Bugün özgürce nefes alabiliyorsak,
Bayrağımız gökyüzünde onurla dalgalanıyorsa,
Bu topraklarda ezan susmadan, vatan bölünmeden yaşayabiliyorsak;
Bunun ardında bir milletin kanı, gözyaşı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün sarsılmaz iradesi vardır.
Çünkü bazı zaferler sadece cephede kazanılmaz.
Bazı zaferler; korkunun üstüne yürüyen yüreklerle kazanılır.
Yoklukla.
İnançla.
Vazgeçmemekle…
Bir millet düşünün…
Üzerine karanlık çökmüş.
Toprakları işgal edilmiş.
Umudu parçalanmış.
Ama içinden bir ses yükselmiş:
“Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
İşte o ses, sadece bir liderin sesi değildi.
Bir milletin yeniden ayağa kalkışının yankısıydı.
19 Mayıs;
Esarete başkaldırıdır.
Boyunduruk altına alınmak istenen bir milletin, kaderini kendi elleriyle yeniden yazmasıdır.
Ve Atatürk, o kaderin en cesur satırıdır.
O, yalnızca savaş kazanmadı.
Korkuya teslim olmuş yürekleri ayağa kaldırdı.
Umutsuzluğu dağıttı.
Bir milletin başını yeniden dik tuttu.
Çünkü gerçek liderler, yalnız yaşadıkları dönemi değil;
Kendilerinden sonra gelecek nesillerin ruhunu da inşa eder.
Bugün bize düşen;
19 Mayıs’ı sadece bir bayram olarak görmek değil,
O ruhu taşımaktır.
Çalışırken…
Üretirken…
Doğruyu savunurken…
Vatanımıza sahip çıkarken…
Çünkü vatan, uğruna can verilen yerdir.
Bayrak, sadece kumaş değildir.
Ve Atatürk sevgisi, kuru bir hayranlık değil;
Bu ülkeye duyulan sonsuz sadakattir.
Unutmayın…
Bir milletin en büyük gücü tankı, topu, silahı değildir.
Bir milletin en büyük gücü;
Vatanı için atan yüreğidir.














