Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Eylül 11, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Gündelik Yaşam

Evrenin Hiç Dolmayan Posta Kutusu

Nezahat GÖÇMEN Yazar Nezahat GÖÇMEN
11 Eylül 2026
Gündelik Yaşam, Nezahat GÖÇMEN, Öykü Tefrikaları
0
Evrenin Hiç Dolmayan Posta Kutusu
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Evrenin Hiç Dolmayan Posta Kutusu

Çevrem hep insan doludur. Sokakta, çarşıda, hastane koridorunda, otobüs durağında, nereye baksam bir el semaya açılır. Bazen fark edilir, bazen fark edilmez. Ama hep oradadır.

Hastane bahçesinde bir kadın gördüm bir gün. Bebeğinin ameliyat olduğu saatte elleri havada, dudakları kıpır kıpırdı. Kimseye seslenmiyordu, kimseden bir şey istemiyordu görünürde. Ama aslında en büyük isteğini gönderiyordu, en sessiz sesiyle.

Otobüs durağında yaşlı bir adam gördüm. Gözleri kapalı, dudaklarından bir şeyler dökülüyordu. Belki bir vefat için, belki bir hastalık için, belki geçmişte kalmış bir haksızlık için… Kim bilir kime, ne için yalvarıyordu?

Kimi dua okur, kimi ah çeker. Ah çekmek de bir duadır aslında; sadece tersinden yazılmış bir mektup gibidir. Kendine haksızlık edene “Allah’tan bulsun.” diyen de, hasta yatağındaki evladına şifa isteyen de aslında aynı adrese yazıyordur.

Beddua da dua da aynı yöne gider. İkisi de bir çaresizliğin, bir umudun, bir isteğin dışa vurumudur.

Düşünsenize… Bu dünyanın her köşesinde aynı anda milyonlarca el birden semaya açılıyor. Biri sağlık istiyor, biri af, biri bir yüzü bir kez daha görebilmeyi, biri sadece bir gece rahat uyuyabilmeyi. Biri kaybettiği parayı, biri kaybettiği evladını geri istiyor.

Hepsi farklı dilde, farklı inançta, farklı şekilde… Ama hepsi aynı görünmez adrese gönderiliyor.

Oysa o adreste ne bir posta kutusu var, ne bir e-posta hesabı, ne de “Mesajınız iletildi.” diyen bir onay.

Gönderiyoruz ama gönderdiğimizin ulaştığına dair elimizde hiçbir kanıt yok. Ne bir dönüş mesajı geliyor, ne “okundu” ibaresi düşüyor.

Yine de göndermeye devam ediyoruz.

Çünkü inanıyoruz ki bir yerde, dolmayan bir kutu var.

Ne kadar yazarsak yazalım taşmıyor. Ne kadar göndersek gönderelim “Kutunuz dolu.” demiyor.

Dünyanın bir ucunda bir çocuk annesi için dua ederken, öbür ucunda bir anne çocuğu için ağlıyor olabilir. İkisi de aynı kutuya düşer; birbirine karışmadan, birbirini bastırmadan.

Biz insanlar mektup yazarken bile adres şaşırırız. Zarfı yanlış kapıya bırakırız, kelimeleri yanlış seçeriz, bazen ne söyleyeceğimizi bilemeyiz.

Ama bu posta kutusu hiç şaşmaz.

Nereden gönderilirse gönderilsin, hangi dilde yazılırsa yazılsın, hangi niyetle çıkılırsa çıkılsın, kutunun kapasitesi hiç dolmaz.

Ne kırk yıl önce ölmüş birinin arkasından okunan dua eksik kalır, ne bu sabah bir bebeğin beşiği başında fısıldanan dilek.

Belki de inancın en güzel yanı budur: Cevap gelmese bile göndermeye devam etmek.

“Okundu” ibaresi olmasa bile yazmaya devam etmek.

Sonucunu göremeden, karşılığını bilmeden, yine de elini açmak.

Çünkü insanın hayatta her zaman tutunacak bir dalı olmayabilir. Her kapı açılmayabilir. Her insan yanında kalmayabilir.

Ama insanın içinden yükselen o sesin gideceği bir yer olduğuna inanması bile bazen yeter.

Bazen dua, istediğimiz şeyin gerçekleşeceğine dair bir garanti değil; yalnız olmadığımızı hissettiğimiz güvenli bir limandır.

Ellerimizi semaya açtığımızda, içimizde biriken korkuyu, özlemi, öfkeyi ve umudu bırakabileceğimiz bir yer buluruz.

Kimseye anlatamadığımızı anlatırız.

Kimsenin taşıyamayacağını düşündüğümüz yükü oraya bırakırız.

Ve belki de en çok o anda anlarız:

Bazı mesajların cevabı hemen gelmez. Ama insan, gönderdiği adresin güvenli olduğuna inanıyorsa beklemeyi öğrenir.

Ellerimiz semaya açıldığında aslında yalnızca bir mektup göndermiyoruz.

Biz, evrenin hiç dolmayan posta kutusuna bir kez daha inandığımızı söylüyoruz.

Ve belki de o yüzden, ne kadar yorulursak yorulalım, bazı geceler başımızı gökyüzüne kaldırıp içimizden yalnızca şunu geçiriyoruz:

“Ben buradayım. Sen biliyorsun.”

Paylaş
Etiketler: bedduaduaevrenhastane bahçesiotobüs durağıposta kutusuşifa
Önceki Yazı

Bu Yaz Yeniden Kırgızistan…

Sonraki Yazı

Esnaflık, Ticaret ve Komisyonculuk: Piyasanın Görünmeyen Omurgası

Nezahat GÖÇMEN

Nezahat GÖÇMEN

İlişkili Yazılar

İki Hörgüçlü Develer
Hasan TANRIVERDİ

İki Hörgüçlü Develer

11 Eylül 2026
5k
Hediye Paketi
Hasan TANRIVERDİ

Hediye Paketi

10 Eylül 2026
5k
Yaşama Açılış
Hasan TANRIVERDİ

Yaşama Açılış

09 Eylül 2026
5k
Nasıl Geçti Habersiz
Hasan TANRIVERDİ

Nasıl Geçti Habersiz

08 Eylül 2026
5k
Sonraki Yazı
Esnaflık, Ticaret ve Komisyonculuk: Piyasanın Görünmeyen Omurgası

Esnaflık, Ticaret ve Komisyonculuk: Piyasanın Görünmeyen Omurgası

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap