Hiç durmadan dönen dünya…
İnsanların da sana ayak uydurası gelmiş senin gibi dönüyor. Durmak, yorulmak bilmeden.
Vermeden almaya çalışanlar,
Vicdanlarını okyanusa özgür bırakanlar, Dünya’nın canını okur gibi insanın canını okuyanlar…
Dön dünya, Sen de dön, insanlar da… Ama döndüğünde aynı yerde olmayacaksın.
Aynı şeyleri bulamayacaksın.
Zalim olan sen misin yoksa insanlar mı? Yarışın birbirinizle.
Sen döndükçe mevsimler değişir, İnsan döndükçe yüzü.
Sen döndükçe dağlar aşınır, İnsan döndükçe vicdanı.
Senin dönüşün yaşamı büyütür, İnsanların dönüşü bazen yaşamı tüketir.
Oysa unutulan bir şey var; Her dönüş bir başlangıç değildir.
Bazı dönüşler kaybediştir. Bazı dönüşler, insanın kendinden eksilişidir.
Dön dünya… Dön ki zaman şahit olsun. Kim ne ekti, Kim ne biçti görünsün.
Çünkü hiçbir karanlık sonsuza kadar saklayamaz kendini.
Hiçbir zulüm sonsuza kadar hüküm süremez.
Ve hiçbir insan, Kendi vicdanından daha uzağa kaçamaz.
Dön dünya…
Bakalım önce kim yorulacak; Sen mi, Yoksa insanlığını kaybetmiş insanlar mı?















