Bugün 20 Haziranmış, abim ortaokulu bitirdi, o artık lise diye başka bir okula gidecekmiş, bu gün abimin işte o lise denilen okula giriş sınavı var, annem, babam, abim, ben sabah erkenden abimin sınava gireceği Şehitlik Ortaokuluna gideceğiz, abim çok heyecanlı, ben de heyecanlıyım. Çünkü korona diye bir salgın hastalık varmış insanlar sokağa çıkmaya korkuyor ama sınav olunca mecburen çıktık. Annem kek ve börek yaptı, abim sınav olurken biz dışarıda bekleyeceğiz, bir de sınavın yarısında abiler de dışarı biraz dinlenip sonra sınava devam edeceklermiş, belki abim de o zaman canı isterse biraz kek ve börek yermiş annem öyle dedi. Su da aldık yanımıza, annem dedi ki keşke arabamız olsa çay da alırdık yanımıza. Evden çıktık, hepimiz maske taktık, otobüs durağına gittik, dolmuş ve otobüse binip indik ve abimim okuluna geldik, abime babam ve ben başarılar diledik abim okulun bahçesine girdi. Annem abime “Allah zihin açıklığı versin yavrum” dedi ve öptü.
Zihin açıklığı ne demekse, karşıdaki bakkal ve pastane açık ama zihin açık mı bilmem, etrafta zihin diye bir yer de yok ki. Anne zihin ne demek? Dedim anneme, akıl demek öğrenme gücü demek, dedi. Annem ha bire de dualar okuyor. Sınav ne zor şey, zavallı abim şimdi ne yapıyordur, birçok soru cevaplayacakmış vovvv çokkk soru.
Ailece okulun dışındaki duvarın kenarına oturduk abimi bekliyoruz. Ben beklerken çok sıkıldım, acıkmadığım halde, anneeee acıktım, dedim annem peçeteye sardı bir börek verdi elime, dökmeden otur da ye, dedi. Böreği zorla yedim ama sıkıntım geçmedi. Yavaşça ayağa kalktım, kaldırım taşları kocaman kocaman ikişer tane yanana, ben sadece koyu renkli olanlara basarak başladım sek sek atlamaya, on tane atladım geri dönüp baktım annemlerden fazla uzaklaşmışım, geri döndüm, şimdi de sadece açık renklilere basarak zıpladım sek sek annemlerin yanına geldim. Tekrar döndüm zıplarken sadece koyu renkli taşlara basıp tek ayakla sek sek okulun duvarının tellerinin arasında açmış sarı renkli küçük çiçekler gördüm, üstünde de bir beyaz bir de renkli renkli kanatlı iki küçük kelebek gördüm, kelebekler korkmasın diye olduğum yerde durdum, hiç kımıldamadan, onlara baktım, kelebekler uzun siyah incecik elleriyle çiçeğin ta içine dokunuyorlardı, ne kadar zaman geçti, bilmiyorum önce beyaz kelebek uçtu gitti, sonra renkli renkli kanatlı olan, yine sek sek zıplayarak anneminlerin yanına geldim anneme az illerdeki çiçekte kelebek gördüğümü söyledim, annem gülümsedi, şimdi nereye uçtular? Dedim, annem, evlerine gitmişlerdir, dedi. Onların abisi de sınava giriyor mu? Dedim, annem bilmem belki giriyodur, dedi. Kelebekler bile evlerine gitti biz hala bekliyoruz. Öfffff sınav çok sıkıcı, canım abim bir daha seni üzmeyeceğim. Ben sınava girmeyeceğim. Abim çıksa da sınavdan evimize gitsek.
Şükran Uçkaç Yargı
Sazsızozan
20 haziran 2020 Ankara














