Mersin’in gözde turizm merkezlerinden biri olan Silifke Atakent’te vatandaşın sabrı tükenme noktasına geldi. Yıllardır aynı şikâyetler, aynı sorunlar, aynı vaatler… Ama değişen ne? Toz içinde kalan yollar, bitmek bilmeyen altyapı çalışmaları, kazılmış sokaklar, bozulan kaldırımlar ve vatandaşın her gün biraz daha büyüyen mağduriyeti…
Soruyoruz:
Nerede belediye?
Nerede planlama?
Nerede vatandaşın ödediği vergilerin karşılığı olan hizmet?
Atakent’in mahalle aralarına giren herkes aynı manzarayla karşılaşıyor. Bir yanda çukurlar, diğer yanda yamalı yollar. Yazın tozdan pencere açılmıyor, kışın çamurdan yürünmüyor. Vatandaş aracını koruyamaz hale gelmiş durumda. Esnaf müşterisini kaybediyor. Yaşlılar ve çocuklar ise günlük yaşamın en temel ihtiyaçlarını bile zorlukla karşılıyor.
Üstelik mesele sadece yol da değil.
Kanalizasyon sorunları yıllardır konuşuluyor.
Altyapı çalışmaları yıllardır sürüyor.
Kazılan yerler aylarca, hatta yıllarca bekliyor.
Vatandaşın aklındaki soru ise çok net:
“Daha ne kadar bekleyeceğiz?”
Bir şehir yönetiminin en temel görevi vatandaşın güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Yol, su, kanalizasyon ve altyapı lüks değildir. Bunlar belediyeciliğin temel görevidir. Vatandaş yeni bir ayrıcalık istemiyor. Kimse saraylar, gösterişli projeler talep etmiyor. İnsanlar sadece evlerinin önündeki yolun düzgün olmasını, kanalizasyon sisteminin sağlıklı çalışmasını ve çocuklarının güvenle yürüyebileceği sokaklar istiyor.
Ancak görünen tablo, vatandaşın talepleriyle yöneticilerin öncelikleri arasında ciddi bir mesafe olduğunu gösteriyor.
Her seçim döneminde verilen sözler havada uçuşuyor. Hizmet vaatleri yapılıyor. Sorunların çözüleceği söyleniyor. Takvimler açıklanıyor. Projeler anlatılıyor. Fakat seçim meydanlarında verilen sözler, Atakent’in sokaklarında karşılığını bulmuyor.
Vatandaş artık açıklama değil, icraat görmek istiyor.
Atakent halkı artık tarih duymak istemiyor.
“Yakında başlayacağız” sözünü duymak istemiyor.
“Proje aşamasında” cevabını duymak istemiyor.
Halkın istediği şey son derece açık:
Yol ne zaman bitecek?
Altyapı ne zaman tamamlanacak?
Kanalizasyon sorunu ne zaman çözülecek?
Mahalle sakinleri daha kaç yıl bekleyecek?
Bu soruların cevabı verilmediği sürece her geçen gün büyüyen bir memnuniyetsizlik ortaya çıkıyor. Çünkü vatandaşın sabrı sonsuz değildir. İnsanlar günlük yaşamlarını etkileyen sorunların yıllarca sürmesini kabullenmek zorunda değildir.
Atakent yalnızca birkaç yazlık siteden ibaret değildir. Burada yaşayan, çalışan, üreten binlerce insan vardır. Bu insanlar seçimden seçime hatırlanmak istemiyor. Hizmetin afişlerde değil, sokaklarda görülmesini istiyor.
Belediyecilik makam odalarında yapılan sunumlarla değil, vatandaşın yaşadığı sokaklarda ölçülür. Bir belediyenin gerçek karnesi, düzenlediği törenler değil; asfaltı, altyapısı, temizliği ve vatandaş memnuniyetidir.
Bugün Atakent sokaklarında yükselen ses öfkenin değil, haklı bir beklentinin sesidir.
Bu ses duyulmalıdır.
Bu sorular cevaplanmalıdır.
Ve en önemlisi, yıllardır ertelenen hizmetler artık tamamlanmalıdır.
Çünkü Atakent halkı beklemekten yoruldu.
Şimdi söz değil, hizmet zamanıdır.
Mehmet GÖKSELLİ
Yardımcı Editör-Yazar-Denetmen















