Bir gün anlarsın…
Herkesi mutlu etmeye çalışırken
en çok kendini yaraladığını.
Herkese yetişirken
kendine geç kaldığını.
İşte o gün bir seçim yaparsın:
Ya kendinden vazgeçersin,
ya da herkesten biraz.
Kendine sadakat;
bencillik değildir.
Kendini korumaktır.
Sınır çizebilmektir.
“Bu bana iyi gelmiyor” diyebilmektir.
Gerektiğinde gitmektir.
Ve en çok da…
kendi kalbini yarı yolda bırakmamaktır.
Çünkü insan,
en büyük ihaneti başkasından değil…
kendine yaptığında yaşar.
Ve en büyük kurtuluş,
kendine verdiğin sözü tutmaktır.
Kendine dön.
Kendin ol.
İnsan kal.
Çünkü bu dünyada
kaybolmadan kalabilenlerin
en büyük sırrı budur.
Ve kendine sadakat;
herkese “evet” derken
içinde büyüyen “hayır”ı duymaktır.
Sessiz kaldığın her yerde
ruhundan eksildiğini fark etmektir.
Ve bir gün…
artık susmamayı seçmektir.
Kendine sadakat;
alıştığın acıları bırakabilmektir.
Sırf tanıdık diye
seni yoran duygulara tutunmamaktır.
Çünkü bazı bağlar
sevgiden değil,
alışkanlıktan sürer.
Ve insan,
en çok da buna razı geldiğinde tükenir.
Kendine sadakat;
kalbin kırılır diye değil,
kırılmayı göze alarak
doğru olanı seçebilmektir.
Bazen bir kapıyı kapatmak,
birine değil…
kendine açılmaktır.
Bazen gitmek,
kaybetmek değil;
kendini geri almaktır.
Ve unutma…
her vazgeçiş bir eksiliş değildir.
Bazen vazgeçmek,
fazlalıklardan arınmaktır.
İçinde sana ait olmayan ne varsa
yavaş yavaş bırakmaktır.
Kendine sadakat;
yalnız kalmayı göze alabilmektir.
Yanlış kalabalıklar içinde
kaybolmaktansa,
doğru yalnızlığı seçebilmektir.
Çünkü insan,
kendine yaklaştıkça
daha az kişiye ihtiyaç duyar.
Ve en sonunda anlarsın…
kendine sadık kalmak,
bir tercih değil;
bir varoluş biçimidir.
Kendinden vazgeçmediğin sürece
hiçbir kayıp
seni eksiltmez.
Ve işte o zaman…
ne gidenler canını yakar,
ne kalanlar seni tanımlar.
Çünkü sen,
ilk kez gerçekten
kendi yanında kalırsın.
Ve belki de hayatın en büyük zaferi;
kimseyi yenmek değil…
kendinden vazgeçmemektir.
Çünkü insan,
dünyayı değil
önce kendini kaybeder.
Ve kendini bulduğunda…
her şey yerli yerine oturur.
Artık ne eksiksin,
ne de tamamlanmaya muhtaç.
Sadece kendinsin.
Ve bu,
hayatın sana verebileceği
en büyük güçtür.













