, dünya dört zaman dilimi içinde bugünkü duruma geldiğini ve bu hal ve durum içinde de, insan canlısı beş yüz milyon yıl önceki bir zaman dilimi içinde ortaya çıktığını ispata çalışmışlardır. İnsanlar arasında ilk savaş inançla başlamış olup Habil kardeşi Kabil’i öldürmesiyle başladığı rivayet edilmektedir.
Sevgili okurlarım, dünya üzerinde var olmaya çalışan insanlar, öncelikle kendilerini korumak maksadıyla, vahşi hayvanlarla mücadele ederek savaşmışlardır. Zaman süreci içinde edinilen tecrübe ve araştırmalar sonucu, toprak işlenmiş ve tarımla tanışmışlardır. Böylece tarım yaşam sürecinde hayatlarını kolaylaştırmıştır. Durum böyle olunca da yerleşik düzene geçilerek daha düzenli tarım yapmaya ve hayvancılıkla uğraşmaya başlamışlardır. Böylece tarım denen bir üretimin gelişmesi sonucunda, şehirleşmede başlamış oldu. Tarımın ortaya çıkması, insanların çoğalma sonucunda beraberinde getirmiş oldu. Durum böyle olunca da insanlar yeni verimli toprakları aramaya başladılar. Tarihte ilk olarak verimli toprakları elde etmek için harekete geçen devlet, Sümerler oluştur. Sümerler MÖ.2700 yılında Elemlere karşı savaş açarak, onların verimli topraklarını ele geçirmişlerdir. Görüldüğü gibi o tarihten sonra, güçlü devletler hep çıkar uğruna savaşmışlardır. Dünyamız bu tür kanlı savaşları çeşitli zaman kavramı içinde insan gücünü kullanarak yapmışlardı. Şimdiyse yapılan savaşlar, zaman mevhumu içinde yeni teknolojik araçlarla yapılmaktadır. Teknolojik araçlarla yapılan savaş sonucunda, çok büyük hasar yapmakla birlikte, hem de çok can kaybına sebebiyet vermektedir. İnsanların sosyal yaşamları ortadan kaldırılmakta, endüstrisi yok olmakta, ticareti engellenmektedir. Savaşın en acımazsız yanı ise, en değerli varlığımız olan çocuklarımızın ölümüne sebep olmaktadır. Bu gün İsrail’in ve ABD’nin yaptığı da budur.
Sevgili okurlarım bu acımasız durumu “ATEŞ ÇENBERİNDEYİZ” adlı şiirimle de dile getirmek istedim. Saygılarımla.
ATEŞ ÇEMBERİNDEYİZ
Bir ateş düşürdü yoktan dünyaya
Neden NATO sormaz yakanlarına
Yakıp yıkıyorlar kıyılır cana
Neden NATO sormaz yıkanlarına
Bu nasıl insanlık bu nasıl düzen
İnsan haklarını yok mudur yazan
Arkadan dolaştı içeri sızan
Neden NATO sormaz sızanlarına
İnsanlık delisi biri belası
İnsanlar ağlıyor gülmez balası
Evler yıkılıyor geri kalası
Neden NATO sormaz kalanların
Güçlüler namluyu hedefe koydu
Bakar kör olanın gözünü oydu
Biat etmeyeni donuyla soydu
Neden NATO sormaz soyanlarına
Nerede kaldınız hakkı bilenler
Çocuklar ölmesin diye solanlar
Güçlünün gücüne teslim olanlar
Neden NATO sormaz olanlarına
Yeni bir Mustafa gelse dünyaya
Sorar ki ne için kim kimden yana
Savaşmak dünyayı getirir sona
Neden NATO sormaz vuranlarına
Karapapaklı’nın yanar yüreği
Akan kan son bulsun sarın yarayı
İnsanlık hakları bunun gereği
Neden NATO sormaz soranlarına.
Halk Şairi Mürsel ADIGÜZEL























