Metro, istasyona geldi. İlk vagona bindim ve oturdum. Nazar değecek metroya. Yirmi milyonluk şehirde, vagonda oturmaya yer bulmuştum, gerçekten şans, dedim.
Nazar değecek diye tekrar seslendim.
Sabah sabah oturmak ne iyi geldi, uyurum, dedim. Yanımdaki gün doğmamış, dedi. Adama fark etmez, dünya durmuyor doğar, dedim.
Kafamı yaslayacak yer bulamadım ve rahat edemedim. İstasyonlarda inen ve binenler oluyordu. Biz son durak, dedim.
Tekrar nazar değecek diyecektim, yutkundum, demedim. Konuşmaların temposu yükseldi, bağrışmalar artı. Dikkatsiz kişiler, sabahın köründe bu enerjiyi nereden buluyorlar diyecektim, yutkundum ve demedim.
Yolculara dikkat ettim, kimi esmer, kimi beyaz kapalı açık, kimi muhacir ve enser diyecektim, yutkundum, demedim. Yalnız içimden güldüm.
Ülkelerine Arap baharı geldi, onlar bize kaçtı. Nasıl bir bahar ile kaçış, kapılar açık, diyecektim yutkundum, demedim.
Bazıları yere oturdu, kimisi de yattı. Ana çocuğun ağzına bir şaplak attı. Pastayı ağzına tıktı. Çocuk boğulasıya yedi. Bu kadar da görgüsüzlük olmaz, diyecektim yutkundum, demedim.
Yanımdaki anormal hareketlere kafa sallıyordu. Adama bunlar belli Suriyeli diyecektim, yutkundum ve demedim.
Aksaray’a geldik, vagon boşaldı. Genç biri yanımdaki adama bir şeyler söyledi. Adam karşılık verdi. Anlamadım sen de onlardan mısın? Diye soracaktım, yutkundum demedim.
Yutkunmakta benim misafir anlayışım olsun, dedim. Adama niçin inmedin anlamında baktım. Adam hastaneye gideceğim, ameliyat olacağım, dedi. Peki dedim, randevu aldın mı? Ameliyat paran hazır mı? sordum. Adamın sorularım garibine gitti. “Öyle problemimiz yok,” dedi.
Adama Türkçeyi güzel konuşuyorsun. Kısa zamanda nasıl öğrendin, dedim. Adam iş yeri açtılar ve ev vereceğiz dediler vermediler. Ev için nelere katlandım. Yalnız üzerime çocukları kaydettim ve paralarıyla geçiniyorum. Çocuklara da bir şeyler sattırıyorum, dedi.
Adama nereli olduğunu sordum. Bize ait vilayet söyledi. Nasıl oluyor, dedim.
Adam bana baktı ve sahte diploma satılmıyor mu? Ben de sahte kimlikle işlerimi bedava gördürüyorum, dedi.
Adama bir şey diyemedim ve üç defa yutkundum.
Hasan TANRIVERDİ














