Bazı hatıralar vardır; insanın kalbinde sessizce yer eder ve yıllar geçse de solmaz. Çünkü o hatıraların değeri büyüklüğünden değil, içindeki duygudan gelir.
Bir zamanlar kışın bir buçuk metre karın yağdığı uzak bir köyde öğretmenlik yapardım. Yollar kapanırdı, rüzgâr sert eserdi, sabahları karın üzerinde açılan ince patikalar çocukların ayak izleriyle oluşurdu. O köyde öğretmenlik yalnızca ders anlatmak değildi; sabrı öğretmek, umudu korumak ve emeğin kıymetini birlikte öğrenmekti.
O günlerden birinde Öğretmenler Günü yaklaşmıştı.
Şehirlerde o gün çiçekler alınır, paketler hazırlanırdı. Ama o köyde hayat daha sade, daha gerçek yaşanırdı. Orada hediyeler vitrinlerden değil, yüreklerden gelirdi.
Sabahın erken saatleriydi. Lojmanda kalıyordum. Kar köyün üstünü bembeyaz bir sessizlikle örtmüştü. Tam o sırada pencereye çok hafif bir ses geldi.
Usulca bir tıkırtı…
Bir serçenin kanadı değmiş gibi narin bir ses.
Pencereye yaklaştım.
Lojmanın penceresine gelmişti. Küçücük elleriyle camı utangaçça tıklatıyordu. Sanki rahatsız etmekten çekiniyor gibiydi.
Pencereyi açtım.
Soğuk içeri doldu ama o küçük yüzün sıcaklığı her şeyi unutturdu.
Elini uzattı.
Avuçlarının içinde bir yumurta vardı.
Sıcacıktı.
O yumurtayı öyle dikkatle tutuyordu ki sanki dünyanın en kıymetli hazinesini taşıyordu. Belki sabah kümesten almıştı. Belki karın içinden yürürken kırılmasın diye iki avucunun içinde korumuştu.
Bir şey söylemedi.
Ama aslında çok şey söyledi.
O yumurtanın içinde bir çocuğun emeği vardı.
O yumurtanın içinde bir köyün samimiyeti vardı.
O yumurtanın içinde yoklukla yoğrulmuş büyük bir yürek vardı.
O gün anladım ki hediyelerin değeri büyüklüğünde değildir.
Bazen küçücük bir yumurta, insanın kalbine sığmayacak kadar büyük bir anlam taşır.
Yıllar geçer…
Nice hediyeler verilir, nice çiçekler alınır. Ama bazı anlar unutulmaz. Çünkü bazı hediyeler ellerden değil, doğrudan kalpten gelir.
Bir öğrencimin lojman penceresini usulca tıklatıp avuçlarında getirdiği o yumurta da işte böyle bir hatıra olarak kalır.
Ve insan yıllar sonra bile şunu düşünür:
Bazen bir çocuğun iki avucu arasında taşınan küçücük bir yumurta…
Dünyadaki en büyük hediyelerden bile daha ağırdır.
İyikilerimdensiniz…





















