Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ekonomi Ön Plana Çıkarılmalıdır..

ULUSAL GÖZLEM
Dr. Burhan ÖZFATURA

12 Ocak 2011 00:03

Yorum Yapılmamış

Anayasa değişikliği ile ilgili münakaşalar, gündemi tümü ile işgal etmektedir. Başka konulara yer bırakmamaktadır. Halbuki, en öncelikli konunun, ekonomi olması gerekmektedir: 1- İş ve aş konusu; ciddiyetini korumaktadır. İşsizlik oranı devamlı olarak artmaktadır. (Resmi rakamlarda, zaman zaman ifade edilen iyimserliklerin mesnedini bulamıyorum. Ankara, Ülkeden bu kadar mı kopuktur? Gerçeklerden bu kadar mı habersizdir?)

İstanbul, İzmir, Bursa, Denizli, Kocaeli başta olmak üzere; birçok ilimizin durumunu yakından biliyorum. Kapanan kepenkleri, inen şalterleri takip ediyorum. Makine ve Ekipmanın, yok pahasına, hurdacılara, nasıl satıldığını görüyorum.

Büroma, hergün çok sayıda, pırıl pırıl genç geliyor. Yardım istiyor. Asgari ücrete bile razı olarak, iş arıyor. Ve ne yazık ki, eleman arayana rastlamıyorum.

2- Tarım kesiminin trajik durumu, yapılan icra takipleri ile ilgili haberleri görüyoruz. AB ve ABD hatırına Türk tarımına ciddi darbeler vurulmuştur. Başta; Tütün/Pamuk/ Pancar olmak üzere, önemli ürünlerin önü kesilmiştir.

Tarımımız, ABD/ İsrail ve Hollanda tohumlarına muhtaç duruma düşmüştür. Bu arada, GDO’lu ürünlerin önü açılmış; Türkiye “ biyolojik savaş” alanı haline döndürülmüştür.

En son, yabancı firmaların baskısı ile, geleneksel ürünümüz yoğurdun bile standartları bozulmuştur. (İnşallah, Tarım Bakanlığı, vaad ettiği gibi, yeni bir tebliğ ile, hatasını telafî eder.)

3- Hayvancılığın durumu da farklı değildir. Et fiyatları astronomik biçimde artmakta; buna mukabil, alınan bir tedbir görülmemektedir.

4- GSMH ve fert başına milli gelir rakamları, hiç inandırıcı değildir. Tümü ile sanaldır. Rakam oyunları ile kur hileleri ile tespit edilmektedir.

Şüphesiz, zenginler daha zengin olmuş, gelir dağılımı iyice bozulmuştur. Milyoner sayımız, 30 bine ulaşmıştır. Bir tarafta, israf ve sefahat sürerken, diğer tarafta sefillik ve perişanlık yaşanmaktadır.

5- Radikal bir vergi reformu, en az Anayasa reformu kadar, hayatidir. Herkes, kazancına ve servetine göre, vergi ödemelidir. Ama, ne yazık ki, tam tersi bir durum vardır. Bütçe gelirleri, endirekt vergilerden teşekkül etmekte; Gelir ve Kurumlar Vergisi tutarı, komik rakamlarda kalmaktadır.

İktidar, vergi politikası ile oy avcılığından vazgeçmeli; Maliye Bakanlığı’na gereken izni ve talimatı vermelidir. (Mevcut Teşkilat, başarılı bir vergi uygulaması için kâfidir. Yeter ki, engellenmesin)

Servet Beyanı, Gider Bildirimi, Hayat Standardı Esasları vb. araçların olmadığı bir sistemde, vergi ziyanının önlenmesi imkânsızdır.

Ne yazık ki; halkımızda, vergi şuuru yoktur. Vergi kaçırmanın, yüz kızartıcı bir suç olduğu inancı mevcut değildir. Aksine, vergi kaçırmak, bir hak/ bir açıkgözlük gibi görülmektedir.

6- İhracat rakamlarının yükselmesi, bir başarı ölçüsü değildir. Önemli olan ihracatın ithalatı karşılama oranıdır. Aksi halde, ödemeler dengesi devamlı olarak açılmakta, borç yükü ağırlaşmaktadır.

7- DIR uygulaması tekrar gözden geçirilmelidir. Özellikle de, maksimum düzeye fırlamış Gümrük kaçakçılarının önüne geçilmelidir. (Devlet, ciddi olarak isterse, bunun önüne geçer. Elbette, bunun için cesaret ister. Şer odaklarının üzerine gitmek gerekir. Kim olursa olsun(?) , kaçakçılık yapanların, en ağır biçimde cezalandırılmaları icap eder. Ve elbette, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, Devlet otoritesinin gerçek biçimde sağlanmasını şart kılar. Dürüst ve tavizsiz uygulamaları, gerektirir)

Bu hastalıklı tabloya, bu kadar ağır yıkıma rağmen; halâ “ teğet geçti” lâflarını etmek, ciddiyetten çok uzak kalmaktadır.

Ülke ekonomisi alev alev yanıyor; Ankara “ piknik ateşi” diye iddia ediyor.

Okunma Sayısı: 101

Yazarın Diğer Yazıları

Üniversitelerimizin Hali…

YÖK tarafından yayınlanan 2019 Yılı Üniversiteler İzleme ve Değerlendirme genel raporuna göre; 1– Türk yükseköğretim...

Son Cüret…

Yılmaz Özdil’in bu kitabını, dikkatle/önemli yerlerin altını çizerek/zaman zaman ağlayarak/genelde, tepki, tiksinti ve isyan duyguları...

Deprem ve İzmir…

İzmir’de çok büyük bir afeti yaşadık. 7 büyüklüğündeki deprem hepimizi perişan etti ve fevkalade korkuttu....

Çevre İhanetleri…

Yüce Rabbim(cc),bizlere çok harika, nereye baksak güzelliklerle dolu; sayısız matematik, kimyevi, fiziki, astronomik vb. mucizelere...

Bitip Tükenmeyen Tefrikalar ve Kalleşlikler… (II)

Ne yazık ki bugünün dünyasındaki durum da farklı değildir. Hem Türk hem de İslam Dünyası...