APRİL’İN BEŞİ: ŞEREFLİKOÇHİSAR’DA ANADOLU AYAZI
(Eski dilde April’in Beşi, Nisan ayının beşi demektir.)
Eskiler boşuna dememişler; “Kork Abril’in beşinden, ayırır öküzü eşinden…”
Bugün nisan güneşine aldanıp bahar geldi sananlar, atalarımızın bu sözündeki o keskin uyarıyı sakın unutmasınlar.
Rumi takvime göre Nisan’ın 5’ine, yani bizim bugün kullandığımız takvimle tam olarak 18 Nisan’a denk gelen o meşhur soğuklar, sadece havayı değil; insanın ilikliğine kadar işleyen, sabrını ölçen bir imtihandır.
Eskiden tarlalarda, meralarda omuz omuza veren, birbirinin nefesiyle ısınan o can yoldaşı öküzler bile bu ayazda birbirinden koparmış. Öyle bir fırtınadır ki bu; “Zemheri bitti” diye sevinen çiftçinin umudunu sınar, hazırlıksız yakalanan dizleri titretir.
O fırtına koptu mu, ne dağ dinler ne ova; sadece evine çekilenin, sabırla bekleyenin selametini gözetir.
Doğa bize her yıl aynı dersi verir: Gerçek bahar, fırtınaya göğüs germeden gelmez. Bizler, o sert kışların ve aldatıcı bahar ayazlarının içinden geçerek büyüdük.
Güneşe aldanmayın, 18 Nisan’ı (April’in Beşini) bekleyin… Zira fırtına dindiğinde kalanlar, sadece kökü derinde olanlardır. Sabrın sonu selamet, ayazın sonu gerçek bahardır.
#NezahatGöçmen
#AprilinBeşi #18Nisan #Şereflikoçhisar #AnadoluAyazı #Bozkır #KültürMirasımız #Gelenek #Atasözü #Bahar #Sabır #DoğanınDöngüsü #AnadoluRuhu #EskiTopraklar #NisanSoğukları #Farkındalık























