TOST
İsli tost dediler, iki tane söyledik. Biber, domates ve tereyağı dediler, evet dedik. Değişiklik olsun, sofra literatürümüze girsin aradık. Olay midemizin bayramına da az kalmıştı gibi geldi.
Tostun ustasına dikkat ettim. Malzemeleri pişirdikten sonra, kızarmış ekmeğin içerisine gerekli olanları koyuyor. Kızartılanların hepsi isli ve üzerine tereyağı sürüyordu.
İsli tostun görünüşü bile lezzetli. Övüldüğü kadar varmış. Lezzetin doruk noktası.
Dağın yarı belinde, kayanın oyuğuna arı yuva yapmış ve bal üretmiş. Alınan balı, gezgine veriyorlar ve tadına bak, diyorlar. Gezgin böyle bir lezzet, böyle bir aromaya sahip bal yemedim, diyor. Yediğimiz isli tost da öyle. Böyle bir lezzeti şimdiye kadar tatmadık.
Her şeyiyle pişmiş ve normal karışıma rastlamadım. İnanılmaz bir tadı vardı.
İsli tostla bayramı yaşadık. Bir süre daha oturduk ve çayımızı da içtik.
Balınız da isli tost gibiyse, alalım, dedim. Beğendiğimiz baldan, iki kavanoz satın aldık.
İki saat üzerine yola çıktık. Kovalayanımız yok ağırdan gideriz, dedim. Petrole uğradık ve su ile benzin alalım, dedik. Yanaştık ve maskeli, silahlı bir kişi çekin gidin, diye işaret etti. Hemen çıktık ve yan taraftaki iki katlı eski bir evin arkasına çektik. Çünkü arabada bir daha ki benzine kadar gidecek benzinimiz yoktu.
Evin arkasında sessizce bekliyoruz. Silahların patlaması gerekir miydi? Bilemiyoruz.
Bir saat sonra petrolde bağrışmalar duyduk. Sessizce evin yanından bakmaya çalıştım. Bir şey göremedim. Canım sıkıldı, sonucu öğrenmeliydik. Yolumuz uzundu. Genç garson eve doğru yaklaştı. Sorduk, ne ile karşılaştınız, dedik. Garson, soğuk kanlı anlattı. Silahlı soyguncular, dedi.
Ön tarafa geçtik ve görevlilerle konuştuk. Petrolü soymak için gelmişler. Fakat bir şey alamamışlar ve kaçmışlar. Tali yola sapmışlar.
Benzinimizi bir dahaki istasyona kadar aldık. İyi günler deyip ayrılırken. Görevliye başka yerde aramayın, burada çalışandır, dedik. Çünkü petrol, iş yapan pozisyonda değildi.
Yorumumuzu nasıl kabul ettiler, bilemedik ama yolumuza devam ettik.
İsli tost bir süre sonra, aklımıza geldi.
Hasan TANRIVERDİ














