Bir zamanlar bu ülkede sabah başka, akşam başka gündem olurdu.
Hükümetler kendi aralarında anlaşamaz, milletin derdine derman olmak yerine koltuk kavgasına tutuşurdu.
Koalisyon krizleri, erken seçimler, ekonomik darboğazlar ve siyasi belirsizlikler Türkiye’nin önüne set çekiyordu.
Eski Türkiye’de yıllar adeta heba oldu.
Her seçim sonrası yeni pazarlıklar, yeni anlaşmazlıklar, yeni krizler yaşanırdı.
Devletin enerjisi hizmete değil; çekişmeye, tartışmaya ve günü kurtarma siyasetine harcanırdı. Millet ise her geçen gün biraz daha umutsuzluğa sürüklenirdi.
Ama bugün tablo bambaşka…
Tam 23 yıldır bu ülkenin yönetiminde olan AK Parti, girdiği her seçimden milletin desteğini alarak çıkmış, sandıkta defalarca güven tazelemiştir.
Bu yalnızca siyasi bir başarı değil; millet ile kurulan güçlü gönül bağının en açık göstergesidir.
Geçmişte nice siyasi liderler, nice hükümetler gelip geçti.
Kimisi birkaç ay, kimisi birkaç yıl ayakta kalabildi.
Koalisyonlarla ayakta duranlar da oldu, krizlerle dağılanlar da…
Ama hiçbir dönem; bu kadar uzun soluklu, bu kadar güçlü ve bu kadar kararlı bir iktidar dönemi yaşanmadı.
Son 23 yılda Türkiye adeta küllerinden doğdu.
İstikrarın hâkim olduğu bu dönemde ülkemiz büyüdü, güçlendi ve dünyada söz sahibi bir konuma geldi. Yollar yapıldı, köprüler kuruldu, şehir hastaneleri açıldı, savunma sanayiinde destan yazıldı. Yerli ve millî projelerle Türkiye kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir devlet haline geldi.
Üstelik tüm bunlar;
darbe girişimlerine rağmen, ekonomik saldırılara rağmen, küresel krizlere rağmen, pandemiye rağmen, depremlere rağmen ve Türkiye’nin önünü kesmek isteyen tüm odaklara rağmen başarılmıştır.
15 Temmuz’da millet iradesine vurulmak istenen zincir kırılmış, sokaklara inen milyonlar demokrasiye sahip çıkmıştır.
Koronavirüs salgınında sağlık sistemi dimdik ayakta kalmış, şehir hastaneleriyle dünyaya örnek olunmuştur.
Asrın felaketi depremlerde devlet-millet el ele vererek yaraları sarmış, yeniden ayağa kalkma iradesi gösterilmiştir.
Türkiye’yi durdurmak istediler…
Türkiye’yi yavaşlatmak istediler…
Türkiye’nin önünü kesmek istediler…
Ama başaramadılar!
Çünkü karşılarında; liderine inanan bir millet, milletine güvenen bir lider ve sarsılmaz bir devlet iradesi vardı.
Eskiden IMF kapılarında bekleyen Türkiye, bugün kendi savunma sanayiini üreten, İHA’sını, SİHA’sını, savaş gemisini, millî muharip uçağını yapan bir ülke oldu.
Enerjide dev adımlar atıldı; Karadeniz gazı bulundu, yerli otomobil TOGG yollara çıktı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile yeni bir çağ başladı.
Dış politikada güçlü duruş sergilendi.
Mazlumun yanında olan, zalime karşı dimdik duran bir Türkiye var artık.
Dünyanın neresinde bir kriz varsa Türkiye’nin sözü dinleniyor; masada da sahada da güçlü bir irade ortaya konuyor.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyerek bu milletin iradesini en üstte tutmuştur.
Bugün de sandıkta tecelli eden milli irade, Türkiye’nin yönünü çizmeye devam etmektedir.
Atatürk’ün “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” sözü; bugün savunma sanayiinde, ekonomide, teknolojide ve milli duruşta vücut bulmuştur.
Atatürk’ün emanet ettiği bu vatanı daha ileriye taşımak için gece gündüz çalışan bir irade vardır.
Bir yanda Cumhuriyet’in temellerini atan Mustafa Kemal Atatürk,
bir yanda onun açtığı yolda Türkiye’yi bölgesel güçten küresel güce taşıma mücadelesi veren Recep Tayyip Erdoğan…
Bu başarı tesadüf değildir.
Bu başarı; güçlü liderliğin, istikrarın ve millete hizmet anlayışının eseridir.
Dün koalisyonlarla vakit kaybeden Türkiye vardı…
Bugün ise bölgesinde oyun kuran, dünyada söz sahibi olan bir Türkiye var!
Dün krizlerle boğuşan Türkiye vardı…
Bugün kendi teknolojisini üreten, kendi savunmasını yapan, kendi geleceğini inşa eden bir Türkiye var!
Ve dün engellenmeye çalışılan Türkiye vardı…
Bugün tüm engellere rağmen dimdik ayakta duran bir Türkiye var!
Durmak yok, yola devam!
Çünkü bu millet eser siyasetine inanıyor!
Çünkü bu millet güçlü liderliğe güveniyor!
Çünkü bu millet, büyük ve güçlü Türkiye yolunda yürümeye devam ediyor!
Ne mutlu Cumhuriyet’e sahip çıkanlara…
Ne mutlu milli iradeye inananlara…
Ne mutlu büyük Türkiye sevdası taşıyanlara!
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















