Herkesin dilinde aynı.
“Ben iyiyim.”
Sen nasılsın?
“Ben de iyiyim.”
Yalan!…
Her şeyden korkarız,
Yalandan korkmayız.
En büyük yalan
“Ben iyiyim.”
Aslında yıkılmışsın.
Kırılmışsın.
Yorulmuşsun.
İncinmişsin.
En büyük yalan!
Hem de kendimize!
“Ben iyiyim.”
Yalanını seveyim,
“Küçük Cadı”
Oysa insan
en çok kendinden saklanır.
Aynaya bakar,
gözlerinin içine değil
yüzünün çizgilerine bakar.
Kalbinin içindeki
o sessiz çöküşü
kimse duymasın ister.
Çünkü bu dünyada
güçlü görünmek
iyi olmaktan daha önemlidir.
Kimseye anlatmazsın.
Bir kelimeyi bile
boğazından çıkaramazsın.
Ama geceleri…
İşte geceleri
o iki kelime
yastığın kenarına oturur:
“İyi misin?”
Cevap veremezsin.
Çünkü insan
bazen iyi değildir
ama yine de yaşar.
Bazen kırılır
ama gülümser.
Bazen içinden
bir dünya yıkılır
ama dışarıdan
bir cümle kurar:
“Ben iyiyim.”
Oysa belki de
insanın en cesur cümlesi
şudur:
“İyi değilim.”
Çünkü iyileşmek
tam da orada başlar…
Yalanın bittiği yerde.






















