Üç önemli gelişme, Türkiye’de devlet içi kirli yapıların temizlenme sürecine işaret ediyor:
Bir:
AKP’nin teşkilatları içerisinde açığa çıkan kirli yapılar. Tunceli‘deki kirli yapılanma. Vali, diğer tür memurların da bulunduğu vaka. Gülistan Doku vakası. Şımarık, sonradan-aniden zenginleşmiş bir çocuğun işlediği/işlettiği cinayet. Ve ardı sıra ortaya çıkan karanlık yapı. Bu yapı başka bir şeyi de işaret ediyor. Devlet içerisinde FETÖ benzeri bir yapılanma var. Fakat bu yapılanma din benzeri şeyleri kullanmıyor. Durumu, Meksika veya bazı diğer güney Amerika ülkelerindeki gibi, uyuşturucu kartellerinin devlete sızması olarak değerlendirebiliriz. Böyle büyük paraların satın alamayacağı şey yok.
Birinci ana önemli gelişme ile ilgili olarak; emekli bir generalin oğlunun öldürülmesi sonrasında ortaya çıkan şeyler. Emekli general, en az 6-7 yıl uğraşıyor ve cinayete kurban giden oğlunun sorumlularının bulunması için insan üstü bir çaba harcıyor ve sonuç: 100’ü geçkin satın alınmış devlet memuru. Satın alınmış polisler, satın alınmış adli tıpçılar, satın alınmış savcılar… Evet; burada büyük bir para var fakat arkasında başka bir şey var. Devlete tehdit oluşturabilecek kadar güçlü bir yapılanma.
Örnekler çoğalacak. Nedir yani bunlar? Bu başlangıçlar?.. AKP kendini temizleme kararı aldı. Bu, birinci maddeyi böyle değerlendirelim.
İki:
MHP içerisindeki kirli yapılanmaların tasfiyesi olumlu bir gelişme. Bunlar söylenmez tabii fakat ben de usule uygun şekilde söyleyeyim: biraz önce bahsettiğim devlete tehdit oluşturabilecek büyük yapılanmaların MHP‘deki öğeleri. MHP, eski bir partidir. Bünyesindeki tüm karanlık unsurları temizleyecek tecrübeye sahiptir. Tehdit ne kadar büyük olursa olsun MHP bunu kolaylıkla başarır. Zaten bunu yapmak zorundalar çünkü partiler martiler bir yana; geriye ülke kalmayacak, yoksa.
Üç:
CHP’deki gelişmeleri de olumlu buluyorum. Özgür Özel, kaç zamandır Ekrem İmamoğlu gibi boş bir konu peşinden sürükleniyor da sürükleniyor.
İmamoğlu demek CHP demek değildir. Hatta, İstanbul-CHP demek bile değidir. İstanbul‘un AKP dönemi gerçekten de berbat bir dönemdir. CHP lehine oluşan güçlü rüzgarlarla gelen aday kim olursa olsun kazanırdı zaten. CHP adayı, İstanbul sokaklarından rasgele yakaladığınız bir sokak kedisi bile olsa kazanırdı.
Bir önceki CHP kurultayında dönen büyük paralar konusu doğrudur. “Pınar başından bulanır.” denir ya. Pınarın başına geri dönmekte fayda var tabii. Şahsen üzüldüğüm konu şu: bu kadar zaman kaybetti ülke.
…
Bu üç ana gelişme umutlarımızı biraz canlandırıyor. Devletteki bu kirli yapılanmaların bir an önce temizlenmesi gerekli. Bunlar FETÖ‘den daha tehlikeli.
İnsanlar bir elebaşı da arıyor haliyle. Mesela FETÖ‘nün başı kimdi?.. Fettullah. Peki şimdiki yapılanmanın başı kim?.. Ana konu uyuşturucu-kara para olduğuna göre bir Baron olmalı…
Benim yorumum şu: Yapılanmanın niteliği, klasik bir yerli suç örgütü profilinden ziyade profesyonel bir istihbarat operasyonu izlenimi veriyor. Ana koordinasyonun yerli unsurların ötesinde olabileceği ihtimali kuvvetli.”















