Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Hayatın Balkonları


05 Haziran 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Özellikle evlerimizde, bazı yerler çok önemlidir. Farkında olmadan 
çoğu önemli kararlarımızı "o yerler" dediğim yerlerde alırız. Veya, o 
yerlerde hep aynı türden, benzer türden düşünceler veya duygulara 
 kapılır gideriz…
 
Balkonlar önemlidir. Balkonlar hakkında söylenecek çok şey var 
aslında…
 
Turhal'a, ailemin yanına her gelişimde mutlaka, uzun süreli durduğum 
yer evin geniş balkonudur. İki balkon var fakat diğer 
kullanmadığımız balkon, belli sebeplerle, fazla samimi olmadığımız 
komşuların evlerine dönük. 
 
Bu arada, hemen belirteyim: Tokat'ta kaldığım ev, Tokat'ın zengin 
muhitinin olduğu yere çok yakın. Caddelerde yürürken, o taraflara 
doğru ilerlerken apartmanların lükslüğünü her zaman farkediyorum ve 
bunun yanında önemli bir şey daha var. Bu, uzun zamandır doğal 
gözlemlerim sonucu oluşmuş yarım-yamalak da olsa sosyal bir bilgi: 
Zenginler, balkonlarını fazla kullanmazlar. Bilemiyorum; burada 
gördüğüm şey bu. Ben de Tokat'ta iken balkonları fazla kullanmam. 
Zengin bir adam değilim fakat "karıya-kıza bakıyor ulan bu" 
demesinler, diye çıkmıyorum fazla. Çamaşırları bile evin içindeki 
telli çamaşırlıkta kurutuyorum, halbuki balkon ve onun alanı için 
de kira ödüyorum ben. Fakat komşulara anlatamazsınız bunu; her 
mahallenin "karı turşusu" kuran üç-beş yobazı olur çünkü. 
 
Burada, her gelişimde, özellikle akşamları, balkonda uzun vakitler 
geçiririm. Kale tarafına doğru bakarım, Demiryolunun diğer 
tarafında eski mahallemiz tarafına bakarım, Bir komşumuzun oğlunun 
yükse sesli müzik dinleyişini hep duyarım. Ben burada en fazla 
bir-iki gece kalılyorum da tahammül sınırlarım zorlanmıyor. Bu adamı 
karısı mı terketmiş ne… Öyle duydum. O günden kelli içer durur ve 
iç yangınlarını bizlere-mahalleliye dinletir durur-muş. Üzülüyorum 
onun için. Şifa diliyorum hep. Ben de zamanında eşimden ayrıldım 
fakat salya sümük olmadım hiç. Kendimi içkiye filan da vermedim. Ne 
olmuş karısı terkettiyse, gittiyse. Sürmesine kurban olduğunun 
sürmesini bir gün toprak çekiyordu zaten. Herkes zaten gidecek 
birgün. Mahalleyi sümüğe boğmanın pek alemi yok fakat yine de 
üzülüyorum onun için. 
 
Her gelişimde geceleyin mutlaka gördüğüm bir de sincap var. Yan 
komşunun evinin duvarından bir yerlerden peyda oluyor, tin tin 
geziniyor. Bizim bahçenin duvarında da gezinip duruyor, sonra diğer 
komşuların evlerinin bahçelerinde gezilerine devam ediyor. 
 
Bu balkonlar önemli yerler. Dışarıyı hizaya getirmiş gibi 
güçlüdürler. Herşey yerli yerindedir dışarda sanki. Kale, karşı 
komşular, sincaplar, kediler, şehir mekezinden gelen gürültüler, 
düğün sesleri, elektrosazların hiç sevmediğim sesleri…her şey bir 
hizaya girer bu balkonlar sayesinde. Yani, bir huzur buluyorsunuz bu 
balkonlarda. Ve belki en çok önemsediğiniz şeyleri, kişileri 
buralarda anıyorsunuz. 
 
Bu balkonu babam biraz daha genişletti. Ben babamı bazen 
anlamıyorum. İnşaat yapmayı nerden öğrenmiş, bahçe-tarım-budama vs 
şeyleri ne zaman öğrenmiş, metal işlerini ne zaman öğrenmiş..ve daha 
pek çok şeyi. Sadece babam değil, ömrümce tanıdığım bu eski 
öğretmenler çok farklı adamlar… O öğretmenlere bakınca şimdikileri 
buruşturup atasınız gelir..Neyse. Balkonu babam genişletti. İyi de 
oldu. Sabah kahvaltıları için de iyi oldu, akşam oturmaları için de 
iyi oldu, misafir geldiğinde farklı bir mekan da olmuş oldu.
 
Balkondan içeri çift renkli kiraz ağacının dalları dökülür gibi 
sarkıyor. Kiraz zamanları, sarı kırmızı kirazlar veriyor bu balkona 
sarkan ağaç. Sarı idi aslında hepten fakat, babam bu ağacın bir 
tarafına aşı maşı birşeyler yaptı, sarı kırmızı kirazlar veriyor, 
kirazlar ye ye bitmiyor. 
Kirazlar bitince de verdiği sefa belki durgunca bir huzur devam 
ediyor. Kiraz ağacının kalın bir dalından balkon demirlerine 
torunları için bir de salıncak kurdu babam. Ben baba deyip 
duruyordum, da, bir bakarsınız ki babalar dede olmuş zaman geçmiş, 
balkon hala var. Seyrediyor gibi her şeyi. Anı, acı, aşk meşk, önemli 
kararlar, bütün mevsimler, serçeler, sincaplar, gürültü, 
elektrosazlar, beklediğiniz birileri, beklediğim, belki salıncakta 
salınmasını hayal ettiğim bir sevgili, gerçeği yalanı…balkon 
hepsinin merkezi gibi. Her şeyi hizaya sokan bir mekan. Belleğin de 
merkezi. Sırdaş. O olmadan her şey dağınık gibi. Koruyor da sanırım 
bu balkon beni.
 
Balkonlar ilginç yerler.
 …
 
Gece olur
aydınlık bir lacivert üstünde
gökyüzüne balkonlar kurulur 
salıncaklar gibi görünmez ipleriyle
Balkonlardan geçmiş ve gelecek
görünür bakan her göze
sanki kuruludur her yazgı
her anı her düş her gerçek sanki
seyir içinde bir eski düş izler gibi
balkonda oturan geçmiş ve gelecek
Olanı biteni hep bilecek gibi
 
 
04 Ekim 2009 
Okunma Sayısı: 93
Kategori: Ümit SÖNMEZ
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Teknik Düşünceler 17- Akraba 4.0

Öncelikle şunu söyleyeyim ki; bir 4.0 gelişimi gerçekten var. Tabii, bu gelişim illa ki olumlu...

Teknik Düşünceler 16- Lütfen Kartınızı Alınız

Olağanüstü veya gerçeküstü zihinsel sarsıntılar olmaya devam ediyor… Yaklaşık 2 ay öncesinde cep telefonuma bir...

Teknik Düşünceler 15 – Lanoliy, Lanacaba, Teşkilat

Bu gün öğleden sonra eski bir öğrencim ziyaretime geldi. Burada meslek lisesinde çalışırken öğrencimdi. Ben...

Teknik Düşünceler 14 – Dinleme Yazılımı

Geçen ve bu hafta yine zihnimsel açıdan sarsıntılı geçti. Zihinsel sarsıntıları elbette en iyi şekilde,...

Teknik Düşünceler 13 – Led 4.0

Led dediğimiz şey; aslında hepinizin her gün gördüğü bir şey. Yanıp sönen, renkli küçük lambalardır....