Doğayla birlikteliğimiz, ruh ve beden sağlığımız seninle güzel. Bir dalda iki tomurcuk olmak ve insanlığa güllerle gülücükler dağıtmak, seninle güzel.
Birlik ve dirlik içinde olmak, seninle güzel.
Bir parça gülümsemek, el ele mavi sularda, ufka yönelmek, beraber yaşamak ve sevmek senin sevginle güzel.
Doğruluk ve dürüstlük senin ahlakın. Ahlaklı hareket seninle güzel.
Güzel ve tatlı olanlar için, seninle güzeller adına, bir kalem, defter ve kitap yeter.
Ayaklarımız çiyle ıslandı. Çimenin çiyi seninle güzel. Gövdesinden çam sakızı çoban armağanı aradık, ağacın sakızı seninle güzel. Oluktan gelen suyun sesini duyduk. Suyun oluğu seninle güzel. Suyun oluğuna kır çiçeklerine basmadan geçtik. Kır çiçekleri seninle güzel. Dalın çileği olgunlaşmış, çilek seninle tatlı.
Peşimizde inekler, ot derdinde, ineklerin sütü seninle beyaz.
Patikadan tepelere yürümek, seninle güzel. Ayağımıza taşın takılması, seninle güzel.
Bir dalda iki tomurcuk kalmak seninle güzel. Rüyalarda açmak, seninle güzel.
Gözün görmüyorsa, kulağın duysun, yüreğimin yankısını ve kayadan yansıyan, acı ve çileyi.
Duygusal beyin, acı ve çileyi dışarıya yansıtmıyor mu?
Tişörtümün önünde, “dünyanın nimetleri, seninle güzel.” İfadesini görmeni istedim, fakat bir türlü dönüp bakmadın. Yürüdün doruklara bensiz ve sessiz.
Kendine eziyet ediyorsun değer miydi?
Çiçekler arasında köşkü, meyveler eşliğinde donattım. Gelir görürsün diye, kaçar gibi gittin, değer miydi?
Hayal ve rüyalarımda bile beraberdik, birlikte olmak seninle güzel.
Yaşamın tadına varmak, neler gelmiş ve neler geçmiş, biz de seninle aynı yoldayız.
Duymamak, hissetmemek de ne oluyor, söyleyelim türkümüzü de bu diyarda örnek olalım.
Hayat bu yavaş olsa da cazibesini kaybedebiliyor. Bekliyorsun dönmüyor benden yana, adım bile atmıyor senden yana.
Fırtınadan önce kaçar gibi uzaklaşıyorsun, korku dolu anlar yaşıyorsun, yardım istesen de alamıyorsun, sesini duyan olmuyor. Kendi başına kaldığını hissediyorsun ve başkalarını da yalnız bıraktığının farkına varıyorsun.
Kâğıda yazacaklarımızı düşünsek, acısıyla ve tatlısıyla satırlar boş bırakmasak. Severek, anıları tazelemek üzere sayfaları doldursak.
Dünya yalnız ikimizle dönsün yavaşça. Her gittiğimiz yerden Kızılderili ateşi gibi işaret fişeği atalım, varlığımızdan haberleri olsun.
Sevgi fişeği atalım, güdümlü ve nağmeli. Farkındalık yaratalım.
Dünya döndükçe.
Hasan Tanrıverdi















